Yükselen Koleji'nin Çocuklara Tutumu!
Yükselen Koleji Doğukent kampüsünde 7-8-9 Ve 10. Sınıfları okudum. İlk iki yıl akran zorbalığına maruz kaldım ve okulun hiçbir şekilde müdahale etmemesi nedeniyle sosyal anksiyete bozukluğu ile mücadele ettim. İki yılın sonunda pandemi sebebiyle okuldan uzak kaldığım dönemde hastalığımı yenmeyi başardım. Ancak daha sonra rehber öğretmenimin yanlış tutumu nedeniyle yıllardır mücadele ettiğim ve yenmek üzere olduğum travma sonrası stres bozukluğum tekrar nüksetti ve hala bu durumla mücadele ediyorum. Okul, öğrencileri akademik başarıya odaklı birer 'köle' haline getiriyor ve öğrencileri ilgi duymadıkları alanlara zorluyor. Çünkü onlar için bizim psikolojimiz ya da hayallerimiz değil, YKS sonuçlarımız önemli. Bazı öğrenciler akademik alanda değil, farklı alanlarda Başarı sağlayabilir. Dört yıllık süreçte kimse bana ilgilendiğim alanı bulmamda yardımcı olmadı, aksine bu süreci zorlaştırdı. Oradan ayrıldığım yıl tiyatroya olan ilgimi keşfettim ve başka bir okulun desteğiyle erken yaşta güzel başarılar elde ettim. Sanatı bir Başarı olarak görmeyen Yükselen yerine, oyunlarımı izleyen, senaryolarımı okuyan, sanatla uğraşmam için bana alan ve zaman tanıyan öğretmenlerle tanıştım. Okulun para alıp öğrenciyi bir nevi köleleştirmesi kabul edilemez. Hiçbiri söylendiği gibi işlemiyor ve dört yılda bir öğrenciye katkı sağladığını görmedim.


Bu güzel cümleleri kurabilecek kadar etkin bir Türkçe'ye sahip olmanız aldığınız eğitimle alakalı olmalı.