RTÜK’ten Ahlaki İçerik Denetimi Ve Çocuklarımızı Etkileyen Yayınların Kaldırılması İsteği
Son 3–4 yıldır ulusal kanallarda yayımlanan dizilerde ve gündüz kuşağı programlarında ahlaki sınırların tamamen çığrından çıktığını düşünüyorum. Özellikle Uzak Şehir’de abisinin eşiyle evlenen şahıs, Halef’te karısının üstüne kuma getirip ona aşık olan erkek, Başkalarının Hayatı’nda ahlaksız yaşamları normalleştiren ve genç kızlara “çalışmayın, zevkinize bakın, para böyle de kazanılır” mesajı veren senaryo kurguları, Anne Yarısı’nda baldız-enişte ilişkisi, tarihimizi ve ecdadımızı kadın düşkünü gibi gösteren Aşk ve Taht, şiveyi karikatürleştirip şiddeti ve terörü öne çıkaran Taşacak Bu Deniz, Sevdam Karadeniz gibi yapımlar, toplumun değerlerini hiçe sayan bir noktaya gelmiştir.
Töre, mafya hayatı gibi konuların sanki olağan, hatta çekici bir yaşam biçimiymiş gibi sunulması, çocukları ve gençleri şiddete, yasa dışı ilişkilere, saygısızlığa ve kolay para kazanma hayaline alıştırmaktadır. Bu dizilerdeki hayatlar normal değilken, senaryolar bunları masum bir aşk veya “heyecanlı bir hayat” gibi göstererek toplumda ahlaki erozyona yol açmaktadır. Bu içeriklerin “yurt dışına pazarlama” kaygısıyla, kendi halkının izleme zevki ve değerleri yok sayılarak üretildiğini düşünüyorum.
Gündüz kuşağında yayımlanan Müge Anlı, Esra Erol ve benzeri programların da insanların özel hayatını reyting malzemesi haline getirdiğini ve toplumu adeta duyarsızlaştırdığını görüyorum. Özellikle Gelinim Mutfakta adlı yarışmada röportaj yapılan kişilerin gerçekmiş gibi sunulup aslında yapay zeka ile hazırlanmış kurgu olduğunu anlamak, izleyicinin aklıyla alay edildiğini, yaşlı ve iyi niyetli insanlarla adeta dalga geçildiğini ve insanların açıkça kandırıldığını göstermektedir. Bu tür yapımların tamamının toplum psikolojisini bozduğuna, aile yapısını zayıflattığına ve özellikle gençleri yanlış örnekler üzerinden şekillendirdiğine inanıyorum.
Ayrıca Hindistan’ın Türkiye’yi boykot etmesine rağmen Kanal 7’nin hâlâ Hint dizilerini yayınlamasını da mantıksız ve rahatsız edici buluyorum. Kendi kültürümüz ve değerlerimiz hiçe sayılırken, bu tür yabancı dizilerin sürekli ekrana getirilmesini doğru bulmuyorum.
RTÜK’e daha önce de şikayet ve başvurularda bulunmuş biri olarak, artık bu gidişatın durdurulmasını istiyorum. Ahlaka aykırı, normal olmayan, topluma ve özellikle çocuklara-ergenlere kötü örnek olan tüm bu dizi ve programların yayından kaldırılmasını, dizilerin baştan sona mantık ve etik çerçevesinde, toplum değerlerine saygılı şekilde yeniden yazılıp yeni yapımlar üretilmesini talep ediyorum. Yeni yapılacak içeriklerin de çok sert kurallarla, caydırıcı yaptırımlar gözetilerek denetlenmesini, gündüz kuşağı evlilik, ilişki ve tartışma programları ile izleyiciyi aldatan sahte kurgulu yarışmaların ise bir daha geri dönmemek üzere tamamen kaldırılmasını istiyorum.
Toplumun huzuru, çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı bir zihinsel ve ahlaki gelişimi için RTÜK’ün görevini eksiksiz ve kararlı şekilde yerine getirmesini, bu yayın anlayışına karşı acilen somut adımlar atılmasını bekliyorum.















