Çocuğumun Şiddetli Karın Ağrısı Ve Yüksek CRP Değeri Nedeniyle Hastaneye Yatırılmaması

07.05.2026 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine çocuğumuzu şiddetli karın ağrısı, kusma, karında belirgin sertlik, yürümede güçlük ve genel durumunda belirgin halsizlik şikayetleriyle götürdük. Ağrısı nedeniyle hareket etmekte zorlanıyor ve neredeyse hiç yürüyemiyordu.
Acil serviste çocuğumuzun şikayetleri değerlendirildi, kan tahlili ve ultrason yapıldı. Bize bağırsak enfeksiyonu düşünüldüğü söylendi, Flagyl şurup, Lansor ve çinko içeren destek tedavisi reçete edildi. Ayrıca yüksek kan şekeri değeri nedeniyle evde takip etmek üzere kan şekeri ölçüm cihazı almamız önerildi ve tüm bu ciddi şikayetlere rağmen çocuğumuz hastaneye yatırılmadan taburcu edildi.
İlk başvurudan sonraki gece çocuğumuzun durumu daha da kötüleşti, karın ağrıları arttı, kusmaları devam etti ve genel durumu belirgin şekilde bozuldu. Ertesi sabah Kemer Devlet Hastanesi’ne başvurduk. Burada yapılan tetkiklerde CRP değerinin 121 mg/L’ye yükseldiği, çekilen röntgende ise bağırsak tıkanıklığını düşündüren bulgular olduğu tespit edildi ve acilen Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildik. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan değerlendirmede bu kez CRP değeri 252 mg/L olarak ölçüldü, çocuğumuz hastaneye yatırıldı ve başlanan tedaviye rağmen klinik durumda düzelme olmayınca 09.05.2026 tarihinde acil ameliyat kararı alındı. Operasyon sırasında perforasyon gelişmiş apandisit, yaygın enfeksiyon ve apse oluşumu tespit edildi.
Bu süreçte özellikle 07.05.2026 tarihinde çocuğumuzu ilk değerlendiren hekimlerin kararlarının ve verilen taburcu kararının tıbbi açıdan ayrıntılı olarak incelenmesini talep ediyorum. O gün mevcut olan yüksek CRP değeri, şiddetli karın ağrısı, kusma, karında sertlik ve yürüyememe gibi ciddi bulgulara rağmen çocuğumun neden hastaneye yatırılmadığının, neden yakın takip veya ileri tetkik planlanmadığının açıklığa kavuşturulmasını istiyorum.
Ayrıca uygulanan tanı ve tedavi sürecinin tıbbi açıdan doğru değerlendirilip değerlendirilmediğinin, gerekli hassasiyetin gösterilip gösterilmediğinin incelenmesini ve bu inceleme sonucunda tarafıma yazılı ve gerekçeli şekilde bilgi verilmesini talep ediyorum. Yaşanan süreç sonucunda çocuğum perforasyon gelişmiş apandisit nedeniyle acil ameliyat geçirmek zorunda kalmış ve hayati risk taşıyan ciddi bir tabloyla karşı karşıya kalmıştır. Bir anne olarak çocuğumun ölüm riskiyle karşılaşmış olması beni derinden sarsmıştır ve bu nedenle sürecin titizlikle değerlendirilmesini, benzer durumların başka çocuklar ve aileler tarafından yaşanmaması adına gerekli idari ve tıbbi önlemlerin alınmasını bekliyorum.
Özellikle belirtmek isterim ki ameliyatı gerçekleştiren doktorumuz ve ekibi hakkında herhangi bir şikayetim bulunmamaktadır. Aksine, çocuğumun hayatını kurtardıkları için kendilerine minnettarım ve operasyon ve sonrası süreçte göstermiş oldukları profesyonellik, ilgi ve emek için teşekkür ederim.

07.05.2026 tarihinde oğlumun tüm bu belirtilerine ve CRP 71 değerine rağmen hastaneye yatırılmayıp eve gönderilmesini kabul edemiyorum. Oğlum yürüyemiyordu, ağrıdan iki büklüm haldeydi. Bir anne olarak çocuğuma baktığım anda bunun apandisit olabileceğini düşündüm. Eğer o gün eve gönderilmeseydik, bu kadar ciddi komplikasyonlar ve enfeksiyon gelişmeyebilirdi. Günlerce antibiyotik ve serum tedavisi almasına rağmen CRP değeri düşmek yerine yükseldi. Bunun sebebinin karın boşluğunda gelişen apse olduğu daha sonra ortaya çıktı. 07.05 tarihinde çocuğum apandisitin tüm belirtileriyle hastaneye başvurmuşken bunun nasıl fark edilmediğini anlamakta zorlanıyorum. Bu süreçte yaşanan gecikmenin oğlumun sağlık durumunu ciddi şekilde etkilediğini düşünüyorum. Bir anne olarak yaşadığımız korku ve endişeyi tarif etmem mümkün değil.









