Namet Salamda Küf Sorunu Sonrası İlgisiz Yaklaşım Ve Güven Kaybı


Bu metin, tamamen kendi yaşadığım bireysel tüketici deneyimine, kişisel gözlemlerime ve oluşan kanaatime dayanmaktadır.
Büyük bir marketten 3 paket Namet hindi salam satın aldım. Ürünlerin ambalajları kapalıydı ve son kullanma tarihleri uygundu. Ürünü açtıktan sonra ilk paketi tükettim. İkinci paketten bir dilim aldıktan sonra ürünü buzdolabına koydum. Yaklaşık 1 saat sonra dolabı açtığımda üründe küflenme oluştuğunu açıkça gözlemledim.
Bu durum üzerine Namet müşteri hizmetleriyle iletişime geçtim. Yapılan görüşmede ürünle ilgili herhangi bir kusur kabul edilmedi. “Partide sorun yok” denildi, konu tamamen marketin depolaması ve soğuk zincire bağlandı. Tarafıma ne tatmin edici bir açıklama ne de çözüm sunuldu. Yaşanan durum, bir gıda ürünü için olması gereken ciddiyetle ele alınmadı.
Benim açımdan burada asıl sorun, tek bir ürünün bozulmuş olması değil; tüketicinin maruz kalabileceği sağlık riskinin hafife alınmasıdır. Sorumluluk almak yerine, konunun sistematik biçimde başka taraflara yönlendirilmesi dikkat çekicidir.
Bu deneyimden sonra Şikayetvar gibi herkese açık platformlarda firma hakkında yapılan paylaşımları inceledim. Aynı firmaya ait benzer içerikte çok sayıda şikayet bulunduğunu gözlemledim.
Bu incelemeler sonucunda oluşan kişisel kanaatim şudur:
Şikayetlerin yoğunluğu ve içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, firmanın hijyen, kalite kontrol ve tüketici memnuniyeti konularında yeterli özeni göstermediği yönünde ciddi bir izlenim oluşmaktadır. Ayrıca, sorunlar karşısında sorumluluk almaktan ziyade mevzuat sınırları ve ticari prosedürler arkasına sığınılan bir yaklaşım sergilendiği kanaatine vardım.
Bu bir suçlama değildir.
Bu kesin bir tespit değildir.
Bu, yaşanmış bir olay ve sonrasında yapılan incelemeler sonucu oluşmuş kişisel bir tüketici değerlendirmesidir.
Bu deneyim sonrası Namet markasına olan güvenim zedelenmiştir. Kendi adıma ürünlerini tercih etmeme ve çevremi dikkatli olmaları konusunda bilgilendirme hakkımı kullanıyorum.
Gıda ürünlerinde beklenti nettir: Güven, sorumluluk ve şeffaflık.
Takdir kamuoyunundur.
Gelişme: Firmadan tarafıma iletilen yanıt, ne yazık ki yaşanan durumu açıklamaktan çok sorumluluktan kaçma refleksini teyit eder niteliktedir. Küflenmiş bir gıda ürünüyle ilgili yapılan başvuruda; ürünün neden bu hale geldiğine dair tek bir teknik açıklama yok, tüketicinin maruz kalabileceği sağlık riskine dair tek bir cümle yok, çözüm, telafi ya da sorumluluk almaya yönelik hiçbir somut adım yok. Buna karşılık, konu yine “partide sorun yok” denilerek tamamen başka taraflara yönlendirilmiştir. Bu yaklaşım, benim için artık meselenin tekil bir ürün değil, firma anlayışı olduğunu netleştirmiştir. Gıda sektöründe faaliyet gösteren bir markanın, tüketicinin yaşadığı riski bu kadar kolay geçiştirmesi kabul edilebilir değildir. Bu yanıt, güven vermek bir yana, mevcut güvensizliğimi pekiştirmiştir. Kendi adıma bu markadan uzak durma ve çevremi uyarmaya devam etme kararım nettir. Herkesin aynı bilinçle değerlendirme yapsın.
Bu paylaşım, tamamen kendi yaşadığım ve doğrudan muhatap olduğum tüketici deneyimine dayanmaktadır. Namet markalı salamda yaşadığım küflenme vakası sonrası firma ile yapılan görüşmeler, sorunun kendisinden çok firmanın yaklaşımını ortaya koymuştur. Firma, ürünü tüketiciye sunan marka olmasına rağmen, “partide sorun yok” diyerek tüm sorumluluğu markete yönlendirmiştir. Yediğimiz gıdanın sağlığımızı tehdit etmiş olabileceğine dair tek bir cümle dahi kurulmamıştır. Daha da dikkat çekici olan, farklı bir firma temsilcisinin, görüşme sırasında açıkça bu durumun tüketici tarafından oluşturulmuş olabileceğini doğrudan ifade etmesidir. Küflenme, bozulma, yabancı madde gibi gıdaya aykırı her durumun, en sonunda tüketiciye yüklenmeye çalışıldığı bir anlayışla karşılaşıldı. Görüşmelerde kimlik paylaşmayan, ismini söylemeyen, sıfatını netleştirmeyen kişilerle muhatap oldum. “Yetkiliyim” denildi, ardından “üst düzey müdürüm” denildi; ancak prosedür gerekçesiyle hiçbir bilgi paylaşılmadı. Kurumsal olduğu düşünülen bir firmanın, tüketiciyi kimliği belirsiz kişilerle muhatap etmesi ayrıca düşündürücüdür. Benzer şekilde, başka tüketicilerin yabancı cisim çıkması gibi ciddi şikayetlerine de benzer yanıtlar verildiği görülmektedir. Bu yaşananlar, tekil bir ürün sorunundan ziyade, tüketiciye yaklaşım konusunda herkesin bilmesi gereken bir zihniyeti açıkça göstermektedir. Bu markanın hangi ürününü kullanıyorsanız almadan önce milyon kere zihninizde düşünmek gerekir. Takdir kamuoyunundur.
28/03/2026 Firma, tarafımızca iletilen şikayete rağmen konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmamış, yükümlülüklerini yerine getirmemiştir.






























