Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uveit Bölümü Sekreterinin Tutumu
Göz polikliniğinin uveit bölümünde sıram gelip içeri girdiğimde, damla saati geldiği ve elimi süreceğim için mikrop kapmamak adına ilk kez, odadaki lavaboda ellerimi yıkama ihtiyacı duydum. Peçete çektiğimde parçalandığı için birkaç kez kalan parçaları almak için hamle yapmak zorunda kaldım. Sonra ayakkabıma elimi sürmek zorunda kalınca, bir peçete daha kullandım. Meğerse sekreter hanım gözlüğünün üstünden beni izlemiş. 'Kaç kere peçete aldın? Sonra bitiyor, kullanamıyoruz,' dedi öğretmen edasıyla. Abartarak dört yaprak kopardığımı iddia etti. 'Daha neler?' dedim hayretle. 28 sene öğretmenlik yapıp emekli olduğumu, vergilerimi ödediğimi, vatana pek çok doktor, avukat yetiştirdiğimi anlattım. Onca yılın ardından devletin iki-üç parça peçetesini de kullanmaya hakkımın olabileceğini söyledim. Bununla da yetinmeyip işim bittikten sonra kantinden bir paket kağıt havlu alıp odaya teslim ettim. Odadaki doktor, 'Gerek yok, böyle bir şeye yanlış anlaşılma olmuş. Pazartesi yine geleceksiniz, operasyonunuz var,' diyerek beni yatıştırmaya çalıştılar. Sekreter olduğunu iddia eden hanım da 'Yok, gerek yok, alın götürün,' dese de kesinlikle almayacağıma, söylenen ve yapılan tavrın çok ağrıma gittiğini, devletimin aşığı olduğumu, hiçbir şekilde ihtiyacım olmayan bir şeyine el uzatmayacağımı üstüne basarak ifade edip çıkıp geldim. Şunu bir kere daha anladım ki, bu tür devlete ait hizmet alınan birimlerde kraldan çok kralcılar, insanları isyan ettirip tavırlarıyla, egolarıyla bıktırıp, özellikle hastanelerde hasta insanların psikolojisini düşünmeyip sıkıntıların üzerine sıkıntı ekliyorlar.













