İzinli İşletmeye Kesilen Aşırı Ceza Ve Yıkım Kararı




İstanbul Tuzla Belediyesi’ne ait bir arsayı kiralayarak 2025 yılının Ocak ayında Tuzla Belediyesi Yapı Kontrol birimi ve ilgili başkan yardımcısı ile birebir görüşerek, onların bilgisi ve onayı dahilinde iki sundurma ve bir konteyner yerleştirdik. Bu süreçte belediye çalışanları hem izin sürecinde hem de yapım aşamasında alana defalarca gelip kontrol yaptılar; her şey onların gözetiminde gerçekleşti.
Aradan yaklaşık 11 ay geçtikten sonra, 2025 Aralık ayında belediye çalışanı yan işletmeye gidip tutanak tuttu; ardından aynı şekilde bize de tutanak düzenlendi ve 732.000 TL para cezası kesildi. Bu yüksek cezayı ödememize rağmen sadece bizim için yıkım kararı çıkarıldı ve ayrıca daha önce izin verilen bu yer için savcılığa da şikayette bulunuldu. Yapı Kontrol Müdürü ve bağlı olduğu başkan yardımcısı ile görüştüğümüzde, "kesinlikle yıkılacak" şeklinde net bir tavır sergilediler.
Başkan yardımcısı ile görüşmek için dört defa randevu talep etmemize rağmen ne randevu verildi, ne de bizimle herhangi bir görüşme yapıldı. Buna karşılık, bölgede 5.000–6.000 m² kapalı alana sahip olduğu bilinen kaçak yapı marketlerine, bazı meclis üyelerinin ve meclis üyelerinin yakınlarının kaçak yapılarına herhangi bir işlem yapılmadığını görüyoruz. Biz bu yerler hakkında da resmi şikayetlerimizi yaptığımız halde somut bir işlem yapılmamış olması, yer ve işletme ayrımcılığı yapıldığı izlenimini güçlendirmektedir.
Biz belediyenin bize bizzat izin verip süreci gözetim altında yürütmesine rağmen, sonradan ağır para cezası kesmesi, yıkım kararı alması ve savcılığa şikayette bulunması nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşıyoruz. Buna karşın, izin dahi alınmadan yapılan ve yıllardır kullanılan bazı büyük ölçekli kaçak yapılara müdahale edilmemesi adalet duygumuzu zedelemektedir.
Şahit olarak ifade verebilecek belediye çalışanları ve diğer şahıslar bulunmaktadır. Tüm bu nedenlerle, tarafımıza yönelik savcılık şikayetinin geri çekilmesini, yıkım kararının iptal edilmesini ve uğradığımız mağduriyetin giderilmesini talep ediyorum. Eğer bu kararlar iptal edilmeyecekse, en azından eşitlik ve adalet gereği, bölgedeki diğer kaçak yapılara da aynı işlemlerin uygulanmasını, belli kişi ve işletmelere ayrıcalık tanınmamasını istiyorum.














