Yaklaşık 1 yıl boyunca, 10 yaşındaki kızım Ş*** G*** Ş*** ile birlikte Yılmaz Dursun’a ait kickboks salonuna düzenli olarak devam ettik. Amacım, kızımı spora alıştırmak, sporu sevmesini sağlamak ve bir anne olarak onu desteklemekti. Bu süre boyunca kızımın sporla iç içe olmasını önemsedim ve süreci bu düşünceyle sürdürdüm. Ancak kızımın katıldığı bir kickboks müsabakası sonrasında, sporcuya moral verilmesi ve motive edilmesi gerekirken, Yılmaz Dursun ve kızı Y*** D*** tarafından, kızım Ş***'ya karşı sert, kırıcı ve psikolojik olarak yıpratıcı bir tutum sergilendi. Bu davranışlar sonucunda kızım ağladı ve psikolojik olarak olumsuz etkilendi. Yaşananlara bizzat şahit oldum.
Bir anne olarak bu duruma tepki göstermem son derece doğaldı. Ancak bu tepkim sonrasında bana ve kızıma karşı olumsuz bir tavır alındı. Yaşanan bu olaylardan sonra, kızımın spor hayatına başka bir salonda ve başka bir antrenörle devam etmesini istemem üzerine, kızımın sporcu lisansı tarafıma verilmedi. Lisansın verilmemesi konusunda herhangi bir yasal ya da sportif gerekçe sunulmadı. Sadece başka bir hocayla devam etmek istememiz sebep gösterildi. Ayrıca tarafıma asılsız iftiralar atılarak salonlarındaki diğer sporcuları tehdit yoluyla oradan uzaklaştırıyor gibi iddialar sunuldu. “İstediğin yere şikayet et” şeklinde saygısız bir ifade kullanıldı.
Bir spor salonunun ya da antrenörün, bir çocuk sporcunun lisansını keyfi şekilde alıkoyma hakkı yoktur. Bu durum hem etik değildir, hem spor ahlakına aykırıdır, hem de çocuğun spor yapma hakkını engellemektedir.
Yaşadığım bu mağduriyetin; Çocuk sporcuya yönelik psikolojik baskı,
Veliye karşı saygısız tutum, Sporcu lisansının kasıtlı olarak verilmemesi
başlıkları altında değerlendirilmesini istiyorum.
Kızımın lisansının tarafıma teslim edilmesini, yaşadığımız mağduriyetin giderilmesini ve benzer durumların başka çocuklar tarafından da yaşanmaması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.
Yorumlar