23 Mayıs Cumartesi günü saat 9 civarı Diyarbakır Kadın Doğum Hastanesi’nin triyaj kısmında görevli personel ile, kardeşimin hayatını riske atabilecek kadar ciddi ve üzücü bir olay yaşadım. Kardeşim kucağımdaydı, daha önce havale geçirmişti, gıda zehirlenmesi vardı ve o anda da tekrar nöbet geçiriyordu. Vücudu titriyordu, gözleri kayıyordu, kendinde değildi ve durumunun acil olduğu çok net bir şekilde görülüyordu. Buna rağmen triyajda görevli personelin yaklaşımı son derece duyarsız ve kırıcı oldu.
Sırada bekliyorduk ve sıra bize gelmişti. Ben panik içinde hem kardeşimi tutmaya çalışıyor hem de ne yapacağımı bilemiyordum. O esnada annem aradı, kardeşimin durumunu sordu. Ben de telaşla sadece kardeşim için gerekli olan ayakkabısını getirmesini söyleyip konuşmayı bitirmek üzereydim. Telefonu kapatırken, kardeşimin halini de göstererek triyajdaki görevliye “Acele eder misiniz, sıra bizim, kardeşim elimde bayılacak” dedim; tek isteğim, kardeşimin tansiyonuna bir an önce bakılması ve durumunun ciddiye alınmasıydı.
Görevli personel ise, kardeşimin titreyen vücudunu, kayan gözlerini ve genel durumunun ne kadar kötü olduğunu görmesine rağmen bana “Ben telefonda konuşan biriyle ilgilenmem, telefonla konuşuyorsan acil değildir” şeklinde yüksek sesle ve sert bir ifadeyle karşılık verdi. O anda zaten paniğin ve korkunun içindeyken, bir de böyle yargılayıcı ve umursamaz bir tavırla karşılaşmak beni daha da çaresiz hissettirdi. Yardımcı olması gereken kişinin, hastanın yakınını azarlaması ve aciliyeti küçümsemesi kabul edilebilir bir durum değil.
Ben de o anki yoğun panik ve sinirle istemeden sesimi yükselttim. Tam bu esnada annemler hastaneye ulaştı. Annem kardeşimle ilgilenmeye çalışırken, ben de yaşadığım şok ve nefes darlığı nedeniyle dışarı çıkıp hava almak zorunda kaldım. Annemler gelmemiş olsaydı, triyajdaki bu görevlinin kardeşimle ilgilenmeyeceğini ve onu bekletmeye devam edeceğini çok net hissettim. Kardeşimin gözümün önünde kötüleştiği bir anda böyle bir duyarsızlıkla karşılaşmak, hem güven duygumu hem de hastaneye olan inancımı ciddi anlamda sarstı.
Görevlinin, “Benim çocuğum da havale geçirebilir, bu çok normal” gibi bir tavırla olayı sıradanlaştırmaya çalışması, hastaların ve yakınlarının yaşadığı korkuyu ve aciliyeti anlamadığını gösteriyor. Ben de o anda yaşadığım yoğun öfke ve çaresizlikle, keşke hiç söylemek zorunda kalmasaydım dediğim sert bir cümle kurdum. Ancak bu noktaya gelmemin sebebi, tamamen görevliden gelen baskı, azarlama ve umursamaz tavırdır. Biz zaten mağdurken, bu kişi üzerimize gelmiş, destek olmak yerine psikolojik olarak daha da yıpratmıştır.
Triyaj kısmında görevli bu personelin davranışının ve hastaya yaklaşımının detaylı bir şekilde incelenmesini, benzer durumdaki hastalara ve yakınlarına karşı daha duyarlı, saygılı ve profesyonel davranılması için gerekli uyarı ve işlemlerin yapılmasını istiyorum. Böyle kritik bir bölümde çalışan kişilerin, aciliyetin ne demek olduğunu ve hasta yakınlarının yaşadığı paniği anlaması gerektiğine inanıyorum. Bu kişi hakkında da gerekli önlemler alınmazsa daha fazla şikayet bölümlerine başvuracağım bilinsin.
Yorumlar