İhya Ulûmi’d Dîn serisini tamamlamak amacıyla Semerkand Yayınları ihyau ulumiddin 8 cilt, 9 cilt, 10 cilt, 11 cilt başta olmak üzere bazı ciltleri satın aldım. Sayfa üst bölümlerinde bariz dalgalanmalar (ayıplı mal niteliği taşıyan bozulmalar) mevcuttu. Fotoğraflarla belgeleyip Semerkand Yayıncılık müşteri hizmetleri ile iletişime geçtim. Firma bana ücretsiz gönderim kodu vererek değişim sürecini başlattı. Ancak kitaplar depolarına ulaştığında bana şu mesajı ilettiler:
“Arkadaşlarımız eserleri tek tek kontrol ettiğinde ilk mail talebinizde gönderdiğiniz herhangi bir kabarma veya nemlilik kaynaklı oluşabilecek iç veya dışta herhangi bir deformasyon göremedik. Maile cevabınız beklenmektedir.”
Bu cümlenin görünürdeki anlamı “biz kontrol ettik bir şey yok” olabilir; ancak alt mesajı şudur:
• “Sorun kitapta değil, sende.”
• “Sen abartıyorsun ya da yanlış görüyorsun.”
• “Bizim gördüğümüz gerçek, seninki değil.”
Firma bana gönderdiği görsellerde kitapları üstten ve homojen ışıkla çekerek dalgalanmaları görünmez kılmaya çalıştı. Ben ise deformasyon ışığın geliş yönüne bağlı daha görünür olduğu için özellikle yandan ışık vererek ve eğik açıyla çekim yapmıştım. Benim sunduğum belgeleri referans almak yerine, kendi çektiği görselleri “kanıt” gibi sunarak şu mesajı vermiş oldu:
“Müşterinin gördüğü bizim için bağlayıcı değil. Biz neyi nasıl görmek istiyorsak odur.” Bu yaklaşım bir kurumsal açıklama değil, psikolojik üstünlük kurma stratejisidir. Firma bu tutumla:
• Müşteri geri bildirimini aşağılamış,
• Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’a göre sahip olduğum değişim hakkını fiilen engellemiş,
• Kusuru inkar ederek müşteri güvenini erozyona uğratmıştır.
Ben kitap kusurunu belgelemek için fotoğraf çektim. Onlar ise kitap kusursuzmuş gibi göstermek için fotoğraf çekti.
• Benim niyetim: Gerçeği ortaya koymak, hakkımı aramak.
• Onların niyeti: Gerçeği perdelemek, kurumsal kusuru gizlemek.
Eğer gerçekten kusursuzluk varsa, bunun fotoğrafla kanıtlanmasına gerek kalmaz. Çünkü müşterinin gözlemi yeterlidir. Fotoğrafa başvurmaları, aslında içten içe kusurun farkında olduklarını, ama bunu itiraf edemediklerini düşündürür. 12 gün önce gönderdiğim mesaja yanıt dahi verilmedi. Firma süreç boyunca sergilediği kırıcı ve güven zedeleyici tutumuyla beni İhya serisini başka bir yayınevinden satın almak zorunda bıraktı. Bu şikayet kapsamında Semerkand Kitap’tan samimi bir açıklama, açık bir özür ve İhya gibi bir eserin temsil ettiği değerlere sadık kalacak bir tutum bekliyorum.
Yorumlar