İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk yoğun bakım servisi'nde, 12.11.2025 tarihinde acil olarak başka bir hastaneden sevkle yatış yaptık ve 15.11.2025 tarihinde taburcu olduk. Çocuğum henüz 2 yaşında ve beni görmediğinde çok ağlayacağını özellikle belirtmeme rağmen, ilk etapta içeri alınmadım. Daha sonra yanına girebildiğimde, çocuğumun kendinden geçmiş gibi olduğu, içine kapandığı ve bana bile bakamadığı bir tabloyla karşılaştım. Bu durum beni derinden etkiledi.
Ertesi günlerde, çocuk yoğun bakım hemşirelerinin üslubu ve davranışları son derece rahatsız ediciydi. İki yaşındaki bir çocuğun doğal tepkisi olan ağlama ve hareketliliği için, beni tehdit eder gibi "çocuğunu sakinleştirmezsen seni dışarı çıkarırız, çocuğunu makineye bağlarız" şeklinde konuşmalar duydum. Bir anne olarak zaten zor bir süreç yaşarken, bu tarz tehditkar ve sert ifadelerle karşılaşmak psikolojik olarak iyice yıpranmama neden oldu.
Ayrıca odalar aşırı derecede soğuktu. Bunu defalarca söylememe rağmen kimse ilgilenmedi ve tüm gece titreyerek beklemek zorunda kaldık. Çocuğumun kolları, boynu, ayakları ve omzu dahil vücudunun birçok yerinde delik izleri ve morluklar oluşmuştu. Zor bir tedavi süreci olduğunun farkındayım; ancak hem çocuğumun hem benim yaşadığım iletişim, yaklaşım ve ortam kaynaklı bu olumsuzlukları kabul etmekte zorlanıyorum.
Çocuğumun derdiyle uğraşmaktan, o anda hastane içinde resmi bir şikayet mercisine başvurmadım; ancak yaşadıklarımızın karşılıksız kalmasını istemiyorum. Bu nedenle, çocuk yoğun bakım servisindeki ilgili hemşireler ve süreç hakkında idari inceleme yapılmasını ve tarafıma yaşatılan bu olumsuz deneyim için hastane yönetiminden resmi bir özür beklediğimi belirtmek istiyorum.
Yorumlar