Vetcross Veteriner Kliniği Kedimle Vedalaşamadım
Veteriner kliniği ölmekte olan kedimi görmeme izin vermedi. Kedimle vedalaşamadım. Onu ne kadar sevdiğimi söyleyemedim, ölmekte olan bir canlının kendini güvende hissetmesine izin vermediler. Ona 13 senedir canı gibi bakan sahibine bir vedayı çok gördüler. Neymiş prensipleri gereğiymiş!
Hayvan aniden hastalanmıştı ve yoğun bakımdaydı. Klinik 24 saat açık. Akşam saat 19.35'te arayıp kedimle vakit geçirmek istediğimi söyledim. Reddettiler. Hayvan iki saat sonra öldü.
Klinikte 36 saat kalmış. Fatura 17.650 TL. 23'ünde sabah 9'da yatırdım, 24'ü akşam 23.00'te naaşını teslim ettiler. 24 saat açık, nöbetçi veteriner bulunan klinikte can çekişen kedimi görmeme izin vermediler. Belki akşam 19:35'te ziyaret için aradığımda zaten ölmüştü hayvan, bilmiyoruz. Beni hayvanımı aç bırakmakla itham ettiler. Günde 5 kere yemek yiyen kedimi bir hafta aç bıraktığımı iddia ettiler. Yalan yanlış epikriz yazmışlar. Nasılsa test edilemiyor diye fip demişler. Halbuki başka veterinerler başka teşhis koymuştu. Alternatif teşhisler doğrultusunda ilaç önerdim, reddettiler. Oraya kendini tanrı sanan birtakım adamlar doluşmuş, teşhis zayıf, ego tavan, keyiflerine göre hayvanlara ve sahiplerine eziyet ediyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde kritik durumdaki bir canlının sahibinin / yakınının ziyareti engellenemez. Bu bence kasıtlı yapılmış bir eylemdir.
Kedimi görmeme izin vermeyen sözde prensip sahibi nöbetçi baytarın adı S***. Soyadını bilmiyorum. Klinik ortakları E*** A*** ve S*** N***. Kayıtlara geçsin diye yazıyorum. Herkes bilsin.
Kediyi gömdüğüm için otopsi yaptıramıyorum. Sizin başınıza gelir de, hayvanınız şaibeli bir şekilde can verirse, naaşı derin dondurucuda saklamanız gerekiyor. Sonra doku örnekleri ve naaşın tamamı mı bilmiyorum, bir laboratuvara veya Ankara'ya gönderilmeliymiş. Vetcross'un verdiği epikriz baştan savma. Hiçbir sağlıklı ev kedisi, FİP'ten dört günde ölmez. Hiçbir hayvan sahibi, kritik durumdaki hastasını görmekten alıkonulamaz. Etik açıdan baytar bile değiller.
Kedinizi buraya iki uzman veterinere emanet edeceğinizi sanarak getiriyorsunuz. Fakat stajyerlerin elinde kalıyor. O gece nöbetçi olan, muhtemelen adı S*** D*** olan şahıs, hangi üniversitede okumuştur, kaç dereceyle mezun olmuştur? Bilmiyoruz. Klinikte görevli veterinerler 3-5 ayda bir değişiyor. Diğer veterinerin yaşı da çok genç, nerede okudular, hocaları kimdi? İçlerinden sadece biri düzgün, o da denk gelirseniz... Hayvanınızın kafeste tek başına ölüp ölmemesi üzerine zar atacaksınız. Kısmet.
Epikrize hayvanın tüyleri matlaşmış diye yazmışlar. Alakası yok, hayvanın tüyleri veterinere hasta gittiğinde pırıl pırıldı. Hatta ben gömerken bile pırıl pırıldı. Kendilerince bir fip diye tutturmuşlar, epikriz fip'e uysun diye yalan yanlış tanı eklemişler. Hayır hayvanın tüyleri mat değildi. Ölmeden dört gün öncesinde de sapasağlamdı. Hiçbir rahatsızlığı yoktu. İştahı yerindeydi. Bolca yemeğini yiyor, suyunu içiyor, sağa sola tırmanıp dolanıyordu. İyi görüyor, iyi duyuyordu. Ayrıca fip bile olsa, ki bence değildi, hayvan dört günde ölmez. O kadar iyi bakılan bir kedi, fip'e yakalansa bile en az 3-4 ay yaşar. Ben burada üstü zalimce kapatılmaya çalışılan bir ihmal görüyorum.
Bir de bana "Bize güvenin" dediler. Veterinere güvenmemiz lazımmış.
Birkaç sene önce ölmek üzere olan yaşlı bir kedimi uyutulması için götürmüştüm. Israrla uyutmadılar. Kedi günlerce bağıra bağıra öldü.
İzmir Veteriner Hekimler Odası 40 gündür şikayetimi işleme koymamış. Çünkü bana dendiğine göre, firma ortağı E*** Bey odanın yönetim kurulundaymış. Odayı ayrıca şikayet edeceğim.




Bu kötülük ve vicdansızlık. Tedavi ettiğiniz bir canlı. Bu kadar vurdumduymaz olunamaz.