Eğitim Ve Kitap Gönderilmedi, Ücret İadem Yapılmadı
31 Aralık 2024 tarihinde, Ankara merkezli YDS Atak İngilizce Online Eğitim Kursu’na 27.500 TL ödeme yaparak kayıt oldum. Amacım düzenli şekilde eğitim almak ve hizmetten faydalanmaktı. Ancak süreç boyunca ne profesyonel bir hizmet aldım ne de vaat edilenler yerine getirildi.
Eğitim için gerekli kitap tarafıma hiçbir zaman gönderilmedi. İstanbul’daki açık adresimi verdim ve bu kitap Dubai’ye gelecek olan bir misafirim aracılığıyla bana ulaştırılacaktı. Ancak kitap gönderilmediği için teslim alınamadı. Bana ise kitabın ofisten çıkış yaptığı, kargoya verildiği gibi yanıltıcı bilgiler verildi. Elimde bu konuşmaların tamamı yazılı mesajlarla kayıtlıdır.
Ayrıca grup derslerinde yer alan speaking derslerine ne zaman katılacağımı sorduğumda, böyle bir pakete sahip olmadığım söylendi. Oysa başlangıçta böyle bir kısıtlama belirtilmemişti. Bu durum bilgi saklama ve yanlış yönlendirme anlamına gelmektedir.
Bununla da sınırlı kalmadı. Hizmet almadığım bu kurs için ücret iadesi talep ettiğimde, sürekli olarak “bayram tatili”, “hafta sonu”, “personel eksikliği”, “yoğunluk” gibi nedenlerle oyalandım. Bana gönderilen havale/EFT ekran görüntüsü, gerçek bir dekont değildi. Kabul etmediğimde bu kez “bayramdan sonra hesabınıza düşecek” denildi. Bayram bitti, bir hafta geçti, ama bu kez de “çalışanlar hala tatilde” gibi bahaneler sunuldu.
Bu eğitim kurumu, bir aile tarafından işletilmekte ve sadece beni değil, birçok kişiyi benzer şekilde mağdur ettiklerini artık çok net bir şekilde görüyorum. Ellerinde eğitim kurumu adı olmasına rağmen hiçbir profesyonellik, şeffaflık ve sorumluluk sergilemediler.
Bu süreçte maddi zarara uğradım, zaman kaybettim. Elimde tüm yazışmalar, ekran görüntüleri ve kanıtlar mevcuttur. Bu kuruma güvenip kayıt olan diğer kişilerin de benzer durumları yaşamamaları için yetkili mercilerin acilen bu şirketi denetlemesi gerektiğine inanıyorum.
Talebim çok net: 27.500 TL tarafıma eksiksiz şekilde iade edilsin. Aksi takdirde Tüketici Hakem Heyeti ve gerekiyorsa savcılığa başvurarak yasal süreci başlatacağımı açıkça beyan ederim.
Merhabalar; Star Paket içeriği YDS/YÖKDİLDEN 85 aldıracak şekilde öncelikle akademik okuma ve kelime eğitimidir. Sonrasında 6 Seviye İngilizce + IELTS/TOEFL eğitimi verilir. Sırala bu şekildedir. Bu bağlamda İSTANBUL'da gönderilmesini istediğiniz adrese kitap gönderilmiş, ancak iade gelmiştir. Sonrasında kitabı alacağınız kimse olmadığını iddia ederek Dubai adresini verdiniz. Yurt dışına kitap gönderimi yapmadığımızı kayıt esnasında ifade ettiğimiz için, zaten Türkiye'den adres vermiştiniz. Star paket okuma temelli eğitimlerini bitirmeden konuşma derslerine başlamadığı halde bu sefer konuşma dersleri konusunda sorun yarattınız. 3 senedir Star/Prime paket aynı şekilde eğitim alır. Çünkü İngilizce bilmeyen birisi İngilizce konuşamaz. İade konusunda da Tüketici Mahkemesi kararı olmadan iade yapılmaz. Benzer şekilde kimse mağdur değil, tüketici mahkemesini bypass ederek, ya da yasal iade süreci geçmesine rağmen iade alabilmek adına yapılan şikayetler mağduriyet değil, karalamadır! Size satılan video eğitim aktif edildi mi? Evet Koçunuz atandı mı? Evet Sizin Türkiye'de olmamanız nedeniyle kitap sorunu yaşandı mı evet? Size satılan hizmet veriliyorsa, gerisi sizin probleminizdir. Yasalar bellidir. Video eğitimlerde iptal ve iade yoktur! Mesafeli satış sözleşmesinde yazar! Tüketici Mahkemesi'ne adınıza zamanında çıkartılan kargo bilgisi verildiğinde, sorunun bizden kaynaklanmadığı da anlaşılır. Sizlere iyi günler dileriz.
Beyefendi, siz gerçekten büyük bir oyuncusunuz. Merak etmeyin, elimde eşiniz N*** Hanım, S*** Hanım, koçlarınız ve muhasebe biriminizle yaptığım tüm yazışmalar, sahte EFT görüntüleri ve verilen sözlerin tamamı ekran kayıtlarıyla birlikte mevcut. Eşinizin beni aylarca oyalayan mesajları, iki kez Dubai adresimi istemesi ve yine kitabın gelmemesi, her şey yazılı şekilde elimde. Kitabı teslim almadığıma dair adreste bekleyen tanıkla yazışmalarım da kayıtlı. Eğitim için gerekli olan kitabın gönderilmediği açıkça ortadadır. Kitap gelmeden eğitime alınmadım. Gruptan "kitapla başlanacak", "şifre kitapla verilecek", "Quizlet çalışın" gibi yönlendirmelerle aylarca oyalanmam, eğitime erişimimin bilinçli şekilde engellendiğini gösteriyor. Bu açıkça eksik hizmettir. Muhasebe biriminiz iade için benden ıslak imzalı belge istedi, gider pusulası düzenleneceği söylendi. Tüm belgeler elimde olmasına rağmen iade yapılmadı. Eşinizin ileri tarihli, sahte EFT ekran görüntüsüyle 27.500 TL gönderildiğini iddia etmesi başlı başına ticari ahlaka ters olan bir ifadeye girer onu buraya yazmıyorum. Bu belge de dahil tüm kanıtları Hakem Heyeti’ne sunacağım. “Kitap gönderildi, kargo geri döndü” iddianız mesnetsizdir. Hiçbir kargo takip numarası, teslimat belgesi veya iade tutanağı sunmadınız. Tüketici Mahkemesi ya da Hakem Heyeti, bu tür iddiaları sözle değil, resmi belgelerle ispatlamanızı isteyecektir. “Gönderdik” demekle yükümlülük ortadan kalkmaz. Malı teslim ettiniz mi, bunu hangi belgeyle ispatlıyorsunuz? Ayrıca madem iade yapılmayacaktı, neden bana aylarca “gönderiyoruz”, “yolda”, “EFT yapıldı” gibi gerçeğe aykırı mesajlar attınız? Bu ticari etik dışıdır ve Tüketici Kanunu'na aykırıdır. 6502 sayılı kanuna göre hizmetin eksik ifası, sözleşmeye aykırı ve ayıplı hizmettir. Bu durumda cayma ve iade hakkım doğmuştur. Siz kanunları tanımıyorsanız, ben tanıyorum. Tüm belgeleriyle birlikte Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuracağım. 2 yıl içinde bu yasal hakkımı sonuna kadar kullanacağım. Siz bu sürece değil, sadece kendinize hükmedebilirsiniz. Eğitimci kimliğiyle insanları yanıltmak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. İzmir’de olacağım ve yasal yoldan hakkımı arayacağım.
Madem kitabı gönderdiğinizi iddia ediyorsunuz, Tüketici Mahkemesi sizden bunun kargo takip numarası, teslimat ve iade belgeleriyle ispatını isteyecek. Teslim edilemeyen kargolar sistemde görünür ve gerekçeleri yazılır. Sizden bu belgeleri sunmanız beklenecek. Sadece sözlü iddialarla bu yükümlülükten kurtulamazsınız. Ayrıca madem iade yapılmayacaktı, neden bana aylarca “gönderiyoruz”, “yolda”, “tekrar çıkacak”, “EFT yaptık” gibi yalan içerikli mesajlar attınız? Bu, dürüst bir ticari yaklaşım değil; yanıltmadır. Tüm bu belge ve mesajları dosya halinde sunacağım. Hakem Heyeti ya da mahkeme elbette bu çelişkileri değerlendirecektir. Bu sorulara da hazır olun lütfen; Madem gönderim yapıldıysa, neden teslim edilmediğine dair somut kanıt sunmadınız? Neden haftalar boyunca mesajlara ‘gönderiyoruz’, ‘yolda’ gibi ifadelerle yanıltıcı bilgi verdiniz? Eğer gerçekten kargo iade olduysa, neden tüketiciye yeni bir gönderim yapılmadı? Yani sadece hizmet eksik verilmedi, aynı zamanda sistematik biçimde yanıltıldım. Bu durum, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’a aykırıdır ve iade talebimi geçerli kılar. “İade olmaz, süre geçti” gibi savunmalarınızın hukuki karşılığı yoktur. Hizmet eksik verilmişse, tüketicinin cayma hakkı saklıdır. Elimde tüm yazışmalar, ekran görüntüleri ve konuşma kayıtları mevcut. Tüm bunlarla birlikte Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruyorum. Yasal haklarımı sonuna kadar arayacağım. Bundan sonraki tüm iletişimi yazılı ve belgeli sürdüreceğim.
Hocalarınızdan T*** Hocanın "İadeniz için ıslak imza ve adres gerekiyor, adresinizi gönderebilir misiniz? " mesajı, N*** Hanımın ıban adresimi iki kez sorduğu mesajı, "Akşama kadar dekontu atarlar size merak etmeyin hocam." mesajı, koçunuzun ofisten çıkış yapıldı, tekrar inceliyorum mesajı ve o kadar çok ki artık bunalttınız beni size sizi anlatmayacağım artık gerçekten. Siz her seferinde “Mesafeli Satış Sözleşmesi’ne göre iade olmaz” diyerek sorumluluğunuzu reddediyorsunuz. Ancak ortada yalnızca bir sözleşme değil, aynı zamanda ayıplı bir hizmet, eksik ifa, ve hatta yanıltıcı beyanlar var. Tüm bunların belgelendiği bir durumda, sözleşmeye sığınarak kendinizi aklayamazsınız. Ben sadece kitabı almadığım için değil; kitap yolda, gönderiyoruz, EFT akşam yapılacak, tekrar çıkacak, muhasebe işlemi başlatıldı gibi gerçek dışı mesajlarla aylarca oyalandığım için de bu hakkımı arıyorum. Elimde bunların tamamı ekran görüntüsü ve yazılı delil olarak mevcut. Siz kitabın gönderildiğini iddia ediyorsunuz ama hiçbir somut kargo takip bilgisi sunmuyorsunuz. Üstelik gönderilmeyen bir ürün üzerinden hem eğitimi aksattınız hem de iade sürecini bloke ettiniz. Bu durumda “Mesafeli Satış Sözleşmesi” değil, Tüketici Kanunu’nun 13. Maddesi devreye girer: Eksik veya hiç sunulmayan hizmet ayıplıdır ve tüketiciye bedel iadesi hakkı doğurur. Ben size iyi niyetli şekilde sabırla yaklaştım. Ama bu süreçte açıkça görülüyor ki; sadece hizmeti vermemekle kalmadınız, aynı zamanda iade yapılacağına dair vaatlerle beni yanılttınız. Bu artık sadece ticari bir ihtilaf değil, güven suistimalidir. Tüm bu belgelerle Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuracağım. Sözleşmenizde ne yazdığı değil, yaşanan fiili süreç ve kanıtlar değerlendirilecektir. Ve o belgeler sizin aleyhinize çok net konuşacak. Artık ben değil, belgeler konuşacak. Gereğini siz değil, hukuk yapacak. Saygılarımla
Öncelikle şunu da netleştirelim: Siz “yasalar bellidir” diyorsunuz ama yasaların sadece sizin yorumladığınız kadarı değil, tamamı geçerlidir. Ve ben bu süreci sadece sizin keyfi yorumlarınıza göre değil, elimdeki belgelerle, resmî kayıtlarla ve hukuk çerçevesinde değerlendireceğim. Şimdi bu durum mesafeli satış sözleşmesi değil, ayıplı hizmettir. Hizmetin bir parçası olan kitap gönderilmemiştir. Eğitime erişim hakkı verilmemiştir. Sürekli yanıltıcı vaatlerle iade süreci oyalanmıştır. Bu durum 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun'a göre ayıplı hizmettir. Ve evet, bu durumda tüketici cayma hakkını kullanabilir. Bu sizin yazdığınız sözleşmelerin değil, Türk hukukunun hükmüdür. Siz bu mesajda bana “sizin probleminiz” diyorsunuz. Hayır, bu hizmeti eksik ve yanıltıcı şekilde sunan firmanın problemidir. Ben artık Tüketici Hakem Heyeti’ne resmi başvurumu yapacağım. Ve bu mesajınız da dahil olmak üzere tüm yazışmalar, vaatler, sahte dekontlar, kargo bahanesi dosyada yer alacak. Karar mercisi artık siz değilsiniz. Kararı hukuk verecek. Ve o kararın sizin lehine olmayacağından hiç şüphem yok. Sizin adınıza olan diğer şikayetleri gördüm, aylardır size attığım mesajlarıma dönmediniz. Ayrıca şunu çok açık belirteyim: Ben sizin otomatik yanıtlarla savuşturduğunuz yüzeysel şikayetlerden biri değilim. Bu dosya, “iade yapılmadı” gibi sıradan bir durumdan ibaret değil; bilinçli bir şekilde eksik hizmet sunulması, yanıltıcı vaatlerle sistematik oyalama, belgeli sahte bildirimler ve hizmeti yerine getirmemeye rağmen ödeme iadesinden kaçınma üzerine kurulu. Ben bu süreci yalnızca bir şikayet değil, resmi bir hukuki başvuru ve suç duyurusuyla ilerleteceğim. Elimde sizin tarafınızdan gönderilen yanıltıcı mesajlar, sahte dekont görüntüleri, teslim edilmediği halde teslim edildi denilen kargoya dair hiçbir somut belge sunulamaması gibi birçok ciddi kanıt var. Sunduğunuz hizmet ayıplıdır, eksiktir, sözleşmeye aykırıdır ve tüm bu belgelerle birlikte başvurumda net bir mağduriyet profili oluşacaktır. Bu süreçten sonra artık sizinle hiçbir mesajlaşmaya gerek kalmadan, resmi yollarla karşılaşacağız
Ydsatak'ta yasalar dışında hareket edilmez. Ayıplı mal iddianız mı var, ilk gün Tüketici Mahkemesi'ne başvuracaktınız. Aylar sonrasında değil. Tüketici Mahkemesi zaten doğru kararı verir, bizler de ona uyarız. Star ve Prime Paket Önce Temel okuma becerisi ve Kelime eğitimi ile başlar! Bu eğitime başlamışsınız, Koçunuz atanmış evet, kitabın size ulaşmaması ve sizin Dubai'de olmanız süreci bu noktaya getirmiş. Sonrasında muhasebe ile yaptığınız yazışmalar, çözüm süreçleri şirket politikasına uygun değildir. Çünkü zaten bir şirket avukatımız var, bu süreci şirket avukatımız yürütür. Muhasebe ve bilgi işlem departmanında yaşanan bu tarz durumlardan dolayı (şirket politikalarına uygun olmayan yazışma ve konuşmalar) zaten iş akitleri fesih edilmiştir. En nihayetinde Tüketici Mahkemesi doğru kararı verir, herkes ona uyar. İyi günler dileriz.
“Yasalar dışında hareket edilmez” diyorsunuz ama bugüne kadar bana attığınız tüm mesajlar, tutarsız vaatler, sahte EFT ekran görüntüleri ve eksik hizmet teslimi tam aksini gösteriyor. Kitabın gönderilmediği açıkken “gönderdik ama geri geldi” diyerek sorumluluktan kaçamazsınız. Kargo takip numarası, teslim belgesi ya da iade tutanağı sunamıyorsanız bu sadece bir iddiadır — ve bu iddiayı ispatlamakla yükümlüsünüz. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’a göre ayıplı hizmet söz konusu olduğunda tüketicinin 2 yıl boyunca başvuru hakkı vardır. “İlk gün başvurmalıydınız” gibi cümleler hem gerçek dışı hem de komiktir. Ben başvurumu zamanında ve usulüne uygun şekilde yapacağım. Üstelik, şirket çalışanlarınızın bana gönderdiği mesajlar, “ödemeniz yapılıyor”, “kitap çıkıyor”, “gider pusulası hazırlanıyor” gibi net ve tarihli ifadeler içeriyor. Bunların hepsi elimde mevcut. Şirket içi disiplinsizlik beni ilgilendirmez. Bana verilen her yazılı beyan şirket sorumluluğudur ve mahkeme önünde delil niteliğindedir. Ayrıca bu süreçte bana karşı yürütülen oyalama ve yanıltma çabaları da şikayet dosyasına eklenecek. Ticaret Bakanlığı, Tüketici Hakem Heyeti, gerekirse Tüketici Mahkemesi, hatta Cumhuriyet Savcılığı nezdinde de gerekli başvuruları yapacağım. Tüm bu mesajlar, belgeler ve ses kayıtları ile birlikte şikayet dosyam hazırlanıyor. Bu olay sizin diğer vakalarınıza benzemez. Bu sefer karşınızda susup geçecek biri yok. Gerekirse bu işin sonuna kadar gideceğim. Her platformda bu süreç belgeleriyle birlikte anlatılacak.
Şunu çok iyi anlayın: Ben çözüm aramıyorum, artık hakkımı alacağım. Hukuki sürecin bütün aşamaları için gerekli hazırlıkları tamamladım. Siz bana eğitim hizmeti satıp, ardından sahte vaatler, yalan dekontlar ve hiçbir zaman ulaşmayan kitaplar üzerinden sistemli şekilde oyalama taktiği uyguladınız. Bu durumu ispatlayan yazışmalar ve belgeler elimde mevcut. Ne zaman, nasıl ve hangi kuruma başvuracağımı ben bilirim, siz değil. Türk hukuk sisteminde Tüketici'nin 2 yıl yasal başvuru süresi vardır, siz buna karar veremezsiniz. Attığınız her otomatik mesaj, savunmanızı daha da zayıflatıyor. “Gönderdik ama ulaşmadı”, “muhasebe cevap verdi”, “avukata devredildi” gibi içi boş cümlelerle sorumluluktan kurtulamazsınız. Bunların hiçbir yasal dayanağı yok. Şirketinizin bugüne dek yaptığı benzer uygulamaları diğer mağdurlarla birlikte kayıt altına aldım. Kurumsal şikayet platformları, sosyal medyada da sizi ifşa etmeye başlayacağım. Tüketici Hakem Heyeti süreci yalnızca ilk adım. Ticaret Bakanlığı, BTK, BİMER, CİMER ve hatta Savcılık nezdinde yapılacak resmi şikayetlerle bu süreci çok daha ileri taşıyacağım. Elinizde sadece “mesafeli satış sözleşmesi” bahanesi var.
Şunu çok net anlayın: Ben o otomatik mesajlarla susturulacak biri değilim. Şikayetvar’da ve sosyal medyada defalarca kez aynı cümleleri, aynı bahaneleri, aynı oyalamaları kullanmışsınız. Herkese “geç kaldınız”, “iade olmaz”, “haklıyız” diyerek işi geçiştirmeye çalışmışsınız. Ama artık bu senaryo sökmeyecek. Ben sizin gibi onlarca kişiyi mağdur ettiğinizi belgeledim. Sadece kendi başvurumu değil, aynı zamanda diğer mağdurlarla iletişime geçip bu süreci toplu şikâyet ve toplu dava boyutuna taşıma kararı aldım. Şimdiye kadar sizi şikâyet eden herkes mi hatalıydı? Onlarca insan mı yanlış düşünüyor da bir tek siz mi haklısınız? Cevap veremediğiniz her mesaj, paylaşacağınız hiçbir “şirket politikası” bahanesi artık işe yaramayacak. Çünkü bu noktadan sonra mesele sadece benim iadem değil, sizin sistematik olarak insanları nasıl oyaladığınızın ispatıdır. İşin ilginç tarafı, bana muhasebe ve bilgi işlemden yardımcı olacağını söyleyen bizzat eşinizdi. Yani mağduriyet sadece sisteminizden değil, sizin bireysel yönlendirmelerinizle büyüdü. Şimdi o insanlara iş akdi feshi diyerek sorumluluktan sıyrılamazsınız. Eşiniz aracılığıyla bana iletilen her mesaj kayıt altında. Şu anda İzmir'e geçeceğim tarihle birlikte, bu süreci birkaç iş günü içinde resmi olarak başlatıyorum. Belgeler, yazışmalar, dekont iddiaları, yanıltıcı mesajlar, sahte ekran görüntüleri, ve diğer kullanıcıların bire bir aynı senaryolarla mağdur edildiği kayıtlar dosyaya eklenecek.





Süreciniz nasıl sonuçlandı?