16 Nisan Perşembe sabahı Van Yüzüncü Yıl Araştırma Hastanesi acil polikliniğine, daha önce 14 Nisan Salı günü de başvurduğum boğaz ağrısı, mide bulantısı ve titreme şikayetlerimin artması üzerine tekrar gittim. İlk gittiğimde boğazımda bir şey olmadığı söylenmiş, iğne yapılarak gönderilmiştim. Ancak gece saat 04.30 civarında boğaz ağrım nedeniyle nefes almakta zorlanır hale geldim. Sabah acile tekrar başvurduğumda boğazımda kızarıklık olduğu söylendi ve serum verildi.
Yurtta iznim bittiği, evim Tekirdağ’da olduğu ve aile hekimim de burada olmadığı için, ayrıca saat 10.00’da girmem gereken dersimde hocama göstermek üzere rapora ihtiyacım vardı. Buna rağmen acildeki asistan doktordan rapor talep ettiğimde, taburcu olduğumu söyleyerek rapor veremeyeceğini, bunu da oldukça saygısız ve anlayışsız bir üslupla ifade etti. Hem önceki muayenede yapılan ihmal nedeniyle durumumun bu noktaya gelmiş olmasına rağmen böyle bir tavırla karşılaşmak hem üzücü hem de kırıcıydı. Aynı şey benim yerime yaşlı ya da daha hassas bir hastanın başına da gelebilirdi.
Ben insanlığın ortak dilinin saygı olduğuna inanıyorum. Bir hekimin ya da sağlık çalışanının saygısız bir üslupla konuşmasının, sadece hastaya değil, üzerinde taşıdığı mesleki üniformaya da saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle özellikle acilde görevli asistan doktorun tutumu konusunda gerekli uyarıların yapılmasını ve bu tür durumlara karşı daha dikkatli olunmasını istiyorum.
Bununla birlikte, benimle ilgilenen acil servisteki siyah saçlı, siyah sakallı doktorun yaklaşımının son derece anlayışlı ve ilgili olduğunu özellikle belirtmek isterim. Onun tutumu gerçekten işini ciddiyetle yaptığını gösteriyordu. Şikayetim, genel olarak bu süreçte yaşadığım saygısız yaklaşımın dikkate alınması ve benzer durumların tekrar etmemesi içindir.
Yorumlar