Sakarya Arifiye Fatih Anaokulu Hayal Kırıklığı Ve Güvensizlik Yaşama
Sakarya Arifiye Fatih Anaokulu 4 yaş b sınıfında yaşadığımız olaylar nedeniyle hem çocuğum hem de ben ciddi anlamda hayal kırıklığı ve güvensizlik yaşıyorum. Sene başında öğretmen, 4 yaş grubu için çeşitli etkinlikler yapılacağını, bu etkinliklerin çocukların gelişimi ve enerjilerini doğru kullanmaları açısından çok faydalı olacağını söyleyerek bizi umutlandırdı. Ancak bütün yıl boyunca yapılan tek etkinlik çocukların bir kez sinemaya götürülmesi oldu, özellikle ikinci dönem hiçbir etkinlik yapılmadı ve çocuklara sadece kesme, boyama, resim yaptırıldı. Bu durum çocukların okula gitmek istememesine kadar vardı.
Bunun yanında okulda çocukların güvenliğini ciddi şekilde ihlal eden uygulamalara şahit olduk. Yemekhane üst katta olmasına rağmen öğretmen, “size güveniyorum, siz dikkatli inip çıkarsınız” diyerek çocukları kendi başlarına merdivenlerden indirip çıkarıyor, kendisi ise asansörü kullanıyor. Bu durum sene başından beri defalarca yaşandı. Bu dikkatsizlik ve özensizlik yüzünden birkaç öğrenci merdivenlerde düşmüş, hatta bir öğrencinin düşme olayını kendi öğretmeni değil, başka bir öğretmen fark etmiş. Öğretmen, çocuk düştükten yaklaşık bir saat sonra veliye sadece mesaj atmış ve arama gereği duymadığını söylemiş.
Ayrıca öğretmenin çocukları manipüle ettiğine bizzat şahit olduk. Kendi oğlum parkta düşüp burnu morarmış ve kanamış, kanı kurumuş haldeydi, oğlum o sırada öğretmenin yanında olmadığını söylemişti. Konuşmak için öğretmenin yanına gittiğimizde, öğretmen çocuğuma “Ben oradaydım değil mi oğlum? ” diyerek baskı yapmaya çalıştı, bu durum oğlumu rahatsız etti ve oradan hemen uzaklaşmak istedi. Bu olaylar yaşanırken veliler kamera kayıtlarını talep ettiğinde ise idare, son derece lakayıt bir tavırla kayıtların zaten silindiğini söyleyerek geçiştirdi. Tüm bu süreçte ne öğretmenden ne de idareden en azından bir özür bile duymadık; tam tersine, velileri sakinleştirmek yerine tartışmaya hazır, üste çıkan bir tavırla karşılaştık.
Bizler çocuklarımızı, yani canımızın yarısını bu okula emanet ediyoruz. Okul yönetimi ve öğretmenlerin, kendi evlatları da aynı şeyi yaşasa nasıl hissedeceklerse, çocuklarımıza da aynı özen ve hassasiyetle yaklaşmalarını bekliyoruz. Benzer sorunları sadece ben değil, birçok veli yaşadı ve aynı konularda şikayetçi oldu, hatta yeni dönemde pek çok aile sadece öğretmeni değil, okulu bile değiştirmek zorunda kaldı. Yaşanan bu ihmallerin ve iletişim sorunlarının ciddiyetle incelenmesini, güvenlik ve gözetim konusunda gerekli tedbirlerin alınmasını, öğretmen ve idarenin çocuklara ve velilere karşı daha sorumlu, şeffaf ve saygılı bir tutum benimsemesini, benzer olayların tekrar etmemesi için somut adımlar atılmasını talep ediyorum.




