Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Mersin'de Kimlik Suistimali Nedeniyle Açılan Kredi Ve IBAN İşlemleri İçin Dava Açılmasını İstiyorum

326

Mersin Mezitli Tece Karakolu’na 2022 yılında, bilgilerim kullanılarak adıma kredi ve ek kart çıkarılması, yine adıma IBAN açılarak Denizbank üzerinden para transferleri yapılması nedeniyle şikayette bulundum. Bu şikayet üzerine dosyam Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne gönderildi ve emniyetten aranarak ifadem alındı. İfade sırasında, kimlerden şikayetçi olduğum soruldu, ben de isimleri tek tek söyleyerek bu kişilerden şikayetçi olduğumu belirttim ve polis memuru bu isimleri tutanağa yazdı.

Şu anda dosyam Mersin Adliyesi savcılık bürosunda bulunmaktadır ve 41444 numaralı dosya üzerinden işlem görmektedir. Bu dosya kapsamında bugüne kadar 5 savcı değişti, dosyanın T******* T***** ve M**** A******* isimli savcılarda bulunduğunu öğrendim. Buna rağmen yıllardır davam açılmadığı için mağduriyetim devam etmektedir. Adıma açılan krediler ve yapılan banka işlemleri nedeniyle sicilim bozulmuş, hiçbir yerden kredi çekemez hale gelmiş durumdayım.

Sayın Adalet Bakanımdan talebim, Mersin Adliyesi savcılık bürosunda bulunan 41444 numaralı dosyamla ilgili davanın bir an önce açılması ve soruşturmanın daha fazla gecikmeden sonuçlandırılmasıdır. Uzun süredir devam eden bu sürecin hızlandırılmasını, mağduriyetimin dikkate alınmasını ve dosyamın ivedilikle ele alınarak gereğinin yapılmasını arz ediyorum.

Gelişme

7 Ağustos 18:42

Adalet Bakanlığı’nın ve Mersin Adliyesi savcılık makamının dikkatine,

2022 tarihinden bu yana Mersin Adliyesi’nde dolandırıcılık dosyamla ilgili bir dava açılamamıştır. Dosyam üzerinden bugüne kadar beş savcı değişmesine rağmen hâlâ iddianame düzenlenmemiştir. Adıma Denizbank’tan habersiz şekilde kredi ve ek kart çıkartılmış, ben bu olayda mağdur edilmiş bir emekliyim ve kendi başıma geçinmeye çalışıyorum.

Soruşturma dosyasında, beni dolandıran kişiler olarak Hacı Mehmet Güneri, eşi ve oğulları Emirhan Güneri bulunmaktadır. Emirhan Güneri’ye ait olduğu tespit edilen bir ses kaydı da 41444 numaralı dosyada mevcuttur. Bu dosya önce savcı Tolgahan Toksuz’un, ardından savcı Melih Alpaslan’ın önüne gelmiş, emniyetten tekrar ifade vermem istenmiş, ben de benden istenen şekilde kimlerden şikayetçi olduğumu açıkça belirtmiş bulunmaktayım. Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne giderek tekrar ifade verdim, dosya yeniden savcılığa gönderildi.

Tüm bunlara rağmen 2022’den bu yana dava açılmadığı için sicilim bozuldu, hiçbir bankadan kredi çekemiyorum. Kredi çekebilmiş olsaydım, bugün hayatta olmayan oğlum için gerekli imkanları sağlayabilecektim. Yine kredi çekemediğim için engelli torunuma engelli aracı alamadım ve şu an iki tekerlekli araçla, büyük maddi ve manevi zorluklar içinde yaşamaya çalışıyoruz. Torunuma ben bakmak zorunda olduğum için her zaman adliyeye de gidemiyorum.

Dolandırıcılık dosyamın Mersin Adliyesi’nde savcı Melih Alpaslan’ın önünde olduğu bilgisi tarafıma iletildi. Buna rağmen dosyamın uzun süredir ilerlememesi, delillerin dosyada bulunmasına rağmen bir dava açılamaması beni çok zor durumda bırakmaktadır. Hem mağduriyetimin artmaması hem de adaletin gecikmemesi için, 41444 numaralı dolandırıcılık dosyamla ilgili soruşturmanın tamamlanarak bir an önce kamu davasının açılmasını, sorumlular hakkında gerekli adli işlemlerin ivedilikle yapılmasını arz ve talep ediyorum.

Emekli ve tek başına geçinmeye çalışan, engelli torununa bakan bir vatandaş olarak, bozulan sicilimin ve uğradığım zararın da dikkate alınmasını, sürecin hızlandırılarak mağduriyetimin giderilmesini istiyorum.

Erhan
4 Haziran 21:59

Mersin 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2025/**4 sayılı dosyada verilen 3.000 TL para cezasına itirazım bulunmaktadır. Ben vatandaş olarak, bu kararın haksız ve eksik değerlendirmeye dayandığını düşünüyorum. Mersin Mezitli Tece’de bir fırından ekmek almak için gittiğim sırada, daha önce beni dolandırdığını belirttiğim H**M** G** ile karşılaştım. Kendisine, bankaya ödediğim paramı geri almak istediğimi söyledim. Daha sonra bu kişinin benim bilgim ve iznim olmadan fotoğrafımı çekip ses kaydı aldığını ve üstüne bir de beni şikayet ettiğini öğrendim. Duruşmaya katılarak sayın hakim ve savcıya, izinsiz fotoğraf çekilmesinin ve ses kaydı alınmasının yasak olduğunu, bu durumdan rahatsız olduğumu ifade ettim. Aynı şekilde avukatım da duruşmada bu hususu dile getirmesine rağmen, bu iddialarım ve itirazlarımın dikkate alınmadığını düşünüyorum. Duruşmada ayrıca, H** M** G**’nin sayın Cumhurbaşkanımız ile beni yan yana göstermeye çalıştığı fotomontaj bir resmi de delil olarak hâkime sundum. Bu fotomontajın da değerlendirilmesini talep etmeme rağmen, hakimin bu delille de ilgilenmediğini ve dikkate almadığını düşünüyorum. Tüm bu beyanlarıma rağmen bana 3.000 TL para cezası verilmesi, gerek H** M**G**’nin ifadelerinin doğruluğunun yeterince araştırılmaması, gerekse izinsiz görüntü ve ses kaydı ile sunduğum diğer delillerin göz ardı edilmesi nedeniyle adil değildir. Avukatım karara ilişkin gerekli itiraz başvurusunu yapmış olmasına rağmen henüz tarafıma bir dönüş olmamıştır. Mersin 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde verilen bu kararın yeniden ve titizlikle incelenmesini, izinsiz çekilen fotoğraf ve ses kaydı ile sunduğum tüm delillerin ve dolandırıcılık iddialarımın dikkate alınmasını ve hakkımda verilen 3.000 TL tutarındaki para cezasının tamamen iptal edilmesini talep ediyorum.

Erhan
30 Haziran 19:40

Mersin ili Mezitli ilçesi Tece bölgesinde, Seymenli Mahallesi Cennet Caddesi Nil Sahil Sitesi’nde 16 yıldır yaz kış ikamet eden bir site sakiniyim. Sitemizin mevcut yönetimi 2011 yılından bu yana aynı kişilerden oluşmakta ve her seçim döneminde yaşanan kavgalarla yönetimi bırakmadıklarını, site sakinleri üzerinde baskı kurduklarını görmekteyiz. Site sakinleri olarak bu yönetimi istemediğimizi defalarca dile getirmemize rağmen, hem malı konularda hem de idari süreçlerde şeffaf olmayan bir tutum sergilemektedirler. Aidat gelir ve giderleri kimseye açık ve net bir şekilde açıklanmamakta, gelir-gider defterleri gösterilmemekte, soranlar tehdit ve baskıyla susturulmaya çalışılmaktadır. Site yöneticilerinden Orhan isimli kişinin aldığı maaşla nasıl Yayla evi alabildiğinin ve tüm mal varlığının detaylı şekilde incelenmesini, ayrıca sitenin gelir-gider defterlerinin de titizlikle araştırılmasını talep ediyorum. Sitemizde yaklaşık 205 aile yaşamaktadır ve her daireden aylık 1.600 TL aidat toplanmasına rağmen bu paraların nereye, nasıl harcandığı site sakinlerine şeffaf bir şekilde bildirilmemektedir. Bu kişiler hakkında CİMER’e başvurarak ve Sayın Cumhurbaşkanımıza mektup yazarak durumu ilettim. Akabinde haklarında usulsüzlük ve zimmetine geçirme iddialarıyla dava açıldığını, bu dosyalardan birinin istinaf aşamasında olduğunu, diğer bir ceza davasının ise Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2024/141 dosya numarasıyla hala devam ettiğini biliyorum. Bunun yanında emniyet ve yargı mercilerine de şikayette bulunduk ve süreçler sürmektedir. Sayın Adalet Bakanımdan talebim, Nil Sahil Sitesi yönetimi hakkında devam eden soruşturma ve davaların titizlikle incelenmesi, tüm malı kayıtların ayrıntılı bir şekilde araştırılması ve gerekli görülmesi halinde siteye bir an önce kayyum atanmasıdır. Site sakinleri olarak bu yönetim altında baskı gördüğümüzü, sesimizi çıkaramadığımızı, malı şeffaflıktan tamamen uzak bir şekilde yönetildiğimizi düşünüyor ve mağduriyetimizin giderilmesini, hukuka ve adalete uygun bir şekilde sürecin sonuçlandırılmasını saygıyla arz ve talep ediyorum.

Erhan
1 Temmuz 22:30

Mersin ili Mezitli ilçesi Tece mevkisinde, Seymenli Mahallesi Cennet Caddesi üzerinde bulunan Nil Sahil Sitesi’nde ikamet ediyorum. Sitemizin yöneticisi O** T** ve yanında yönetimde bulunan kişilerden şikayetçiyim. Bu kişilerin site parasını zimmete geçirdiklerine, bu nedenle ceza aldıklarına ve dava sürecinin devam ettiğine rağmen halen yönetimde kalmaya devam etmeleri bizi ciddi şekilde mağdur etmektedir. Site yönetiminde bulunan bu kişiler, site sakinlerini susturup baskı altına alarak kimsenin sesini çıkarmamasına yol açmaktadır. Bu durum, hem yönetimden güvenimizi tamamen sarsmakta hem de maddi ve manevi açıdan zor durumda kalmamıza neden olmaktadır. Site hesapları şeffaf değildir ve bizlere sağlıklı bir şekilde bilgi ve hesap verilmemektedir. Nil Sahil Sitesi’nin tüm hesap ve defterlerinin ayrıntılı olarak incelenmesini, zimmete para geçirildiği iddialarının ciddiyetle araştırılmasını ve bu süreçte site sakinlerinin baskı ve tehdit altında kalmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyorum. Özellikle mevcut yönetimin, başta O**T** ve yanındaki yöneticiler olmak üzere görevden alınarak siteye kayyum atanmasını, böylece adil, şeffaf ve güvenilir bir yönetim yapısının kurulmasını istiyorum. Adalet Bakanlığı’nın, devam eden dava ve yönetim uygulamalarıyla ilgili gerekli incelemeleri yaparak yaşadığımız mağduriyetin giderilmesi için yasal çerçevede gereken tüm işlemleri başlatmasını ve konunun takibini yapmasını arz ederim.

Erhan
13 Temmuz 11:49

Sayın Adalet Bakanlığı yetkililerine, Benim adıma Denizbank’tan bilgim ve rızam dışında kredi ve ek kart çıkarılması nedeniyle uzun süredir mağduriyet yaşamaktayım. 2021 yılında Hacı Mehmet Güneri, eşi ve oğlu Emirhan Güneri, benim adıma Denizbank’tan kredi ve ek kart almış, adıma IBAN açtırarak para transferleri yapmışlardır. Bu durumu ben 2022 yılında öğrendim. Banka kayıtlarında bu kişilere ait telefon numaralarının kayıtlı olduğu, imzanın da bana ait olmadığı tespit edilmiştir. Açtığım davalarda 1. Tüketici Mahkemesi hakimi ve bilirkişi raporu beni haklı bulmuş, asıl sorumluların Hacı Mehmet Güneri ve ailesi olduğu ortaya konmuştur. Buna rağmen aynı konu ve aynı olayla ilgili Mersin 2. Tüketici Mahkemesi hâkiminin dosyamla gereken şekilde ilgilenmediğini, verilen kararın haksız olduğunu düşünüyorum. Bir mahkeme beni haklı bulmuşken, diğer mahkemede aynı nitelikteki dosyamın bu şekilde sonuçlanması bende ciddi bir adaletsizlik duygusu yaratmıştır. Denizbank bu süreçte, 8 sene önce trafik kazasında kaybettiğim oğlumun “kan parası” olarak aldığım 40 milyar tl’yi ve 7907 numaralı dosyaya ilişkin 20 milyar tl’yi benden tahsil etmiştir. 2. Tüketici Mahkemesi hâkimi 24 milyar tl olarak hesaplama yaptığı halde Denizbank’ın avukatları benden 35 milyar tl almıştır. Ben ve avukatım bu tutar için indirim talep ettiğimizde, Denizbank avukatlarının bu talebiyle adeta dalga geçtiğini hissettik. Kayınbiradışımdan borç para alarak Denizbank’a olan borçları kapatmak ve icraları kaldırtmak zorunda kaldım. Bu süreçte hem maddi hem manevi olarak çok yıprandım, toplamda yaklaşık 250 milyar tl düzeyinde zarara uğradım. Sicilim bozulduğu için hiçbir yerden kredi çekemiyorum. Kendimi yaşadığım sitede insanlara karşı mahcup hissediyorum. Tüm bu yaşananlar psikolojik olarak da beni son derece olumsuz etkiledi. Vefat eden oğlumun engelli çocuğuna bakıyorum ve geçimimi sağlamakta zorlanıyorum. Adalet Bakanlığınızdan, özellikle Mersin 2. Tüketici Mahkemesi’indeki dosyamın ve verilen kararların yeniden incelenmesini, Denizbank’ın ve avukatlarının benden fazla tahsil ettiği paralar yönünden gerekli inceleme ve işlemlerin yapılmasını saygıyla talep ediyorum. Ayrıca sahte işlemleri yapan Hacı Mehmet Güneri ve ailesi hakkında yürütülecek soruşturma ve yargı süreçlerinin titizlikle takip edilmesini, gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasını ve uğradığım zararın giderilmesi için gereğinin yapılmasını arz ederim.

Erhan
21 Temmuz 20:09

Mersin Adliyesi’nde 41444 numaralı dosyamla ilgili yaklaşık 2022 yılından beri sonuç alamıyorum. Dolandırıcılık mağduru olmama rağmen dosyamla ilgili bugüne kadar beş savcı değişti, şu anda dosyayla ilgilenen savcılar Tolgahan Toksuz ve Melih Alpaslan olmasına rağmen davam hâlâ açılmadı. Özellikle Tolgahan Toksuz savcımın dosyayı Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne göndererek “kimlerden şikayetçisin” şeklinde sorması üzerine, ben şikayetçi olduğum kişileri açıkça belirttim, ifadem alındı ve dosya tekrar savcıya gönderildi ancak aradan yaklaşık bir yıl daha geçmesine rağmen yine bir ilerleme olmadı. Bu süreçte asıl suçlular olarak ifade ettiğim Hacı Mehmet Güneri, eşi ve oğulları Emirhan Güneri hakkında gerekli adımların atılmadığını düşünüyorum. Dosyada Emirhan Güneri’ye ait olduğu tespit edilen bir ses kaydı da mevcut olmasına rağmen, gerekli soruşturmanın ve davanın açılmasının geciktiğini görüyorum. Asıl suçluların üzerine gidilmediğini, bunun yerine Denizbank nezdinde benim borçlu durumumun öne çıktığını hissediyorum. Dolandırıcılık olayı nedeniyle şu anda yaklaşık 250 milyar lira civarında maddi kaybım oluştu. Denizbank’a olan borcumu kapatabilmek için kayınbiraderimden borç para almak zorunda kaldım, borcu kapatıp icraların kalkmasını ancak bu şekilde sağlayabildim, aksi halde Denizbank avukatları evimi ve arabamı satılığa çıkaracaklardı. Ben emekli bir insanım, kendime bile zor bakarken, sicilimin bozulması nedeniyle hiçbir yerden kredi çekemiyorum, bu yüzden engelli torunuma engelli aracı dahi alamadım. Yaşadığım bu durum hem maddi hem manevi olarak beni çok yıprattı, oğlumu kaybetmemin acısıyla birlikte bu süreç hayatımı daha da zorlaştırdı. Sayın Adalet Bakanımdan ricam, Mersin Adliyesi’nde görülen 41444 numaralı dosyamın bir an önce incelenerek dolandırıcılık davamın açılmasının sağlanması, asıl sorumluların araştırılması ve adaletin gecikmeden tecelli etmesidir. Ayrıca dolandırıcılık nedeniyle bozulan kredi sicilimin temizlenmesini ve bu olay sebebiyle ödediğim paraların, özellikle Denizbank’a yaptığım ödemelerin ve uğradığım maddi zararın iadesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyorum. Mağduriyetimin dikkate alınmasını ve sürecin hızlandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Yorumlar

Benzer Şikayetler

Öne ÇıkanKonular

Adalet Bakanlığı Kategorileri