Sınav Eğitim Kurumları Eryaman Mağduriyeti
Kızım, Sınav Koleji Eryaman'da öğretime başladı. 1. Sınıfta zorluk çekmesin diye anaokuluna da Sınav Koleji'nde gitmişti. 2. Haftadan sonra kızım, öğretmenin sürekli sınıfta kendilerine bağırdığını, 'Aptallaşmayın, bencil olmayın' gibi ifadelerle hitap ettiğini, derste sürekli karın kaslarını ve pazılarını gösterdiğini söyledi. Biz bu durumdan dolayı okul müdür yardımcısı B** Hanım'la görüştük. Rahatsızlıklarımızı ilettik. B** Hanım bir gün sonra M** Bey'i çağırdı. 3 veli, M** Bey, B** Hanım ve i** Hanım (rehberlik öğretmeni) odada akşam saat 8'e kadar görüştük. Bu sırada M** Bey koltuğa uzanmış şekilde bizimle konuşuyor, bunu gören müdür yardımcısı ve kıdemlisi ses çıkarmıyor. Eşim M** öğretmene, 'Hocam, bencil olmayın demek yerine çocuklara paylaşımcı olun demek daha doğru olmaz mı? ' dedi. Öğretmenin cevabı ise, 'Sizin benim tarzıma karışmanız haddiniz değil, haddinizi bilin' oldu. Bu sıkıntılardan okul sorumlusu Z** Bey'in haberinin olup olmadığını sorduğumda 'Evet, Z**Bey'in haberi var' denildi. Bu arada biz tartışırken Okul Müdürü T**Hanım yan odadaydı. Ve saat akşam 8 olmasına ve seslerin yükselmesine rağmen bir kere gelip ne oluyor demedi. Biz öğretmeni o hafta sonu diğer iki veliyle yemeğe çıkardık. 2001 doğumlu olduğunu, Ankara'da öğrenci evinde kaldığını, 15 bin tl bandında maaş aldığını, ilk öğretmenlik deneyimi olduğunu anlattı. Bir gün sonra B** Hanım'a gidip Z** Bey ile görüşmek istedik. B** Hanım, 'Z**Bey görüşmez sizinle, zamanı yok' dedi ama biz yanına çıktık. Olan olayları anlattık. Z** Bey'in hiçbir şeyden haberi yoktu. Notlarını aldı ve 1 hafta sonra dönüş yaptı. Öğretmene şans vermemiz ve zaman vermemiz konusunda bizi ikna etti. 20 gün sonra kızımı okuldan alırken 'Midem ağrıyor' diye ağladı. Üstüne kusmuş, altına kaçırmış. Öğretmenine niye söylemedin dedim, 'Baba, 6 kere söyledim, bir şey olmaz geçer dedi. Aramadı sizi' dedi. Akşam 11'de hastaneden eve geldim. Z** Bey'le görüştüm, 'Bu öğretmen mi Koca Sınav Koleji'nin bulabildiği? ' dedim. Doğrudan cevap, 'Öğretmen bulamıyorum, bunu bulabildim' oldu. Okula yıllık tek öğrenci 140 bin tl ödeme yapıyoruz. 15 bin tl bandında öğretmen ancak bu kadar olur. Bu kadar mağduriyetin yanında okul geri ödemesinden yüzde 10 kesinti yapıldı, okula verdiğimiz 4 poşet kırtasiye ürününü 1 poşet ancak alabildik geri. Z** Bey odasında olmasına rağmen 1 hafta içinde bir kere görüşmedi bizimle. Genel koordinatörü arayıp durumu ilettim merkeze, oradan da bir hareket olmadı.
Bu arada % 10 kesintide ödenen 2 aylık ücretten değil genel eğitim ücretinden yapıldı. Okula verdiğimiz kağıt laminasyon hamur vb. Eşyalarında sadece 1 poşetini alabildik. Ayrıca 20000 TL ödediğimiz kitap yayın ücreti de direk kesildi. Kızıma ne kitap verildi ne bir şey. Sadece düz 2. Sınıf kağıda basılı 16 sayfalık kalitesiz baskılı ödev kitapçıkları verildi.
Sayın V.K. Eleştirileriniz bizim için önemlidir. Teşekkür ederiz. Bilinmesi gerekir ki kurumsallık gereği Size söylendiği gibi öğretmenle ilgili bir inceleme, ardından soruşturma başlatılmış ve gereği yapılmıştır. Bölgesinde rüştünü ispat etmiş, tüm kademelerde kontenjanı dolu bir okul yetkilisinin; bir veliye "öğretmen bulamadım anca bunu buldum. 15k bandında kim çalışır?" söylemini yapıp yapmayacağı kararını okuyucuya bırakmak en dorusu. Öğretmenimizin bir spor dalıyla ilgilenmekte olduğu öğrenilmiştir ve bu suç değildir ama öğretmenin sınıfta karın kaslarını ve pazılarını sürekli göstermesi sizce de mantıklı mı? Öğretmen kesinlikle böyle bir davranış içerisinde değildir. Sonuç olarak sınıftaki diğer öğrencilerin ve velilerin öğretmenle ilgili olumlu görüşlerini ve öğretmenlerini sevdiklerinin anlaşıldığını size bildirmek isteriz. Okulumuzdan kendi isteğinizle kayıt iptali yapıp nakil aldınız. Bu işleminiz Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği 56'ncı madde doğrultusunda gerçekleştirilmiş olup kurumumuz yasa ve yönetmelik esasları doğrultusunda hizmet sunmaktadır. İlgili yönetmelik incelendiğinde %10 kesintinin genel eğitim ücreti üzerinden yapıldığını görebilirsiniz.
Okul yetkiliniz zakir bey "öğretmen bulamadım ancak bunu buldum" cümlesini sadece ben değil 6 tane velinin yanında sarf etti. İstediğiniz gibi yüzleşebiliriz. Genel koordinatörünüze de söyledim soruşturma zamanı çağırabilirsiniz gelebilirim diye. Ben 40 yaşındayım, yüksek lisans mezunuyum, saygın bir işte çalışıyorum. Sizin okulunuz evime 2 km uzakta. Kızımın yeni okulu 24 km. Sizce bu yazdıklarım doğru olmasa niye bunu gözümden sakındığım kızıma yapayım? Öğretmeninizin spor yapması beni ilgilendirmiyor. Ama şöyle bakın, sınıftaki 7 öğrencinin ayrı zamanlarda babalarına "öğretmenimizin karnı kaslı sizin gibi göbekli değil" demesini nasıl yorumlarsınız acaba? Veya sınıfta sürekli bir çocuğun diğer çocuklara şiddet uygulanması ile ilgili ne yapabildiniz? Siz kurumsallıktan ne yazık ki uzaksınız. İnsanların bunu okuyup karar vermesine gerek yok. Gerekli aksiyonu alıp ne yaptınız mesela? Öğretmen devam ediyor hala okula. Ben kurum sahibi olsam, bana bu kadar veliden şikayet gelse, bunu önemser ve gereken aksiyonları alırdım. Sizin yetkiliniz son bir hafta bize 5 dakika ayıramadı, okulda olmasına rağmen kendisi için yok dedirtti. İnsanlar önemli derecede maddi manevi bir şeyler ayırıyor çocuklarının geleceği için. Önemli bir kurum olduğunuzu iddia ediyorsunuz ama öğretmeniniz stajyer, ilk defa bu kadar çocuğu bir arada görmüş. O nu asla eleştirmiyorum ve kınamıyorum. Gelmiş, başvurusunu yapmış ve işe alınmış. Şu an eğitim aldığımız öğretmen mesela meslekte 28. Yılı. 22 yıl ted kolejinde çalışmış. En azından veli ile konuşurken koltuğa uzanıp konuşmuyor. Size göre biz iftira atıp karalıyoruz. Böyle olmadığını sizde biliyorsunuz bizde. Hata yapmak önemli değil, önemli olan o hatayı kabul etmek ve gerekli özürü dileyip düzeltme yoluna gitmek. Kurumsallık bunu gerektirir.




