Zeynep Kamil Kadın Çocuk Hastanesi Acil Serviste Saygısız Davranış ve Refakatçi Yasağı

1 Nisan’da Zeynep Kamil Hastanesi’nde ameliyat oldum, her şey yolunda gitti ve 3 Nisan’da taburcu edildim. İlaçlarımı düzenli kullandım, 14 Nisan’daki kontrolümde de her şey normal söylendi. Ancak 16 Nisan gecesi bir anda durmak bilmeyen, bardaktan boşalırcasına bir kanama başladı ve bu nedenle Üsküdar Zeynep Kamil Hastanesi acil servisine başvurmak zorunda kaldım.
Acil servise gittiğimde yürümekte zorlanan, üstü başı kan içinde bir hastaydım. Buna rağmen acil servis personeli hem çok ilgisiz hem de saygısız davrandı. Yanımda refakatçi olarak kimseyi içeri almadılar, “tek gireceksiniz” denildi ve kanama içinde, ayakta durmakta zorlanırken tek başıma içeri girmek zorunda bırakıldım. Acil servis olmasına rağmen o halde beklemek zorunda kaldım, önümde en az üç gebe hasta vardı ve durumlarının benden daha acil olmadığını gördüğüm halde sıramı beklemem istendi. Bayılmak üzere olduğum için sonunda dayanamayarak doktor odasına kendim girdim, sadece “çok kötüyüm” diyebildiğimi hatırlıyorum ve sonrasında kendimden geçmişim.
O ana kadar yaşadığım bekleme süreci, tek başıma içeri alınmam, refakatçimin yanımda olmasına izin verilmemesi benim için tam anlamıyla bir kabus ve travma oldu. Daha sonra yaklaşık 8–9 hemşire ve asistan doktorun bir anda yanıma geldiğini, ameliyat bölgesi ve organlarımı kontrol ettiklerini, kanamayı durdurmaya çalıştıklarını hatırlıyorum. Allah hemşirelerden ve asistan doktorlardan bin kere razı olsun, çoğu beni tanıyordu, hemen müdahale ettiler, elimi tuttular, sakinleştirmeye çalıştılar ve gerçekten çok ilgilendiler.
Sonrasında önlem amaçlı olarak yoğun bakıma alındım, kan değerlerim ve iç kanama olup olmadığı incelendi. Yoğun bakımda ve daha sonra servise geçtiğimde özellikle M**Hoca ve U** Hoca’nın yaklaşımı, ilgisi ve muayeneleri bana güven verdi, kendilerine minnettarım. U**Hoca beni sürekli kontrol etti, sakinleştirdi, bu süreçte gerçekten yanımda hissettim.
Ancak tüm bu süreçte en çok üzüldüğüm konu, ameliyatıma giren doktorların böyle ağır bir tablo yaşanmışken yanıma gelmemeleri oldu. O an tek istediğim, ameliyatımı yapan hekimlerin gelip bana durumu açıkça anlatmaları, neden böyle bir kanama olabileceğine dair bilgilendirme yapmaları ve beni güven içinde sakinleştirmeleriydi. İnsan böyle bir korku yaşarken ameliyat ekibinden doğrudan bir güvence ve açıklama bekliyor. Çok yoğun olduklarını biliyorum ama en azından beş dakikalığına uğrayıp benimle konuşmalarını, bana açıklama yapmalarını isterdim. Bu olmadığı için hâlâ “ya tekrar olursa” korkusunu üzerimden atamıyor, kendimi güvende hissedemiyorum.
Benim yaşadığım bu olayda en büyük sıkıntım, acil servisin işleyişi, hasta karşılama düzeni, refakatçi konusunda uygulanan katı ve insani olmayan yaklaşım, aciliyet sıralamasının gerçek duruma göre değerlendirilmemesi ve hasta psikolojisine yeterince önem verilmemesidir. Bu nedenle Zeynep Kamil Hastanesi Üsküdar acil servisinin sisteminin, hasta kabul sırasının, refakatçi uygulamasının ve iletişim tarzının gözden geçirilmesini ve acil durumda olan hastalara gerçekten acil önceliğinin tanınmasını, hasta ve yakınlarına daha fazla güven, destek ve saygı gösterilmesini talep ediyorum.
Ayrıca böyle ağır bir tablo tekrar yaşanırsa, ameliyatı yapan doktorların hastayı yalnız bırakmaması, en azından kısa da olsa yüz yüze açıklama yaparak hastayı bilinçlendirmesi ve sakinleştirmesi konusunda gerekli düzenlemelerin yapılmasını rica ediyorum. Yaşadığım travmanın ve hâlâ içimde devam eden korkunun ciddiye alınmasını ve benzer durumda olan hiçbir hastanın benim yaşadıklarımı bir daha yaşamamasını istiyorum.

