Çerkezköy Devlet Hastanesinde Çocuk Acil Servisindeki Yetersiz Donanım Ve Kırıcı Doktor Tutumu
Çocuğumun yataktan düşmesi sonucu 06.02.2026 tarihinde saat 10.30 civarında ambulansla Çerkezköy Devlet Hastanesi acil servisine götürüldü. Beyinde bir sorun olup olmadığının anlaşılması için tomografi çekildi ve sol tarafta ince bir kanama tespit edildi. Bunun üzerine klinikteki cerrah, eşimin telefonundan beni arayarak hastanenin çok kötü olduğunu, yeterli donanım bulunmadığını, çocuk yoğun bakımının olmadığını, çocuğun çok acil olarak Çam Sakura’ya götürülmesi gerektiğini, ameliyatlık bir durum olabileceğini söyledi. Ben de işten apar topar çıkarak hastaneye geldim.
Hastanenin imkanları yetersiz olduğu söylendiği için çocuğu hemen alıp götüremedik. Yaklaşık 4 saat sonra tekrar tomografi çekilebileceği söylendi ve bu süre içinde bekledik. Beklerken, "Madem durum bu kadar ciddi ve burada müdahale edilemiyor, neden sevk vermiyorsunuz?" diye sorduğumuzda, başka il olduğu için sevk veremeyeceklerini belirttiler. Başka bir doktor ise çocuğun ayakta, ambulans olmadan gitmesinin tehlikeli olduğunu söyledi. Sonrasında cerrah tekrar gelip, "Azarlar gibi: Ben size 3 saat önce acil gidin dedim, hâlâ bekliyorsunuz" şeklinde hitap etti.
En sonunda ikinci tomografi çekildi ve bu kez kanama olmadığı söylendi, buna rağmen Çam Sakura’ya acilen gitmemiz gerektiği konusunda ısrar devam etti. Tıbbi bilgimiz olmadığı için bu yönlendirmeye güvenerek bir yolunu bulup Çam Sakura’ya gittik. Orada tekrar tomografi çekildi, oradaki doktor daha önce tomografinin çekildiğini, raporun çıktığını, sorun görülmediğini belirtti ve diyelim ki bir sorun olsa bile, bizim Çerkezköy Devlet Hastanesi’nden nasıl ayakta gönderildiğimizi, böyle bir durumda doktorların bu şekilde yönlendirme yapmasının nasıl mümkün olabildiğini sorgulayarak sitemde bulundu.
Yaşadığımız bu süreçte Çerkezköy Devlet Hastanesi acil servisinde görevli, ismini bilmediğim ancak cerrah olduğunu bildiğim doktorun hem tıbbi yönlendirme hem de iletişim açısından son derece yetersiz olduğunu, ne yapacağını ve hastayı nasıl yönlendireceğini bilmediğini, sevk konusunda net bir çözüm sunamadığını ve hasta yakını ile konuşurken anlayışsız ve kırıcı bir üslup kullandığını düşünüyorum. Çocuğumun hayatı söz konusuyken bu kadar tutarsız, çelişkili ve güvensiz bir süreç yaşamış olmak bizi derinden tedirgin etti ve hastaneye karşı güvenimizi tamamen sarstı.
Bu yaşananların detaylı bir şekilde incelenmesini, özellikle acil serviste görevli ilgili cerrah hakkında gerekli soruşturmanın yapılmasını, benzer durumların başka hastaların ve çocukların başına gelmemesi için hem tıbbi süreçlerin hem de hasta yakını ile iletişim biçimlerinin gözden geçirilmesini talep ediyorum.




