20 Nisan 2026 tarihinde saat 10.00–10.30 civarında Pursaklar Devlet Hastanesi cerrahi klinikte, 18 yaşından küçük olan oğlumun geçireceği operasyon için yatış dosyası açtırmak üzere hasta kabul biriminde sırada bekliyorduk. Zaten tek personelin görevli olması ve oldukça yavaş çalışması nedeniyle sıra son derece ağır ilerliyordu.
Sıradayken bir hasta aradan girerek daha önce tamamlanamayan bir çıkış işlemi için tekrar işlem yaptırmak istediğini söyledi. Başta sabırla bekledim ancak işlem uzayınca kendi hakkımıza girildiğini belirttim. Araya giren hasta, yaptığı işlemin yarım kalan bir çıkış işlemi olduğunu rahat bir tavırla ifade ederek durumu normalleştirmeye çalıştı. Ben de herkesin farklı işlemler için sırada beklediğini ve araya girmenin yine de bir hak ihlali olduğunu ifade ettim.
Bu esnada tartışmayı duyan bir hemşire, hemşire odasından son derece agresif ve üstten bir tavırla çıkarak adeta hakem gibi olaya dahil oldu ve hiçbir objektif değerlendirme yapmadan benim haksız olduğum kanaatine vardı. Ben saygı sınırlarını koruyarak kendisine sürekli “siz” diye hitap etmeme rağmen, kendisi bana “sen” diyerek, sanki oranın sahibiymiş gibi konuşmaya ve üslubunu daha da sertleştirmeye devam etti. Olayda hiçbir güvenlik sorunu olmamasına rağmen güvenlik görevlilerini çağırarak bizi dışarı çıkarmalarını istemeleri ise yaşadığım saygısızlık ve haksızlığı iyice derinleştirdi.
Sağlık sektöründe geldiğimiz noktada, hastanın veya yakınının en temel hakkını savunmasının bile neredeyse suç gibi görüldüğünü, hastaların değersizleştirildiğini, mobbinge varan davranışlara maruz bırakıldığını üzülerek görüyorum. Buna rağmen her seferinde mağduriyetini en çok dile getiren tarafın sağlık çalışanları olması da ayrıca düşündürücü. Kendi ödediğim vergilerle maaş alan kamu görevlilerinin vatandaşa karşı bu kadar üstten, saygısız ve haksız tavır sergilemesini asla kabul etmiyorum ve bu yaşadıklarımdan dolayı hakkımı helal etmiyorum.
Pursaklar Devlet Hastanesi cerrahi klinikte görevli ilgili hemşire ve hasta kabul personeline, öncelikle insana saygı, empati ve temel iletişim konularında ciddi bir eğitim verilmesini talep ediyorum. Hastaların ve yakınlarının oraya keyfi olarak değil, mecbur kaldıkları için geldiklerini, zaten yeterince stresli olduklarını hatırlatacak, insani ve mesleki etik çerçevede bir uyarı ve idari değerlendirmenin yapılmasını istiyorum.
Yorumlar