Hijyen Ve Güvenlik Eksikliği Nedeniyle Kalitesiz Veteriner Hizmeti

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hayvan Hastanesi dahiliye bölümüne bu ay içinde kedimiz için başvurduğumuzda, bir üniversite hastanesinden beklediğimiz düzenden ve özen seviyesinden çok uzak bir tablo ile karşılaştık. Açıkçası acil bölümünün kapısına “asla girilmez” yazılsa yeridir diye düşündürecek kadar eski ve 1970’lerin sağlık sistemini andıran bir ortam vardı.
Hastanenin genelinde ağır bir koku hakimdi ve hijyen neredeyse yok gibiydi. Güvenlik anlamında da ciddi bir zafiyet hissettik; pitbull da dahil olmak üzere çeşitli köpekler ağızlıksız şekilde kedilerin bulunduğu alanlara kadar giriyor, her an bir kavga çıkacakmış hissi veriyordu. Buna rağmen güvenlik görevlisinin yaklaşık 6 saat boyunca yerinden kalkmadan maç izlediğine bizzat şahit olduk.
Ücretlendirme tarafı ise ayrı bir rahatsızlık konusu oldu. Hoca ücreti, değerlendirme ücreti, test ücreti, röntgen ücreti, serum ücreti, serum takma ücreti gibi pek çok kalem altında ücret talep edildi. Toplamda kredi kartı ile 1000 + 3000 + 4600 + 900 + 300 + 9500 TL olmak üzere ciddi bir ödeme yaptık. İnsanların en çaresiz anlarının bu kadar parçalı ve ticari bir yaklaşımla ücretlendirilmesi bizi derinden üzdü.
Tıbbi süreçte yaşadıklarımız ise çok daha yıpratıcıydı. Kedimiz için kan tahlili alınması gerektiğinde, kan almakla görevli personel yaklaşık yarım saat boyunca tüm patilerini defalarca delerek ancak yarım tüp kan alabildi. Ertesi gün kendi veterinerimize gittiğimizde damar yolunun iki dakika içinde açıldığını gördük. Akşam tekrar serum için hastaneye döndüğümüzde aynı personelin “yarın acilciyim, elim alışsın” dediğini duymak bizi adeta şoke etti. Kedimiz ölüm sınırındayken, kimsenin tecrübe kazanma alanı olamazdı.
Serum uygulaması sırasında da sorun yaşadık; serumun bir kısmının deri altına gittiğini fark ettik. Saat 16.05 olduğunda bu kez serum takacak personel bulunamadı ve bize sadece “acile gidin” denildi. Acile geçtiğimizde ise manzara daha da moral bozucuydu. Kanser hastası köpeğiyle yardım arayan insanlar, pıhtı atan kedisi için görevli bulamayan sahipler ve hipotermiye girmiş, vücut ısısı 35 derece olan 5 aylık bir yavru kedi gibi ağır durumdaki hastalar vardı. Buna rağmen personelin önemli bir kısmı dışarıda sigara içip sohbet ediyor, içerideki hayvanlar adeta kaderine terk edilmiş hissi veriyordu.
Bina eski olabilir, yoğunluk yaşanıyor olabilir, cihaz eksiği olabilir; bunların hepsi bir yere kadar anlaşılabilir. Ancak vicdan, sorumluluk ve merhamet eksikliği hiçbir şekilde kabul edilemez. O gün hastaneden çıktığımızda gerçekten bir üniversite hastanesinde miydik yoksa yıllar öncesinin sağlık sistemine mi ışınlandık diye sorguladım.
Bu şikayeti öfkeyle değil, başka hayvanlar ve sahipleri aynı şeyleri yaşamasın diye yazıyorum. Bu süreçte yaşananların incelenmesini, hijyen ve güvenlik başta olmak üzere personel tutumu, tıbbi süreçlerin işleyişi ve ücretlendirme politikasının gözden geçirilmesini, gerekli denetimlerin yapılarak iyileştirmelerin bir an önce hayata geçirilmesini istiyorum. Ayrıca bu yaşananların yetkili mercilerce ve mümkünse basın tarafından da araştırılıp görünür olmasını talep ediyorum.










Ya otopark ücreti 🤔 sanırsın Esenler otogarına gitmişsin, insanlar hasta patililerini için oraya geliyorlar ve fahiş bir otopark ücretlendirmesiyle karşılaşıyorlar,1 saat kadar 150 TL bir saat 2 dakika kalmışım diye 200 TL ödedim, doktor yerinde olsaydı da içeride kaldığım süre uzamasaydı ; bu arada ödediğim 910 TL muayene ücreti ve 7.070 TL tahlil ücretinden bahsetmedim bile düpedüz soygun, sokaktan veya barınaktan sahiplenin diye kamu spotu yayınlıyorlar ama bütçemizi aşan tedavi süreçlerinde yalnızız, reçeteyi yazdılar aldığım ilaçlar ve serum iğne vb. Uygulamalar için de 10.000 TL masraf toplam 20.000 TL masraf, sokaktan alıp sahiplendiğim annesiz babasız 4 aylık Tekir kedim için 20.000 TL emekli maaşı reva görülen kişinin yaptığı masraf 😡😡