LGS Sınavının Aşırı Zorluğu Ve Tartışmalı Sorulara Karşı İptal Talebi

Bu yıl yapılan LGS sınavı hem kendi çocuğum hem de tüm 8. Sınıf öğrencileri için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Çocuklar aylarca, ağır bir stres altında, psikolojik olarak yıpranarak bu sınava hazırlandılar; ancak özellikle Türkçe ve matematik testlerinde soruların düzeyi, bu yaş grubunun seviyesinin çok üzerinde hazırlanmıştır.
Türkçe testinde yer alan bazı soruların hem çeldiriciliği hem de anlam bakımından hatalı olduğunu düşünüyorum. Özellikle “hangi duygu yoktur” şeklindeki 11. Soruda, metinde geçen “hayret etmek, şaşırmak, hoşgörü, sinirlenme, merak” gibi ifadeler, seçeneklerdeki duygularla örtüşmesine rağmen doğru cevabın “şaşırma” olarak kabul edilmesi, hem anlam bilgisi açısından tutarsız hem de çocukların kafasını karıştıran bir durumdur. “Hayret etmek” kelimesinin sözlük anlamı dahi “şaşırmak” ile doğrudan bağlantılıdır. Çocuklar metni okuduğunda, seçeneklerdeki duyguların hepsinin metinde bir şekilde bulunduğunu görmektedir; buna rağmen cevap anahtarında bunlardan birinin yok sayılması, sınavın güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
Benzer şekilde bazı grafik ve yorum sorularında da ifade biçiminin çocukların zihnini gereksiz yere karıştırdığını düşünüyorum. Örneğin, orman alanlarıyla ilgili bir grafikte “artış-azalış oranı” gibi daha net bir ifade kullanılabilecekken bunun yerine “yıllara göre değişimi” ibaresinin kullanılması, sınav stresi altında olan bir öğrencinin, grafiği yıllar arası fark gibi mi, yoksa bir önceki yıla göre değişim gibi mi yorumlayacağını belirsiz kılmaktadır. Bu tip ifadeler, bilgi ve yorum gücünü ölçmekten çok, stres altındaki çocuğun kelime oyunlarıyla hata yapmasına yol açmaktadır.
Matematik testindeki soru tarzları ve zorluk düzeyi ise pek çok öğrencinin seviyesinin çok üzerindedir. Konulara aylarca emek verip düzenli çalışan öğrenciler bile, soruların aşırı zor ve gerçekçi olmayan kurgusu nedeniyle moral olarak ciddi şekilde yıkılmıştır. Bu durum, çocukların emeklerinin karşılığını alamamasına ve kendilerine olan güvenlerinin sarsılmasına neden olmuştur.
Ben bir veli olarak, çocuğumun OBP’sinin oldukça yüksek olmasına rağmen, bu sınavdaki aşırı zorluk ve tartışmalı sorular nedeniyle LGS puanının düşük kalacağını, buna karşın yıl boyu gösterdiği emeğin ve başarısının görmezden gelineceğini düşünüyorum. OBP puanının yerleştirmede neredeyse hiçbir işe yaramaması, bu emekleri boşa çıkaran, sonucun tek bir sınav dakikasına bağlandığı adil olmayan bir sistem ortaya koymaktadır. Elbette OBP ile alan bazı okullar olduğunu biliyorum; fakat bu okulların seviye durumlarının genel olarak daha düşük kalması, akademik olarak güçlü öğrencilerin hak ettikleri okullara gidememesi sonucunu doğuracaktır.
Tüm bu sebeplerle, bu yıl yapılan LGS sınavının adil olmadığı kanaatindeyim ve sınavın iptal edilmesini talep ediyorum. Öğrencilerin, özellikle de yıl boyunca yüksek başarı gösterenlerin, sadece LGS puanına değil, OBP’lerine göre yerleştirilmesinin çok daha adil olacağına inanıyorum. Talebim, bu yıl tüm okulların LGS puanı yerine OBP puanı ile öğrenci alması ve çocukların yıl boyu verdikleri emeğin dikkate alınmasıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan beklentim, bu sınavdaki soru niteliği, zorluk düzeyi ve özellikle tartışmalı Türkçe soruları hakkında detaylı bir inceleme yapılması, mağduriyet yaşayan öğrencilerin hakkının korunması ve daha adil bir yerleştirme sistemi için gerekli adımların atılmasıdır.




Çok doğru ve güzel anlatmışsınız teşekkür ederim bizlere de tercüman oldunuz. Artık bu ülkede çocuklar, gençler okumasın eğitim alamasın diye ne gerekiyorsa yapılıyor olan çocuklarımıza oluyor maalesef çok üzgünüm