Büyükçekmece Adliyesi İki Yıllık Telefon Tutulması Ve Açıklama Talebi!
Yaklaşık iki yıl önce, nitelikli hile ve haksız fiilden kaynaklanan kazanç iddiasıyla yürütülen bir soruşturma kapsamında, sabaha karşı evlerimize şafak baskını şeklinde operasyon yapıldı. O gün hem benim, hem abimin, hem de arkadaşlarımın evlerine aynı şekilde gidilerek, kişisel kullanım amacıyla aldığımız ve günlük hayatımızı sürdürmek için zorunlu olarak kullandığımız tüm telefonlara el konuldu. Operasyonun ardından önce Vatan Emniyet’e, daha sonra ise Büyükçekmece Adliyesi’ne götürüldük ve telefonlarımızın adli tıpa inceleme için gönderildiği tarafımıza bildirildi.
Aradan neredeyse iki yıla yakın bir süre geçmesine rağmen, telefonlarımız hâlâ “incelemede” denilerek tarafımıza iade edilmedi. Bu süreçte dosyada yargılama yapıldı, davayı biz kazandık ve dosya şu anda istinaf aşamasında olmasına rağmen el konulan telefonlarımızın akıbeti konusunda net ve tatmin edici bir bilgi verilmedi. Bu kadar uzun bir süredir kişisel cihazlarımızın incelenmesinin tamamlanmamış olması, makul süre ilkesine ve hakkaniyete aykırı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Savcılığa dilekçe verilmesine rağmen, telefonların neden hâlâ tutulduğu, incelemenin hangi aşamada olduğu, ne zaman tamamlanacağı ve iade sürecine ilişkin herhangi bir somut cevap alamıyoruz. Bu belirsizlik hem hukuki güvenlik duygumuzu zedeliyor hem de günlük hayatımızı, işimizi ve özel yaşamımızı ciddi şekilde olumsuz etkiliyor. El konulan telefonlar içerisinde özel hayatımıza dair fotoğraflar, kişisel veriler, iletişim kayıtları, işimize dair bilgiler ve kişisel hesaplar bulunmaktadır. Bu verilerin bu kadar uzun süre boyunca elimizden alınmış olması, maddi zararın yanında manevi olarak da bizi yıpratmaktadır.
Sonuç olarak, dosyada gelinen aşama, davayı birinci derecede kazanmamız ve neredeyse iki yıla yaklaşan süre göz önünde bulundurulduğunda telefonlarımızın hâlâ tutulmasını artık kabul edilebilir görmüyorum. İnceleme sürecinin daha fazla uzatılmadan tamamlanmasını, kişisel telefonlarımızın ivedi şekilde ve doğrudan bize iade edilmesini, sürecin gecikmesiyle uğradığımız mağduriyetin dikkate alınmasını ve tarafımıza açık, net ve yazılı bir açıklama yapılmasını talep ediyorum.
Gelişme
19.07.2024 tarihinde 2024/63 sayılı dosya kapsamında telefonlarımız Büyükçekmece Adalet Sarayı’nda emanete alınmıştır. İlgili dosyada görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından cihazların iadesi yönünde karar verilmiş olmasına rağmen, aradan geçen süreye karşın telefonlarımız tarafımıza teslim edilememektedir. Emanet büro ile savcıların özel kalemleri arasında telefonların kimin sorumluluğunda olduğuna ilişkin çelişkili beyanlar verilmekte, ancak fiilen hiçbir sonuç alınamamaktadır.
Emanet büro ile yaptığım görüşmelerde, telefonların bulunamadığı, nerede olduklarının bilinmediği ve bu şekilde yaklaşık üç hafta boyunca oyalandığım tarafıma ifade edilmiştir. Emanet büro görevlisi, savcının özel kalemini aradığını, özel kalemin telefonları emanet büroya teslim ettiklerini söylediğini, ancak emanet bürodaki görevlilerin bu beyanı kabul etmeyerek telefonları teslim almadıklarını ifade ettiklerini belirtmiştir. Bu süreçte depoya ve ek binaya bakılacağı söylenmesine rağmen, bu kontrollerin dahi yapılmadığını öğrenmiş bulunmaktayım.
Emanet büro personelinin ve savcı özel kaleminin bu sorumsuz ve ilgisiz tutumu nedeniyle, hukuken emanette koruma altında olması gereken telefonlarımız fiilen kayıp durumuna düşmüş, ciddi mağduriyet yaşamış bulunmaktayım. Savcı tarafından verilmiş açık iade kararına rağmen, bu kararın icra edilmemesi ve somut bir araştırma yapılmaması kabul edilebilir değildir.
Telefonlarımızın nerede olduğunun ivedilikle tespit edilerek tarafımıza eksiksiz şekilde iade edilmesini, yaşanan bu süreç nedeniyle uğradığımız mağduriyetin giderilmesini ve sorumluluğu bulunan görevliler hakkında gerekli idari inceleme ve işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.
Şikayetim devam ediyor hiçbir sonuç alamıyorum. CİMER'e de şikayet ettim.




