Sayın Yetkili,
Ben, bir hükümlünün eşiyim. Eşim, Akdağmadeni Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunmaktadır. Sizlere bir eş, bir aile ferdi, bir insan olarak yazıyorum.
Eşimle kurduğum bağ, yalnızca beraber yaşadığımız günlerden ibaret değil. Şu an uzakta da olsa halâ yüreğimde, evimizde, hayatımda. Ancak içinde bulunduğumuz bu sistem, aramızdaki bağı koparmaya doğru sürüklüyor bizi. Haftada sadece 5 telefon kartı alınabiliyor. Her biri 77 TL ve bir tanesiyle ancak 12 dakika konuşabiliyoruz. Bu kısa görüşme süresinde hal hatır sormaya, özlem gidermeye, moral bulmaya yetmiyor zaman. Üstelik bazen kantinlerde kart bile kalmıyor. Hem maddi hem manevi olarak yıpranıyoruz.
Ben yurt dışında yaşıyorum. Eşimle iletişim kurmak benim için sadece bir ihtiyaç değil, hayatta kalma sebebi. Onun sesini duymadan geçen her gün, bir uçurum gibi aramıza giriyor. Birbirimizin yükünü paylaşamıyoruz, derdimizi anlatamıyoruz.
Burası açık cezaevi. İyileşme, aileyle bağları kuvvetlendirme yeri olması gerekirken; sistemdeki bu sınırlamalar bizi daha çok yalnızlaştırıyor. Bizler sadece ses duymak istiyoruz. Suç değil bu. Umut, sevgi, aile bağı istiyoruz.
Siz büyüklerimizden rica ediyorum:
• Haftalık 5 kart sınırı kaldırılmalı ya da artırılmalıdır.
• Kantinlerde her zaman yeterli miktarda kart bulundurulmalıdır.
• şifreler açılsın eşim bütün gün memurlara yalvarıyor kart almak için paramızla rezil oluyoruz.
Biz yalnızca birbirimizin sesine hasretiz. Bu hasreti azaltmak için sizden yardım bekliyoruz.
Saygılarımla,
Yorumlar