24.04.2026 tarihinde erken doğum riskiyle Pendik Yüzyıl Hastanesi kadın doğum servisinde, 130 numaralı olduğunu hatırladığım odaya yatırıldım. 26.04.2026 gecesi saat 23.30 sıralarında hemşire S***** T*** NST için odaya geldi, aynı anda serum da bağlamak istedi. Kendisine, önce NST’yi bağlamasını, çekim yaklaşık 20–25 dakika sürdüğü için işlem bittikten ve yatsı namazımı kıldıktan sonra serumu takmasını rica ettim, kendisi de “tamam” diyerek NST cihazını bağlayıp odadan çıktı.
Yaklaşık 20. Dakikaya geldiğimizde bebeğim çok ciddi hareketlenmeye başladı, nefesim daraldı ve kalbimde ağrı oluştu. Refakatçıma hemşireyi çağırmasını söyledim. Hemşire gelene kadar cihazı kendi imkanlarımla çıkardım ve nefesimi düzeltmeye çalışıyordum, kalbim hâlâ çok hızlı çarpıyor ve ağrıyordu. Hemşire odaya girer girmez bu hâlimi görmesine rağmen, beni azarlar bir tavırla “Beş dakika daha dayanamadınız mı, nasıl kendiniz çıkarırsınız cihazı, ne serum istiyorsunuz, ne NST bağlanmak istiyorsunuz, ne istiyorsunuz siz? ” diyerek üzerime geldi. Refakatçi, bebeğin çok hareketlenip huzursuz olduğunu, bana da sıkıntı verdiğini, kalbimin sıkıştığını ve nefes daralması yaşadığımı anlattı, bu yüzden son 5 dakikayı bekleyemediğimi söyledi.
Hemşire, NST’yi son 5 dakika kala kendi isteğimle sonlandırdığıma dair bir belge imzalamam gerektiğini söyledi, ben de sorun çıkmasın diye “getirin imzalayayım” dedim. Zaten 20 dakikalık NST çekiminin yeterli olacağını biliyorduk, ben de kendi isteğimle 20. Dakikada cihazı durdurduğumu yazıp imzalamayı kabul ettim. Ancak hemşirenin elinde bir kağıt daha vardı ve o kağıtta, hastanede yattığım süre boyunca doktorumun benim için uygun gördüğü tüm tedavileri reddettiğime dair bir ifade yazıyordu. Benden, söylediklerimi bu red formuna da aynen yazıp imzalamamı ısrarla istedi. O an sinirlerim iyice bozuldu, hâlâ kalbim ağrıyor ve nefes nefeseydim. Kendisine, “Ben sana böyle bir şey mi dedim, hiçbir tedaviyi kabul etmiyorum mu dedim, demediğim bir şeyi neden yazıp imzalayacakmışız, sen benim adıma nasıl böyle bir şey yazarsın? ” diyerek tepki gösterdim. Getirdiği kağıtları yırtıp, odadan çıkmasını istedim.
Daha sonra hasta hakları birimine gidip durumu anlattım ve dilekçe yazdım, “İlgileneceğiz” denilmesinin dışında somut bir dönüş yapılmadı. Riskli bir gebelik sürecinde, hem fiziksel hem psikolojik olarak bu kadar hassas bir dönemde, hemşirenin hem azarlayıcı üslubu hem de gerçeği yansıtmayan bir red formunu imzalamam için ısrar etmesi beni derinden kırdı ve hastanenin personeline olan güvenimi ciddi şekilde sarstı.
Pendik Yüzyıl Hastanesi yönetiminden, ilgili hemşire hakkında gerekli incelemenin yapılarak gerekli yaptırımların uygulanmasını, tarafıma resmi bir özür iletilmesini, özellikle kadın doğum servisindeki personelin hasta iletişimi ve hasta hakları konusunda yeniden eğitilmesini ve benzer bir durumun başka hastaların başına gelmemesi için etkili önlemler alınmasını talep ediyorum.
Yorumlar