(Medine Akbayır) Empati yoksunu bir hekimin dişinizi yapacak olması büyük bir şanssızlık. Sadece konuşma tavırlarına karşı çirkinleşmeden dişimi halledip çıktım. “Sizi gayet anlayabilecek zekâdayım ama siz karşıdakini anlayamayacak kadar empati yapamıyorsunuz. Yut şu tükürüğünü, ne kadar çok tükürük var, beni anlamıyor musun sen?” gibi cümleler kuruldu.
Ağzı açık bir hasta, bir cihaz, bir hekimin eli ve aletleri var; böyle bir durumda sizce ne kadar kontrol edilebilir? Midemiz bulanabilir veya o an panik bile olabiliriz ama sizin hitap şekliniz, kırsal kesimden (kendini geliştirememiş, kimseyi küçümsemek değil amacım) çıkmış insanlarla nasıl konuşulacağını öğrenmeden hekim olmuşsunuz izlenimi veriyor.
Başka bir diş hekimine başvurdum daha sonra. “Evet, seni anlıyorum, acı yoğun hissedebilirsin ama rahat ol, çok kısa sürüp geçecek.” Sadece bu kadar bir sözle insanların duygularıyla empati yapabilmeyi, iletişim kurabilmeyi öğrenerek hekim olanları görünce insan gurur duyuyor. Yumuşak huylu olmak, yumuşak dilli olmak sizi çok daha nezih gösterir.
İşte bu dili kendi aile bireylerine aktaracaklar, sonra onlar da birer hekim veya mühendis olacak ve bu toplumun konuşma dili böyle böyle düzelmeyecek.
Yorumlar