Aynalara küsmek istiyorsanız elbette gidilebilir. Platin sarısı olarak girdiğim kuaförden, alacalı bir saçla ve koyu kumral olarak çıktım. Kabus gibi bir 8 saat geçirdim. Saat 1’de dip boyası için randevum vardı ve tam saatinde orada oldum. Girişte asık suratlı bir beye randevum olduğunu ilettim. Bir hanımefendi geldi ve 'Randevunuz saat 1’de ama ben 2’de gelirsiniz sandım, sizi bekleteceğim biraz.' dedi :) 40 dakika sonra gelip başka bir müşterisi olduğu için geç kaldığını iletti. Buraya kadar her şey kabul edilebilirdi.
Diplerinizi açıp sonra boya yapacağım dedi. Genelde o şekilde yapılıyor. Kuaförüm İzmir’de, düğün var ve gidemedim; sizi de araştırdım. 'Umarım mutlu ayrılırım.' dedim, 'Pırıl pırıl sarılarla sizi buradan uğurlayacağız.' dedi. Tesadüf o ki İzmir’deki kuaförümü de tanıdığını söyledi. Bu bana güven verdi. Saçlarımın açma ve boyama işlemi tamamlandıktan sonra aynanın karşısına geçince gözlerime inanamadım. Resimlerden de anlaşılacağı üzere, dipleri taşırdığı için sarılarım bembeyaz olmuş, diplerim ise turuncu kalmış.
Ben sabırla ne olduğunu anlamaya çalışırken, 'Boya uzmanımızı çağıracağım, o kontrol etsin, sonraki süreçte o ilgilenecek.' dedi ve hanımefendi kayboldu. Beyefendi geldi. 'Ne oldu? ' dedi. 'Burada böyle.' dedi. 'Bana mı soruyorsunuz bu soruyu? ' dedim. 'Düzeltebilecek misiniz? ' dedim. 'Bakacağım, deneyeceğim.' deyip uzaktan bir süre izledi. Saçıma kimse dokunmaya cesaret edemedi. Saatlerce o koltukta ağladım. Sonra bir beyefendi geldi, 'Kaynak yapalım, hediyemiz olsun.' dedi :) Saçlarımı yakmışlar, aynaya bakamıyorum, kaynak yapalım deniliyor. 'Bakın, düğünümüz var, insan içine çıkacağım hale getirin.' dedim. Ağlamaktan zar zor çıkan sesimle kendi kuaförümü aradım, durumu izah ettim. Görüntülü aradı, gözlerine inanamadı. Onun önerisiyle üstüne bir boya daha yapıldı. Sadece diplerine yapın dedi ama arkadaş onu da dinlemeyip kalan platin sarılarımı da mahvetti.
Sonuç olarak, ben günlerce evde tüm samimiyetimle söylüyorum, boneyle durdum. Sonra İzmir’e gittim ama 'Saçların yanmış, şu an başka boya kaldıramaz, bekleyeceğiz.' denildi. Bakım yapıldı ve ben gerçekten o günden beri aynalara küstüm. Bu arada salonun sahibine defalarca görüşme talebim gitmesine rağmen odasından çıkıp gelmedi. Ö*** Bey, özür dilemek bir yana, yerinden kalkmaya bile tenezzül etmedi. Yazık, gerçekten bilmiyorsan dokunma; bu kadar basit bir kural. Belimde olan saçlarımı tepemde toplamak ya da örmek zorundayım. Düzelene kadar böyle bekleyeceğiz.
Yorumlar