İzmir Buca Bucakoop Mahallesi 1417. Sokak’taki bir daire için 2020 tarihinde Bucakoop Turyap ofisinde, ev sahibi ile birlikte kira sözleşmesi yaptım. Sözleşmeye ev “boyalı” olarak yazıldı; ancak evi yalnızca beş dakika görebildik ve taşındıktan sonra duvarlarda lekeler olduğunu fark ettik. Daha sonra İzmir’de deprem oldu, ev hasar aldı; ev sahibi sigortadan tadilat için para almasına rağmen dairede herhangi bir tadilat yaptırmadı.
Evi teslim ederken danışman ş***** k*******, sanki ev bana boyalı teslim edilmiş gibi davranarak benden evi boyatmamı istedi. Ben bu duruma itiraz edip bilirkişi çağıracağımı söyledim ve önüme koyduğu kağıdı imzalamak istemedim. Vekâleti olmamasına rağmen kağıdı imzalamam için ısrar etti; ses kaydım da bulunuyor. İmzalamayı reddedince ofisten iki erkek çağırdı, apartmanda ve dairenin içinde bağırıp çağırarak bana baskı kurmaya, zorla imza attırmaya çalıştılar. Dairenin kapısının önüne çıkıp apartman içinde yüksek sesle “Bu kadın hasta” şeklinde sözler söyleyerek beni binaya karşı küçük düşürücü ifadeler kullandılar.
Olay sonrası polis karakoluna giderek şikayetçi oldum, savcılık soruşturma açtı; ancak mahkeme aşamasında bu sözler hakaret sayılmadı ve herhangi bir ceza verilmedi. Buna rağmen ben hiçbir evrakı imzalamaya zorlanamayacağımı, yapılan baskı, zorla imza girişimi ve apartman içinde itibarıma yönelik bu davranışların tamamen hukuka ve meslek etiğine aykırı olduğunu düşünüyorum.
Turyap genel merkezden, Bucakoop Turyap ofisinde görev yapan danışman ş***** k******* hakkında gerekli idari işlemlerin yapılmasını, ilgili ofisin bu tür uygulamalar açısından denetlenmesini, tarafıma resmi bir özürle dönüş yapılmasını ve bu süreçte benden alınan senetlerin eksiksiz şekilde iade edilmesini talep ediyorum.
Yorumlar