Gaziantep Şehir Hastanesi'nde Çelişkili Doktor Tavırları Ve Tutarsız Yatış Kararları
31 Ocak 2026 günü saat 17.00 civarında Gaziantep Şehir Hastanesi hamile acil bölümüne kanama şikayetiyle başvurdum. Herhangi bir sancım yokken kanamam olduğu için doğal olarak çok endişeliydim. Beni muayeneye aldılar ancak muayene eden doktorun hem ultrasonla hem de alttan muayenede yeterince tecrübeli olmadığını hissettiren bir yaklaşımı oldu. “Bebeğin kalp atışlarını duyamıyorum” diyerek beni büyük bir korku ve paniğe sürükledi.
Daha sonra başka bir doktor geldi, ultrasonla baktı ve hemen kalp atışlarını bulup duydu, o anda biraz olsun rahatladım. Fakat ilk doktor bu kez de “rahatlama, bebek her an düşebilir” şeklinde bir ifade kullanarak beni tekrar gereksiz bir şekilde korkuttu. Ardından “hemen sana yatış yapmalıyız, ciddi kanaman var” diyerek yatış istedi. Sonra başka bir yetkili gelip yatışa gerek olmadığını söyledi. Aynı hastanede, aynı anda, bir doktor yatış derken diğerinin gerek yok demesi beni tamamen güvensizliğe itti. “Çözümünüz nedir, siz ayrı söylüyorsunuz, diğerleri ayrı” diye sorduğumda da net ve tutarlı bir açıklama yapamadılar.
Bana, yatış yapılsa bile burada sadece yatacağım, herhangi bir işlem yapılmayacağı, “ha evde yatmışsın ha burada” denilerek eve gitmem önerildi. Detaylı ultrason yapılmadı, yalnızca kullandığım Progestan’a devam etmem söylendi, oysa Progestan’ı fitil formunda da düzenleyebilirlerdi. Sonuç olarak hiçbir somut işlem yapılmadan, ciddi bir korku ve endişe içinde evime gönderildim. 11 haftalık hamileyim, bu üçüncü gebeliğim ve ikinci gebeliğim kürtajla sonlanmışken bu kadar hassas bir dönemde bu kadar acemice ve çelişkili bir yaklaşımla karşılaşmak beni derinden sarstı.
Ben, özellikle hamile acil gibi hassas bir birimde görev yapan doktor ve personelin daha profesyonel, bilgili, birbirleriyle çelişmeyen ve hastayı panik yerine güven duygusuyla karşılayan bir yaklaşım sergilemesini istiyorum. Benim yaşadığım bu acemice ve çelişkili süreci başka hiçbir annenin yaşamaması için gerekli incelemelerin yapılmasını ve gerekli görülen adımların atılmasını talep ediyorum.









Ben eşim, i acile götürmüştüm. Hemşire NTS ye bağlayıp cihazın sesini kısıp, erkek güvenlik ile hastane önündeki kafeye oturmaya gittiler eşimi NTS de unuttular. Çalışan cihazda çıkan kağıt devasa boyuta ulaşmış oradan geçen tevafuk eşimin tanıdığı hemşire görüyor hemen makineyi kapatıyor. Yani hamileler hekimlere emanet değil bu hastanede