İzinsiz İsminiz Polatpaşa Camii Hoparlörlerinden Anons Edildi

Mağusa’da, Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu karşısında bulunan Polatpaşa Camii’nden zaman zaman yapılan anonslarda ismimin geçtiğini duyuyorum. Bugün İş Bankası önünde sırada beklerken yine yakındaki bu camiden yapılan anons'ta adımın geçtiğini duydum. Bu olay ilk kez yaşanmıyor; birkaç yıl önce, yaklaşık iki ay önce ve son günlerde farklı tarihlerde de benzer şekilde ismimin anonslarda geçtiğine şahit oldum.
İsmimin kamuya açık bir alanda, rızam olmadan, cami hoparlörlerinden anonslarda kullanılması benim için son derece rahatsız edici, kabul edilemez ve kişisel haklarımın ihlali niteliğindedir. Bu durum kasıtlı yapılıyorsa, hem kişisel verilerimin ve kimliğimin izinsiz kullanılması hem de kamusal alanların ve dini bir mekanın amacı dışında kötüye kullanılması anlamına gelmektedir.
Bu süreçte Lefkoşa’daki Din İşleri Dairesi’ne başvurdum; ancak başvurumla ilgili tarafıma herhangi bir geri dönüş, açıklama veya yapılan bir işlem bilgisi verilmedi. Bu da kurumlara ve sorumlulara olan güvenimi ciddi şekilde zedelemektedir.
Kıbrıs Türk Din İşleri Dairesi’nden talebim, Polatpaşa Camii’nde görevli olan ve ezanı dışarı aktarma yetkisine sahip imam, müezzin veya ilgili her kim ise, bu uygulamaya derhal son verilmesi, sorumlular hakkında gerekli soruşturmanın başlatılması, görevden alınmaları ve cezalandırılmalarıdır. Ayrıca bu durum nedeniyle benden özür dilenmesini bekliyorum.
Bu konuyu ciddiyetle takip ettiğimi, yaşananları kayıt altına aldığımı ve gerekirse resmi ve hukuki yollara başvurarak haklarımı korumakta kararlı olduğumu özellikle belirtmek isterim. Hiç kimsenin bu şekilde hedef gösterilmesine veya isminin kamuya açık alanlarda izinsiz kullanılmasına izin verilmemelidir.
Gelişme
Kıbrıs’ın kuzeyinde, Lefkoşa kazasına bağlı köyümüzde bulunan Yeniceköy Camii ve bağlı olduğu Kıbrıs Türk Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında yaşadığım ağır mağduriyet nedeniyle bu şikayeti yazmak zorunda kaldım. 2017 yılında yaşanan süreçler sonucunda iş yerimden ayrılmak zorunda kaldım, sonrasında ise hukuki yollara başvurmamın çeşitli şekillerde engellendiğini, haklarımın görmezden gelindiğini düşünüyorum.
Camide görev yapan imamın, cami içerisindeki duyurularda ve özellikle ezan sonrasında yaptığı konuşmalarda ismimi açıkça telaffuz ederek, sanki bir suç işlemişim gibi ima ve ifadelerde bulunduğuna, beni cemaat ve köy halkı önünde hedef gösterdiğine inanıyorum. Bu duyuruların, ismimin kullanılması ve hakkımda olumsuz çağrışım yaratacak cümlelerle yapılması sebebiyle kişilik haklarımın ağır şekilde zedelendiğini, toplum içinde küçük düşürüldüğümü ve damgalandığımı hissediyorum.
Bu süreçle bağlantılı olarak yalnızca imam ve cami yönetiminden değil, aynı zamanda polis ve diğer bazı resmi makamlardan da yeterli ve tarafsız bir inceleme göremediğim kanaatindeyim. Yaptığım şikayetlere rağmen iddialarımın ciddiyetle ele alınmadığını, aksine farklı girişimlerle hakkımda yeni suçlamalar üretilmeye çalışıldığına dair ciddi endişelerim bulunuyor. Tarafsız ve adil bir değerlendirme yapılmadığını, sesimi duyuramadığımı düşünüyorum.
Yaşananların sonucunda hem sosyal hem de psikolojik olarak ciddi biçimde yıpranmış durumdayım. Günlük hayatımda farklı ortamlarda rahatsız edildiğimi, zaman zaman psikolojik baskı ve taciz olarak değerlendirdiğim davranışlara maruz kaldığımı hissediyorum. Bu ortamda kendimi güvende hissetmiyor, itibarımın bilinçli şekilde zedelendiğine inanıyorum.
Tüm bu nedenlerle, Kıbrıs Türk Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve ilgili denetleyici makamların olayı detaylı ve tarafsız bir şekilde incelemesini, camide ismim kullanılarak hakkımda yapılan olumsuz ve suçlayıcı duyuruların araştırılmasını, sorumlular hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılmasını talep ediyorum. Hakkımda yaratılan olumsuz algının düzeltilmesini, kimliğimi ve kişiliğimi hedef alan bu tutumların sonlandırılmasını ve mağduriyetimin giderilmesi için gereken tüm adımların atılmasını istiyorum.












