Somon DNA Göz Altı Mezoterapisi Sonrası Şiddetli Şişlik Ve Kalıcı Hasar
Bu klinikte maalesef somon DNA göz altı mezoterapisi yaptırma hatasında bulundum. Daha önce farklı merkezlerde defalarca benzer göz altı mezoterapileri yaptırdığım için, bu kadar küçük görünen bir işlem sonrasında böyle bir tabloyla karşılaşabileceğimi hiç düşünmemiştim. Aynı gün, ağır bir yüz ameliyatı geçirmişim gibi ciddi şişlik ve morluk oluştu, sokakta yürümem mümkün değildi. Yaklaşık bir hafta işe gidemedim. Durumun vehameti nedeniyle, akademik açıdan çok güvendiğim deneyimli bir plastik cerraha danıştım. Kendisi, özetle, enjeksiyon tekniğinden yapılan yere kadar her işlemin hatalı olduğunu, eğitimlere katılan yeni mezun sayılabilecek doktorların dahi bir mezoterapiyle yüzü bu hale getirdiklerini görmediğini ifade etti. Yüzüm günlerce yolda insanların dönüp bakacağı derecede şiş ve mor kaldı.
Olay bununla da sınırlı değil. Yaklaşık iki hafta sonra, iyileşmeye başladığımı düşündüğüm için sevinerek bazı fotoğrafları ben kendim gönderdim. Ancak iyileşme tamamlanmayınca, yaklaşık bir ay sonra sorunun devam ettiğini gösteren yeni yakın plan fotoğraflar paylaştım. Buna karşılık bana, "Önceki fotoğrafta iyileşmişti." şeklinde bir cevap verildi. Oysa bahsedilen önceki fotoğrafı zaten ben, iyileşme olduğunu düşündüğüm dönemi göstermek amacıyla kendim göndermiştim. Buna rağmen bu şekilde cevap verilmesi, karşı tarafın beni son derece nezaketsiz bir biçimde ve en temel analitik değerlendirmeyi dahi yapmadan töhmet altında bıraktığını düşündürdü.
Daha sonra yaşananlar ise benim için çok daha vahimdi. Tekrar fotoğraf gönderdiğimde bana, somon DNA mezoterapisini hyalüronidaz ile "eritmek" amacıyla randevu verildi. Somon DNA’nın, bu işlemle erimeyeceğini herhangi bir doktorun bilmemesinin düşünmek istemiyorum. Bu nedenle bana önerilen yaklaşımın karşı tarafı oyalamaya ve kandırmaya yönelik çok etik dışı bir davranış olduğunu düşünüyorum.
Sonuç olarak, kliniğin hayat anlayışı ve iletişim şekli son derece ‘taşra kurnazı’ stilinde samimiyetsiz ve etik dışı geldi. Bir süre sonra kendimi, bir tıp kliniğinin hastası gibi değil; haberlerde gördüğümüz, güzellik salonlarında yanlış işlem yaptırıp mağdur olan kişilerden biri gibi hissetmeye başladım. Sonuç itibariyle, en önemlisi, aradan üç ay geçmesine rağmen sol göz altım hala şerit şeklinde belirgin şekilde şiş, üstelik lenf drenaja zarar verildiği için kalıcı olma ihtimali var.
Bu yorumu, yaşadığım deneyimi tüm açıklığıyla paylaşmak ve yüzünü emanet etmeyi düşünen kişilerin yalnızca işlem öncesini değil, olası bir komplikasyon durumunda karşılaşabilecekleri yaklaşımı da değerlendirebilmeleri için yazıyorum.












