Almanca Kursu Sonrası Okulun Keyfi Etiketlemesi Ve Kayıt Reddi
Denizatı Okulları Ataşehir şubesine çocuğumu kaydettirmek istedim, ancak doğrudan okula alamadıklarını, önce Almanca kursuna katılması gerektiğini söylediler. Çocuğum bu Almanca kursuna başladı ve üç hafta boyunca düzenli olarak derse girdi.
Kurs sonunda yaptığımız görüşmede, çocuğumun “okula uygun olmadığı”, derste garip sesler çıkardığı ve dersi dinlemediği söylenerek okula alınamayacağı tarafıma sözlü olarak iletildi. Bu ifadeler, hem üslup hem içerik olarak son derece kırıcı ve keyfi bir etiketleme niteliğindeydi.
Oysa çocuğum üstün zekalıdır, derste anlatılanları eksiksiz not almış, defterine düzenli bir şekilde yazmış, tüm kalıpları ve kelimeleri ezberlemişti. Davranışsal hiçbir problemi yoktur. Böyle bir durum olsa zaten uyarılsa anında dikkate alacak bir çocuktur. Çocuğum çalışkan, yönlendirmeye açık, verilen yönergeleri alan, terbiyeli ve çevresinden sürekli övgü alan bir çocuktur. Açıkçası, kişilik ve akademik potansiyel olarak bu okuldan üstün olduğunu düşünüyorum; çocuğumun değil, okulun bu süreci yönetme biçiminin problemli olduğunu görüyorum.
Biz çocuğumuzu özellikle Almanca için bu okula yönlendirmiştik; akademik başarı açısından zaten bazı kaygılarım vardı. Yaşanan bu süreç sonunda, kaybeden tarafın okul olduğunu düşünüyorum ve bu yaklaşımı kınıyorum. Çocukları bu şekilde keyfi biçimde etiketleyen bir zihniyeti asla kabul etmiyorum.
Okul yönetiminden, çocuğuma ve bize karşı sergilenen bu tutum için özür dilenmesini, kayıt ve değerlendirme sistemlerinin ciddiyetle gözden geçirilmesini ve çocuklara yönelik bu etiketleyici bakış açısını değiştirecek adımlar atılmasını talep ediyorum. Aksi takdirde konuyu Milli Eğitim Bakanlığı’na taşıyacağımı ve hukuki süreç başlatacağımı, benzer bir yaklaşımın başka çocuklara ve ailelere yaşatılmaması için tüm resmi haklarımı kullanacağımı belirtmek istiyorum.



