DentaCenter Diş Tedavisi Mağduriyetim



2020 yılında Dentacenter dış klinigi Keçiören şubesinde implant tedavisi için gittim 25000 lira ile anlaşıp C***** şubesinde 8 implant 27 zirkonyum anlaşması yaptırdım. Sağ alt taraftaki 2 implant içeride kırıldı suç bizim diyerek kemikten 2 implantı çıkarıp 2 implant daha çaktılar zirkonyum sayısını azalttılar. Zirkonyum lar dişime batınca implantların boyunu yanlış yapmışız dediler. Alt çeneden tekrar 1 implant söküp sol alt kısımdaki dişlerimi söktüler alt önleri tıraşladılar. 2 implant daha çaktılar. Bu süreçte dış etimi ve sene kemiğimi kaybettim. Dış etim kalmadığı için ağzın içinden iki taraflı (yanak ve dil altı) kestiler. Tükürük bezlerine ve kanallarına zarar verdiler. Dil altında şişme başlayınca Baş cerrah T**** gargara yap geçer diyerek yolladı. Başka bir doktor ise KBB doktoruna yönlendirdi. Keçiören araştırmada hemen ameliyata aldılar beni ve dilimin sağ altından doku aldılar. Su an tat ve ısıya karşı duyarsız bir dilim var ve konuşma bozukluğu yaşıyorum. 20 dakika konuştuktan sonra dilim tamamen uyuşuyor ki ben LGS ye öğrenci hazırlıyorum. Keçiören şubeden C** C***** şubesi yaptı diyerek orayı arayın dedi C***** şubede E*** hiç muhatap olmayıp geçmiş olsun bile demeden sekreter ile görüştürdü. En son şikayet vara yazınca önce felsefe mezunu sahibi M*** arayıp siz sakat kalmadınız yeni ameliyatlısınız o yüzden diyerek beni sakat olmadığıma ikna etmeye çalıştı.
Bu tarz olaylar her klinikte başınıza gelebilir önemli olan hatalarının arkasında durmamaları, zirkonyum sayısı azaldığı halde hiç ücret talep etmedim aksine yönetimdeki E*** "zamsız fiyattan alırız senden" diyerek kendi hatalarının bile ücretini talep ettiği halde suç bastırmak için maddiyatçı olduğumu One sürdüler, günahlarıma kefaret sayarım dediğim halde üslup bozukluğu diye iftira attılar, özür dilemeyi bırak geçmiş olsun dahi demediler. Hangi şubesine giderseniz gidin yonetim aynı olduğu için Sizin başınıza gelse aynı şeyleri yasayacak bilirkişi ve mahkemelerle uğraşacaksınız. Tek sucunuz Dentacenter kapısından içeri girmek! Kişisel saglik verilerimi istedim fakat vermediler.
Normal zeka seviyesindeki herkes implant tedavisinin 5 yıla yakin süremeyeceğini, ağızdaki dikişler dururken ameliyata durduk yere alınmayacağını bilir.
Dis hekimleri odası soruşturma başlattı, ayrıca Savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Canının kıymetini bilen sakin gitmesin, bir öğretmen kardeşiniz olarak diyeceğim şey budur.
Değerli hastamız, ilk olarak cümlelerinize tüm kurumsal kimliğimiz ile saygı çerçevesinde cevap vermek isteriz: bahsettiğiniz yanlış tedavi adı altında tükürük bezlerinin kesilmesi, çene kemiğinin kesilmesi gibi bir durum yaşanıyor ise, size ulaşma çabası içinde olan kıymetli emektar çalışanlarımıza öğretmen kimliğiniz ile, her zaman adabı muaşeretine, sabrına inandığımız kıymetli öğreticilerimizde olan ve olması gereken bu davranışları bekler iken, talep edilir ise operatör kayıtlarından bunlar elbette sunulabilir. Tedavi sürecinizde uzman hekim kadromuz her zaman yanınızda olmuş, yapılan operasyonlarda en ufak bir kanama problemi yaşanmamış, bir komplikasyon gelişmemiş, büyük titizlikle operasyonunuz tamamlanmıştır. Özenli bir şekilde takip edilen rutin kontrolleriniz sırasında, yumuşak doku ve kemik dokunuzun iyileşmesine rağmen bizim dışımızda, dil altınızda şişlik görülmüş ve doğru zamanda bizim de sayemizde bir KBB uzmanına yönlendirilmeniz sağlanmıştır. Bu süreçte diyaloğumuz devam etmiş, tarafınızca tükürük bezlerinizin tıkanmış olmasından kronik bir kist oluştuğu bilgisi verilmiş ve sonrasında defalarca kez aranarak, yeni implant protezlerinin yapılması için uygun zaman tespit edileceğinden iyileşmenizin takibi yapılmıştır. İşlem yapılan bölge ile şikayetinizin olduğu bölge arasında mesafenin olması, tedavi esnasında ve sonrasında herhangi bir komplikasyonun gerçekleşmemesi, üst çenenizde yapılan implant üzeri protezlerinizin aynı hekimlerimiz tarafından yapıldığı halde ve halen sorunsuz bir şekilde kullanabilir olduğunuzu da sayarsak; yıl içerisinde 10 binlerce hastanın tedavi edildiği bir kurumda yaşanması muhtemel dahi olmayan bir suçlama ile karşılaşmak bizi üzmüştür. İyi niyetimizle halen sorgulamaya çalışıyor iken, iletişime geçtiğiniz günden bu yana, kliniklerimizde kaydı olmayan isim ve soy isimlerin, sizin de olduğunuz platformlarda farklı isim altında asılsız yorumlar yaptığınız tespit edilmiştir. Tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile gerekli işlemlerin yapılacağını, değerli sosyal medya kullanıcılarımızdan, bu tarz asılsız yorumlara itibar etmemenizi önemle rica ederiz.
Bastan aşağı yalan beyanlarla dolu bu cevabinizi tüm akli başında okuyucuların takdirine bırakıyorum. Her şey ezberden yazdığınız gibi yolunda gittiyse neden 5 sene surdu? İyileşme olmadan ameliyata neden alındım? Bunları bilirkişi ve adli tip raporları ile mevcut zaten. Maddesel yaklaşım ve üslup vb. Karalama çalışmanız sizin kalitenizi göstermiştir. Olayın ciddiyetini avukatım aracılığı ile başından da takip edebilirsiniz. Sağlıklı Günler dilerim...
5 yıl bilfiil acı çekildi (talat asistanlara kobay olarak kullandırdı) 2. 1,5 yıl daha tedavi süreci var (damaktan doku alınıp kemik tozu ile ekleme yapılıp en bastan implant yapılacak) 3. 5 yıl çekilen ağrılardan yaşanan travmalar (uykusuz geceler, günlük hayatın aksaması, elinde buz haftalarca sabahlamak vs...) 4. Dilin tat ve ısı duyarlılığını kaybetmesi 5. Konuşma bozukluğu 6. Sürekli devam eden dil uyuşukluğu ve sızlama 7. Uzun süre konuşamamak (yaklaşık 20dk) 8. Ömür boyunca bunun sürecek olma ihtimali ve yaşam kalitenin düşmesi 9. Garanti Hayat gelir kaynağımın elimden alınması (Devlet olmazsa özel ders, Kolej vb.) 10. Çene yapısının bozulması (esnerken çenenin kilitlenmesi ) 11. Dış Eti ve çene kemiği kaybı 12. 2015 de vekil adayıydım tekrar yerel seçimlere hazırlanıyordum ki siyasete atılmak için konuşuyor olmanız lazım fakat benim siyasi hayatım bitti 13. Durum iki şubelik bir durum değil yönetimsel bir hatadır. Üste çıkmaya çalışmalar, özür dilememeleri, geçmiş olsun dememeleri, olayı bilirkişilik yapıp mahkemelerde süründürmeyi, neşter boğazınıza gelse arada mesafe var deyip suç bastırmaya çalışmaları,20 şube adına dentacenter yönetimi tarafından yapılmıştır. Cevap olarak da yazılanı zaten okudunuz, günah keçisi ilan edilmek, üslup bozukluğu ve maddesel davranmak (ki öyle olsa 5 yıl kimse kimseyi çekmez hayatin doğal akışına ters ve hangi para benim bu yaşadıklarımı karşılayabilir! ). Müşterinin hangi şubesinde başına böyle bir durum gelirse aynı şeyleri yaşayacağı ve böyle bir cevap verileceği aşikardır.
... Ve böyle bir cevap alması aşikardır. Önceden olmayan bir durum cerrahi müdahale sonrası oluşmuştur! Ayrıca bahsettikleri kist ayrı bir parça olarak en arkadaki implantın iç çeperinden alınmış yine yanlış implant tedavisi sonucu olmuştur. Bunların böyle yalan ve inkara gideceklerini bildiğim için adlı tip raporu ile birlikte mahkemeye saklıyordum bu konuyu. Arama sorma kısmı tamamı ile yalandır telefonlara çıkıp açıklama dahi yapmadılar planlama vs hepsi yalandır, yeminli ifademde de görülecektir. Daha önce de söylediğim gibi bu üslup ve ego ile davranan sözde kurumsal kliniği mahkeme sonuçları ile sizlere göstereceğim. Sağlıcakla kalın.
Adli tip raporu ektedir. Yönetimden Mert "biz 20 şubeli kurumuz, sen bir öğretmensin ya, bizimle s. Dik yarıştırma " diyerek öğretmenleri ve öğretmenlik mesleğini küçümseyen bu kurumun Turkiye'de is yapmaması gerekir. Ceza mahkemesinden sonra Tüketici Mahkemesi için başvuru sureci başlayacak. Haklıysanız korkmayın Hak sizi korur...
Yorumunuzda belirtilen asılsız iddia ve ithamlarınıza karşı tüm iş ve işlemler hukukçularımıza devredilmiş olup bu aşamada hakkınızda tüm hukuki yollara başvurulacağını ve sürecin başlatılacağını bildirmek isteriz. Bununla birlikte iyi niyetle tarafınıza iletişime geçilmeye çalışılmışsa da bu süreçten yüksek menfaat beklentiniz nedeni ile aşama kaydedilememiştir. Kurumsal bir firma olan işletmemiz, tüm süreçte hastalarımıza en iyi hizmeti sunmaya devam edecek olup, asılsız ithamlarla, markamızı ve itibarımızı zedeleyen, karalamaya çalışan bu eylemler karşısında hukuki yollara başvurulacağını belirtmek isteriz.
Söylenen her şey belgeli, kanıtlı ve şahitlidir. Tek beklentim sizin bu yaşattıklarınız için ceza alarak sizin nasıl bir kurum olduğunuzu tüm ülkeye göstermek. 5 yıl işkence edip sonra sakat bırakan, suç bastırmak için hakaretler yağdıran, göz korkutmak için öğretmenliğimi küçümseyen bir şirketsiniz. Tüm saglik mağduru insanlar ve tüm öğretmenler adına hakli olduğum bu dava devam edecek. Üniversite hastanesinde nöroloji klinigi ile birlikte tekrar tedavi planlandı vahameti ortadadır, sureci yine paylaşacağım. Avukatınız "yorumları silmiyor su saatten sonra ne olacaksa olsun" demiş, göreceğiz bakalım ne olacak!
Saygıdeğer sosyal medya kullanıcılarının dikkatine; Söz konusu şikayet için Sayın Yunus Emre U.’un Ankara Diş Hekimleri Odası’na yapmış olduğu başvuru sonuçlanmıştır. İlgili Şikayet için; 10/10/2024 Tarih ve 033 nolu toplantıda diş hekimlerinden oluşan Kurul, Yunus Emre U.’a ait tüm bilgi ve belgeleri inceleyip, değerlendirmiş oy birliği ile hatalı hekimlik yapılmadığına karar vermiştir. Şikayetvar platformunu inceleyen tüm kullanıcılardan , böyle asılsız iddiaları dikkate almamalarını, kurumumuzla iletişime geçmelerini önemle arz ederiz. Saygılarımızla
Hem ceza mahkemesi hem de Tüketici Mahkemesi devam etmekte olup kendilerinin hakkımda verdiği Savcılık şikayeti "soruşturmaya gerek yoktur" seklinde sonuçlanmıştır. 1 yıl gelmedi yalanları, omur boyu garantili diye yüksek fiyattan yaptıkları implantlar. Kendi hataları olmasına rağmen ücret talep etmedik diye lütufmuş gibi söylemeleri komik olmuş. Henüz tarafıma tebliğ edilen bir karar yoktur fakat soruşturma surecinde yasananlar, tarafımızca not edilip "görevi kötüye kullanma" ve "adam kayırma " gibi suçlar oluşup oluşmadığının takipçisi olacağız!
Ado dentacenter olarak değil talat kızılkoca olarak değerlendirmiş (ki belgeleri incelerseniz sinus boşluklarına çakılan ve şikayetimi bildirdiğim zaman bizimle alakası yok diyerek benden gizlenen işlemleri Talat Kızılkoca şahsen yapmış diğer işlemlerde de bas cerrah sıfatı ile operasyonları yönetmiştir). Üst mercilere itirazımı yaptım ve bu skandal kararda Savcılık makamından "delil karartma" mi yoksa TCK. 283 mu işlenmiş talebimizi ileteceğiz. Asilsiz iddia dedikleri belgeleri iyi inceleyiniz. Burası muz cumhuriyeti değil Hukuk devleti!
Üst Kurula itirazım sonucunda Ankara Dis Hekimleri odası (ADO) nun kararı oy birliği ile iptal edilmiş soruşturma yeniden açılmıştır... Böyle asilsiz inkar, aşağılama, suç bastırmaları dikkate almayınız.
Hakkımda açmış oldukları ikinci dava da ilki gibi ilk celsede reddedilmiştir. Şimdi ise sağlık bakanlığının soruşturmasında (bakanlıkta güçlü olduklarını yüzüme söyleyen bu firma için manidar bir şekilde 100km uzaklıktaki Polatlı’da ifadeye çağrıldım) yapılan incelemede karşı tarafın: 1- Dil altının operasyondan 5 ay sonra şiştiği yalanı: (resimlerde operasyondan önce sorun olmadığı gözüküyor. Dil altı kesişi ve implant başlıkları yapıldıktan hemen sonra dikişler var ve dil altında şişlik oluşmuş, fotoğraflarda belli ve tarihleri kayıtlı) 2- Şişlik olduğunda beni kendilerinin KBB'ye yönlendirdikleri yalanı: (resimlere iyi bakarsanız operasyondan hemen sonraki resimdeki şişlikten önce mi yönlendirmişler sonra mı? Önceyse şiş kısmı kenara çekip mi kesiyi yaptınız! Dikiş attınız! Sonraysa operasyondan sonra neden şişti? ) 3- Dil ağrısının son 1 ay içinde oluştuğu yalanı: (şikayetten aylar sonra ifadeye çağırıldığım halde! Ki ben ameliyat sonrası KBB kliniğine ağrı sızı için gittiğimde, ağrımı sızımı anlattığım aylar öncesinin WhatsApp yazışmasında var. Ayrıca implantın zaten sinir kanalı içinde olduğu tomografide belliyken hem dilimin hem dış etimin hem çenemin sızı içinde olması yok sayılarak bunu söylüyorsunuz) 4- ADO’nun yönlendirdiği bilirkişi 1 hoca olduğu için kabul görmemiş! ( Üniversite hocası bilirkişi net bir şekilde beni haklı bulurken onların yönlendirdiği bilirkişi net ifadeler kullanmamış ve yani o da yine 1 kişi. 5- Üst dişlerini fırçalayıp, alt dişlerimi fırçalamamış olduğum ile ilgili mantıksız bir açıklama yapan ve 5 yıl boyunca sinüs ağrılarımı normal diyerek üst sinus boşluğuna implant attığını benden gizleyen üstüne üstlük ikinci resimde gargara yap geçer diyen T*** K****’nın beyanını kabul ederek soruşturma izni vermedi! Adli idari Mahkemesine suç duyurumuzu yaptık! Ayrıca bu süreçte kendini 5 senedir doktor diye tanıtan, implant boy ve açılarını yanlış yaptıkları için diş Eti dışarıda kaldı, bakın biz adli makamlık olacağız de “Ortağım T*** ile konuşayım seni ararız” dedikten sonra hiç aramayan E*** Bey’in diş doktoru olmadığını karşılama görevlisi olduğunu öğrenmiş oldum. Süreçte tek yaptıkları ve söyledikleri doğru yok. Şu an yine yalan dolanla bilirkişiye yollarlar diye tedavimi geciktirip ağrı sızı içinde mahkeme sonucunu bekliyorum. Benim kul hakkıma girenler için inanıyorum ki İlahi adalet vardır. CİMER dahil gerekli tüm kurumlara gerekli şikayetleri yapıp sürece en baştan başlayacağım.
Bölge idare mahkemesi bakanlığın soruşturma izni verilmemesi hükmünü kaldırarak, soruşturmaya izin verilmesini oy birliği ile kesin olarak karar vermiştir. Saglik Bakanlığına bu karara sebep olup görevi kötüye kullananlar hakkında şikayet dilekçesi verildi. Gelen cevaba göre Kamu Denetçiliği Kurumu'na gidilerek hak yiyen herkes ortaya çıkarılacak ve onlar için de hukuki süreç başlatılacaktır. (Temmuz ayında adlı tip kurumu muayene için çağırdı. Konulan teşhis ve tanılara göre olması gereken, resmi tabloda belirtilen asgari %23 engel oranı da ortaya çıkacaktır umarım. ) Ankara Dış Hekimleri Odasının kararı henüz açıklanmadı fakat tdb disiplin yönetmeliğinin 9. Madde j bendi ortadadır ayrıca aynı yönetmeliğin 12. Maddesine göre Dentacenter ortaklarının tamamı sorumludur onlar içinde disiplin cezalarının uygulanması gereklidir! Yönetmelik uygulanmadığı takdirde gerekli mercilere itirazımı yapacağım. Sonucu tüm Türkiye öğrenecek Allah’ın izniyle.
Savcılık tarafından istenen “Durum Bildirir Raporu”, üniversite diş hekimliği Fakültesi tarafından hazırlandı ve artık her şey açıkça ortaya çıktı. Raporda daha önceki bilirkişi raporunda olduğu gibi net olarak belirtiliyor. Yani yıllardır yaşadığım duyu kaybı, konuşma güçlüğü ve çiğneme sorunlarının nedeni, hatalı yapılan implant işlemi. Bu artık kişisel bir iddia değil; üniversite raporları ile resmen doğrulanmış bir durum. Ayrıca sinus boşluklarıma atilan implantların gizlemesi ve saglik sorunu teşkil etmesi, tedaviye devam değil telefonlarıma cevap verilmemesi vs vs bir çok suç unsuru kanıtlı, söyleyecekleri her yalan için belgem kanıtım var çok şükür. Buna rağmen Ankara Dişhekimleri Odası (ado), bu olayla ilgili 12 Mayıs 2025’te karar almış olmasına rağmen, bu kararı bana bugüne kadar hiçbir şekilde tebliğ etmemiştir. Bu sadece etik dışı bir tutum değil, aynı zamanda hukuken ciddi bir ihlaldir. Çünkü kararın bana bildirilmemesi, Türk Dişhekimleri Birliği’ne (tdb) yapabileceğim itiraz hakkımı fiilen engellemek anlamına gelir. Zaten önceki süreçte merkez birliği ilk kararı bozmuştu; şimdi de aynı şekilde itiraz edeceğim. Süreci uzatmak, benim değil kurumun aleyhine. Hem maddi tazminat olarak (faiz, maaş zamları) hem de manevi olarak sorumlulukları giderek büyütüyor. Ben zaten ömür boyu sürecek bir sağlık sorunuyla yaşamaya mahkûm edildim; artık bu sürecin uzaması onların zararına. Ben süreç boyunca tek bir yalan söylemedim. Tüm belgeleri, raporları, adli tıp sonuçlarını şeffaf biçimde sundum. Kartlarım hep açıktı. Buna rağmen bazı kişiler, hem mesleki etik hem de insani sorumluluk açısından ciddi hatalar yaptılar. Kendi camialarında da bu tutumlarıyla güven kaybına uğradılar; artık herkes gerçeği biliyor. Yaptıklarının vicdani sorumluluğunu bu dünyada da öte dünyada da taşımak zorundalar. Bu sadece bir disiplin dosyası değil; ahlaki, manevi ve insan hakları boyutu olan bir mesele. Ben artık sadece kendi hakkım için değil, aynı mağduriyetin başka hastalarda yaşanmaması için de mücadele edeceğim. Türk Mahkemelerine güvenim sonsuz fakat adli tıp kurumu raporu ne gelirse gelsin süreç sonunda bu haklı davamı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıyacağım. Bu saglik skandalı ve tüm sorumlular (ado, Polatlı, Sincan vb) ortaya çıkıp cezalarını alsınlar. Kimsenin, hele ki sağlık alanında görev yapan bir kurumun, hastaları mağdur etmesine izin vermeyeceğim. Kurumlarının gücüne güveniyor olsalar bile bunlardan büyük Allah var!
ATK raporu açıklandığı gün, sağlık hakkımı, çalışma hakkımı ve adil yargılanma hakkımı ihlal eden tüm sorumlular hakkında: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na resmi şikayet (Polatlı ve Sincan hekimleri dahil), Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, Gerektiğinde AİHM başvurusu işlemleri eş zamanlı başlatılacaktır. Teftiş Kurulu incelemesi sonucunda talep edeceğim yaptırımlar: Klinik faaliyeti durdurma Mesul müdür hakkında idari yaptırım Ruhsat iptali Tüm şubelerin kapsamlı denetime alınması Bu olay sadece kişisel bir zarar değil, toplumsal sağlık güvenliğinin ihlalidir. Bu süreç yalnızca resmi kurumlarla sınırlı kalmayıp, kamu sağlığını doğrudan ilgilendiren bu nitelikteki bir vakayı, gerekli görülmesi halinde ulusal basınla da paylaşarak toplumun doğru şekilde bilgilendirilmesini sağlayacağımı özellikle belirtirim. Bu bir tehdit değil; kamu yararı gereği şeffaflık hakkımın kullanımıdır. Dentacenter’da görülen ağır ihlallerin: Kamu sağlığını, Hasta güvenliğini, Mesleki etik kurallarını açıkça tehdit ettiği ortadadır. Tüm resmi kurumları göreve davet ediyor, sürecin her aşamasını kararlılıkla takip edeceğimi kamuoyuna bildiriyorum.
Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu raporu tarafıma ulaşmış olup, raporda yapılan değerlendirmeler kliniğinizde uygulanan tedavilerin tıbbi standartlarla bağdaşmadığını ve yaşadığım kalıcı sağlık kayıplarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Elime ulaşan görüntülerde, kendi ifadesinde ‘karşılama görevlisi’ olduğunu beyan eden bir personelin hastaların ağız içine muayene amaçlı müdahalede bulunduğu açıkça görülmektedir. Bu kayıtlar, tıbbi hatanın ötesinde, açıklanması mümkün olmayan usulsüz uygulamaların varlığını göstermektedir. ATK raporu, mevcut görüntüler ve dosyada yer alan diğer kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, tedavi sürecinin vahameti inkar edilemeyecek ölçüde netleşmiştir. Gelişmeleri ilgili tüm mercilere aktarmaya devam edeceğim.
Saygıdeğer sosyal medya kullanıcılarının dikkatine; Söz konusu Adli Tıp raporunda sayın Yunus Emre U’un bahsetmediği ve şikayete söz konusu olan bölüm ile ilgili şu sonuca varılmıştır: “kişinin 19/02/2024 tarihinde ağız tabanında kistik lezyon şikayetiyle başvurduğu Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Kliniği’nde 20/02/2024 tarihinde uygulanan ağız içi kitle eksizyonu ameliyatı sonrası yapılan histopatolojik incelemede saptanan tükürük bezi mukoseli tablosunun kişiye uygulanan diş tedavileriyle tıbben illiyetinin bulunmadığı, sublingualtükrük bezi kanallarındaki tıkanıklıktan kaynaklandığı, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten davalı idarenin organizasyon hatasının saptanmadığı, ” ibaresi yer almaktadır. Dolayısı ile ilgili kişinin tüm ithamları yersiz ve haksızdır. Nitekim ilgilinin şikayetlerinin tükürük bezi kanallarını tıkanması ile ilgili olduğu, diş tedavisi ile herhangi ilgisinin olmadığı, kurumumuzun herhangi organizasyon hatasının saptanmadığı açıkça tespit edilmiştir. Yorumda bahsedilen ve kurumumuz aleyhine yorumlanan asılsız tüm işlemler için bilgi ve belgelerle ivedilikle itiraz işleminin başlatılacağını siz saygıdeğer sosyal medya kullanıcılarına bildirmek isteriz.
Kurum tarafından yapılan açıklama, Adli Tıp Kurumu raporunun yalnızca belirli bir kısmı esas alınarak, devam eden adli ve hukuki süreçlerin kapsamı dışında bir “kusursuzluk” algısı oluşturma çabasından ibarettir. Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu raporu incelendiğinde; 20/02/2024 tarihinde KBB kliniğinde yapılan ağız içi kitle eksizyonu sonrası saptanan tükürük bezi mukoseli tablosu hakkında tıbbi bir değerlendirme yapıldığı görülmekte olup, bu tespit şikayetimin tamamına ilişkin bir hüküm niteliği taşımamaktadır. Aynı raporda, diş tedavisi sürecine ilişkin olarak çok sayıda hatalı implant uygulaması, yanlış endikasyon, yetersiz görüntüleme, mandibuler kanal ile temas, implant kırıkları, kemik rezorpsiyonları ve bilimsel standartlara aykırı tedavi planlamaları açıkça kayıt altına alınmıştır. Bununla birlikte, şikayet dosyasında yer alan ve yetkisiz kişilerin ağız içi müdahalede bulunduğunu gösteren görüntüler, yalnızca tıbbi illiyet değil; hasta güvenliği, organizasyon sorumluluğu ve hukuki sorumluluk açısından da ayrıca değerlendirilmesi gereken ağır nitelikte delillerdir. Söz konusu görüntüler ve ilgili belgeler bugün itibarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilmiş olup, soruşturma süreci aktif şekilde devam etmektedir. Bu aşamada, tek bir tıbbi bulguya dayanılarak “tüm ithamların yersiz olduğu” yönünde kamuoyuna yapılan açıklamalar; dosyanın bütününü yok sayan, devam eden yargı süreçlerini ve mevcut delilleri görmezden gelen, gerçeği yansıtmayan beyanlardır. Adli ve hukuki merciler önünde derdest olan süreçler tamamlanmadan yapılan bu tür açıklamaların, ilerleyen aşamalarda ayrıca değerlendirme konusu olacağı açıktır. Yargı makamlarının vereceği kararlar netleştiğinde, dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve deliller kamuoyuyla paylaşılacaktır.





Çok teşekkür ederim kusura bakmayın sizi de rahatsız ediyorum. Ne gibi yardımları oluyor acaba?