Bir Kurumsal Sabır Testi: DRD ve Cardo Hikayesi
28 Ocak’ta Kadıköy DRD’den "kurumsal güven" ve taksit avantajı nedeniyle Cardo Spirit ikili interkom aldım. Honda kullanıcısıyım, "Cardo üzmez" dedim ama kutuyu açtığımda mikrofonun bozuk, bağlantının kopuk olduğunu gördüm. Basit bir Çinli cihazın bile yapmadığını sıfır Cardo yaptı; markadan anında soğudum.
Ataşehir DRD’de T**** Hanım sorunu bizzat teyit etti. Ben de ayıplı maldaki yasal hakkımı kullanarak iade talep ettim. "Bir-iki haftaya hallolur" dendi ve macera başladı. Bir hafta sonra "Özen Motor’u (distribütör) aramanız gerek" dediler. Satıcıyla distribütör arasındaki köprü ben oldum; bu mesai için DRD'den yevmiye talep etmedim henüz. Mailleşmeler "rutin süreç" sakızı gibi uzadı.
Derken WhatsApp’tan müjde: "Cihaz hazır, hangi şubeden alırsınız? " Aradığımda "Tamir ettik, gel al" dediler. İade istediğimi defalarca söylememe rağmen "İade bizimle değil, Özen ile ilgili" yanıtını aldım. Özen’i arıyorum, "İadeyi satıcı yapar" diyorlar. Kurumsal markalar arasında pinpon topuna döndüm.
Ertesi gün DRD’den başka bir hanımefendi aradı. İade ısrarıma karşılık, "Neden iki hafta sonra getirdiniz? " diye sordu. Ailemden birini kaybettiğimi, yaş sürecinde olduğumu söyleyince konu bir anda terapi seansına evrildi. Hanımefendi kendi travmasıyla teselli verdi: "Ben de telefon aldım bozuk çıktı, iade almadılar, Hakem Heyeti’ne gidin o zaman" dedi. Kendi iade alamadığı telefonun acısını benden çıkarıp "ne yaparsan yap" muamelesi çekti.
16 yıllık motorcuyum, böyle bir süreç görmedim. 15 bin TL’lik ayıplı mal için verilen bu "kurumsal Meydan okuma" takdire şayan. DRD çalışanlarını ve dert ortağım hanımefendiyi tebrik ediyorum. En azından dertleştik. Umarım o da telefonunu iade edebilmiştir; çünkü kurumsal bir yerden alsa 2 yıl içinde iade edebilirdi... Ama işte, her yer "gerçekten" kurumsal olamıyor.
Yorumlar