04 Nisan 2026 akşamı saat 19.00 civarında, akşam yemeği için dört kişi Amasya Yılmaz Kebap’a gittik. Garson siparişlerimizi alırken arkadaşlarımızdan biri özellikle sipariş vermedi. Garson bey, “Sipariş mevcudu kadar ikram getiririz” dedi. Biz herhangi bir ikram talep etmedik, siparişi daha yeni vermiştik ve bu yaklaşımı anlamsız bulduğumu belirttim. Hatta “Getirseniz bile ilave paranızı öderiz” dedim.
İkram denilen şey küçük porselen tabakta bir salata ve ezmeden ibaretti, çorba istemememize rağmen sonradan baklava da geldi ve bunu ikram diye sundular, biz de kabul etmedik. Yarı Şanlıurfalı, Diyarbakır, Adana, Gaziantep gibi illerin kültürünü bilen biri olarak, gerçek ikramın ne demek olduğunu bilen biriyim; orada masaya on tabak yakın bol ikram gelir, burada ise hem küçük tabaklarla “ikram” deniyor hem de daha sipariş verilmeden bunun hesabı yapılıyor.
Kasada hesabı öderken görevli bayana durumu anlattım. Hesap benim için sorun değil, ancak esnaflık anlayışını çok zayıf bulduğumu özellikle belirtmek istiyorum. Sipariş vermeden “üç ikram” diye adlandırdıkları küçük tabakların hesabını yapmak, müşteri memnuniyetini tamamen geri plana atan bir yaklaşım. Bu yaşananlardan dolayı sinirimden kebabın tadını bile alamadım, tabağımın yarısı kaldı.
Bir daha gitmeyi düşünmüyorum. Müşteri memnuniyetine değer veren, gerçekten ikramın ne demek olduğunu bilen işletmeler varken, bu şekilde davranan bir yere aynı hatayı tekrar yapmam.
Yorumlar