12 Şubat 2026 günü saat 09.05 civarında Zeynep Kamil Hastanesi durağından Kadıköy yönüne giden bir İETT otobüsüne binmek için durağa geldim. Şehrin yabancısı olduğum için şoföre Kadıköy sahile gidip gitmediğini sordum, ağzının içinde, anlaşılmaz bir şekilde konuştu. Tekrar sorduğumda “geçiyor” dedi ama son derece isteksiz ve kaba bir tavrı vardı. Elimde iğnelerim ve ilaçlarım olmasına rağmen, otobüs hareket halindeyken “hadi bin abla ya, seni mi bekleyeceğiz” şeklinde tersleyici ifadeler kullandı.
Aynı otobüste başka yolcular da şoföre farklı durakları sorduğunda, özellikle yaşlı kişiler için de son derece saygısız ve kırıcı bir üslup kullandı. İnsan gibi cevap vermek yerine, “yukarıdaki yazıyı oku” diyerek tersledi. Okuma güçlüğü olan, yaşlı veya o güzergahtan habersiz insanların olabileceğini hiç dikkate almadan, adeta azarlayarak konuştu. Bu tavır, toplu taşıma hizmeti veren bir kurumun personeline kesinlikle yakışmıyor.
Bunun yanında, zaman zaman AKBİL bakiyesi yetmediğinde ve yanımızda nakit para olmadığında yolcunun hiçbir şekilde düşünülmemesi, “in” denerek ortada bırakılması da büyük bir sorun oluşturuyor. O anda eve dönmesi gereken, sağlık durumu hassas veya maddi durumu kısıtlı insanlar zor durumda kalıyor. Bu sistemin insan odaklı olmaması ve şoförlerin en ufak bir tolerans bile göstermemesi biz yolcuları ciddi anlamda mağdur ediyor.
Olay sırasında şoförün davranışlarını kayıt altına almak için fotoğrafını da çektim, istenirse yetkililerle paylaşabilirim. İETT’den beklentim, şoförlerin özellikle yolcularla iletişim, saygı, sevgi ve anlayış konularında ciddi şekilde uyarılması ve gerektiğinde yaptırım uygulanmasıdır. Ayrıca hem bu olayla ilgili kamera ve sistem kayıtlarının incelenmesini hem de yolcu mağduriyetini azaltacak, daha anlayışlı ve insan odaklı bir uygulama politikasının hayata geçirilmesini talep ediyorum.
Yorumlar