04.02.2026 tarihinde saat 20:00 civarında hastam şiddetli kasık ağrısı nedeniyle Biruni Üniversitesi Hastanesi aciline başvuruyor. Kadın doğum doktoru tarafından muayeneye alınıyor ve sıvı bulgusu olduğu, yeni düşük de olduğu için kist veya dış gebelik olabileceği söyleniyor. Bu nedenle yatış verilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ancak bu kadar ciddi bir tabloda, acilden gelen bir hasta için Allianz karşılamazsa ücret çıkacağı, acil giriş olmadığı için bu durumun bu şekilde değerlendirileceği belirtiliyor. Canıyla uğraşan, ağrıdan ağlayan bir hastaya “acil değilsiniz, yatacaksanız ücretiniz bu” denmesi beni hem insani hem de etik açıdan son derece rahatsız etti.
Hastam yatırıldıktan sonra, acil giriş olmadığı gerekçesiyle Allianz tarafından karşılanmadığı, bu nedenle ücret ödememiz gerektiği söylendi. Buna ek olarak, gece saat 01:30’da yatış ofisinde görevli olduğunu belirten Ra… Hanım tarafından aranarak yeniden fiyat bilgisi paylaşıldı ve kan tahlilleri ve benzeri işlemler için yaklaşık 2.000 TL ek ücret talep edildi. Bu kadar kritik ve hassas bir sağlık sürecinde, gecenin bir yarısı ücret ve ilave masraf konuşmak zorunda bırakılmak bana son derece yanlış ve yıpratıcı geliyor.
Şu an hastam hâlâ hastanede yatmakta ve bizden toplamda 14.000 TL civarında bir ücret talep edilmiş durumda. Tüm bu yaşananları, acil giriş prosedürünün ve SGK kapsamının nasıl değerlendirildiği konusundaki kafa karışıklığını, Allianz’ın karşılamadığı her kalemin doğrudan hastaya yansıtılmasını ve özellikle de iletişim biçimini hem etik hem de hasta psikolojisi açısından son derece sorunlu buluyorum.
Bu süreçle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’na, SGK’ya ve CİMER’e gerekli şikayetlerimi yaptım. Buradan da, yaşadığım mağduriyetin ve hastanın sağlık durumunun önüne ücret ve prosedürlerin geçirilmesinden duyduğum rahatsızlığı paylaşmak istiyorum. Mevzu benim için para değil, sağlık ve psikoloji. Gerekli incelemenin yapılarak bu yaklaşımın düzeltilmesini ve benzer durumların başka hastaların başına gelmemesini bekliyorum.
Yorumlar