Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesinde Yaşanan Sorunlar
Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi doktoru Y****** Ö***'in 70 yaşındaki ve %70 engelli babamı hastanede güvenlik eşliğinde kovdurması. 04.06.2024 tarihinde babamın Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde Dr. Y****** Ö***'e randevusu vardı. Randevuya erken bile gittik ki sıramız kaçmasın. Ancak randevu saatimizin üzerinden saatler geçmesine rağmen sıra bir türlü gelmedi. Doktor, yarım saatte bir gidip uzun süre gelmiyordu. Babam hem lösemi hem de KOAH hastası ve %70 engelli. Kan gazı sürekli düşüyor ve oksijen makinesine bağlı olarak hayatını sürdürüyor. Bu durumu doktorun yanındaki sekretere bildirdim ve babamın durumunun hayati risk taşıdığını belirterek yardımcı olmalarını rica ettim. Ancak sekreter sinirli bir şekilde "Bu benim sorunum değil" dedi. Yüzüme karşı resmen "Baban ölüyorsa ölsün" anlamına gelen bu cümleyi kullandı. İçimden ya sabır çektim ve acile giderek durumu izah edip zorlukla oksijen tüpü alabildim. Babam ölüyor diyorum, umurlarında değil. Saatler sonra Dr. Y****** Ö*** babamı içeri aldı. Asistan da beni çağırdığı için yanında girdim. Odaya girdiğimizde doktor, "Benim mesaim bitti, gidiyorum" dedi. Çünkü saat beşte mesaisi bitiyormuş. Doktora, bunu baştan söyleseydiniz bu kadar beklemezdik dedim. Babamın durumu iyi değil ve bir daha ne zaman randevu alabileceğimiz belli değil, ayrıca zaten zamanında geldik. Doktor tüm bunlara karşılık "Bu benim sorunum değil" dedi. O an nefes alamadığımı hissettim, başım döndü ve duyduğum sözlerin verdiği acı karşısında dizlerimin bağı çözüldü. Bir insan, bir hekim nasıl bu kadar vicdansız olabilirdi? Doktor, "Daha önce bu hastanede başka bir doktora getirmişsiniz, tekrar ona götürün o zaman" dedi. Ben de, "Babam o doktorun daimi hastası değil, size randevu alabildik. Yarın o doktora götürsek randevusu yok, bakmazsa ne yapacağım?" dedim. Yine "Bu benim sorunum değil" dedi ve beni azarlamaya devam etti: "Niye daha önce getirmedin? Niye şu testleri yaptırmadın?" Dedim, "Yaptırdım, sistemde var." Zaten baksa görecek ama sırf babama bakmamak için bahane arıyordu resmen. Kaldı ki babam benim çocuğum değil. Ben çalışan biriyim ve benim de sağlık problemlerim var. Bu kadar yoğun ve yorucu bir hayat mücadelesinde hem kendime hem babama bakmaya çalışıyorum. Doktor hanım hangi hakla beni yargılayıp aşağılıyor? Sekreter de "Neden tüp getirmiyorsun?" diyor bana. O da bir yandan hesap soruyor.





