Hipoglisemi Hastasına Uygun Olmayan Tedavi Diyeti Ve İade Talebi
Diyetisyen B**** Ö*****’ten lipödem tedavisi amacıyla ketomiks diyet programı satın aldım. 10 Haziran’da toplam 28.000 TL ödeme yaptım; bunun 25.000 TL’sini Iyzico üzerinden, 3.000 TL’sini ise diyet kapsamında kullandırdığı bitkiler için kendi satış kanalı üzerinden ödedim. 20 Temmuz tarihinde diyet programına başladım.
Uygulanan diyet oldukça ağır, neredeyse tamamen haşlanmış sebze ve yoğun bitki kürleri ağırlıklıydı. Başlangıçta kendisine (hipoglisemi) hastası olduğumu açıkça belirttim. Buna rağmen bana bu duruma uygun, dengeli bir program hazırlamak yerine, ben ciddi sorunlar yaşamaya başladıktan sonra alternatif seçenekler sunmaya çalıştı. Diyet sürecinde sık sık ataklar, şeker düşüklüğü ve tansiyon düşüklüğü yaşadım.
Bu sağlık problemleri nedeniyle programı sonlandırmak istediğimde, kendisine yaşadığım her sorunu anında mesajla bildirmeme rağmen geri dönüşlerini çoğu zaman saatler sonra, hatta ertesi gün yaptı. Endokrin doktoruna danışarak ilerlemeyi önerdiğimde herhangi bir doktor onayına ihtiyacı olmadığını söyledi. Yaşadığım hipoglisemi ataklarını ve tansiyon düşüklüğünü önemsemedi ve uyguladığı yöntemi bir “tedavi” olarak görüp bu tedaviye devam konusunda ısrarcı davrandı.
Ben ise iş yerinde kesici ve yanıcı aletlerle çalıştığımı, ayrıca araç kullandığımı, bu sağlık risklerini göze alamayacağımı belirterek programı sonlandırmak istediğimi, sadece aldığım hizmetin bir aylık kısmının bedelini ödemeyi, kalan tutarın ve kullanmadığım bitkilerin iadesini talep ettiğimi ilettim. Bu aşamadan sonra üslubu tamamen değişti, sinirli ve agresif mesajlar göndererek hakaret içeren ifadeler kullanmaya başladı.
Ben, üç aylık paket için ödediğim ücret karşılığında yalnızca bir ay hizmet aldım. Kalan iki aylık bedelin ve kullanmadığım bitkilerin ücretinin tarafıma iade edilmesini, bu süreçteki üslup ve yaklaşımının da kurum tarafından incelenmesini istiyorum.
Kamuoyuna açık cevabımızdır şikayet sahibinin yayımladığı metin, yaşanan süreci son derece tek taraflı biçimde aktarmakta ve tarafımıza yönelik ağır ithamlar içermektedir. Öncelikle açıkça belirtmek isteriz ki; bir kişinin memnuniyetsizliğini dile getirmesi başka, doğruluğu tartışmalı iddialarla bir sağlık profesyonelinin mesleki itibarını kamuoyu önünde zedelemeye çalışması bambaşka bir konudur. Danışan, programın kapsamını, süresini, uygulama esaslarını ve ücretlendirmesini bilerek hizmet satın almış; süreç başladıktan sonra kendisiyle iletişim kurulmuş, bildirdiği durumlara göre program üzerinde gerekli değerlendirmeler ve alternatif düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. Mesaj kayıtları, görüşmeler ve sürecin tamamı tarafımızda mevcuttur. Şikayette özellikle “sağlık sorunlarının önemsenmediği”, “doktor görüşünün reddedildiği”, “kişinin risk altında bırakıldığı” ve benzeri şekilde sunulan ifadeleri kabul etmiyoruz. Hiçbir danışana bilinçli olarak sağlık riski oluşturacak bir uygulama yapılması söz konusu değildir. Kişinin mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar, günlük yaşam koşulları ve programa verdiği bireysel yanıtlar nedeniyle tıbbi değerlendirme gerektiren durumlarda ilgili hekim takibi elbette kişinin kendi hekimi tarafından yürütülür. Beslenme programının kişiye göre değiştirilmesi ile tıbbi hastalıkların hekim tarafından yönetilmesi birbirinden farklı konulardır. Daha da önemlisi, satın alınan hizmetin belirli bir bölümünün kullanılmış olması sonrasında tek taraflı olarak programın sonlandırılması, otomatik olarak talep edilen miktarda ücret iadesi hakkı doğurduğu anlamına gelmez. Ücret iadesi; satın alma koşulları, sunulan hizmet, ayrılan profesyonel zaman, kişiye özel hazırlanan programlar ve taraflar arasında kabul edilmiş şartlar çerçevesinde değerlendirilir. Bir kişinin istediği miktarda iade talep etmesi ve bu talebin tamamının kabul edilmemesi, hizmet veren tarafı kamuoyu önünde suçlu hale getirmez. Bitkisel ürünler konusunda da teslim edilen, kullanılan veya kişiye özel olarak temin edilen ürünlerin iade koşulları ilgili satış ve tüketici mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir. Bu konu da sosyal medya veya şikayet platformlarında oluşturulan algıyla değil, belge ve kayıtlarla belirlenir. Üslup konusunda ileri sürülen iddialar da tek taraflıdır. İletişimin yalnızca seçilmiş birkaç cümlesi üzerinden değerlendirme yapılmasını doğru bulmuyoruz. Gerek görülmesi halinde konuşmaların tarih ve saat bilgileriyle birlikte tamamı yetkili mercilere sunulabilir. Özellikle belirtmek isteriz ki, Şikayetvar bir mahkeme veya bilirkişi makamı değildir. Bir kullanıcının yazdığı metnin yayımlanması, o metindeki iddiaların doğru olduğunun tespit edildiği anlamına gelmez. Tek taraflı bir anlatının başlıklandırılması ve kamuya sunulması da kimseye kesin hüküm verme yetkisi kazandırmaz. Tarafımız hakkında mesleki itibarı zedeleyebilecek nitelikte gerçeğe aykırı beyanların, kişilik haklarını ihlal eden ifadelerin veya ticari itibara zarar vermeyi amaçlayan içeriklerin devam etmesi halinde; ilgili yazışmalar, ödeme kayıtları, hizmet süreci ve diğer belgelerle birlikte gerekli hukuki başvuru haklarımız saklıdır. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tartışmalarımızı sosyal medya üzerinden hakaretleşerek değil, belge, kayıt, sözleşme ve hukuk çerçevesinde yürütmeyi tercih ediyoruz. Hizmet alan herkesin eleştiri ve şikayet hakkına saygımız vardır. Ancak bu hak, karşı tarafın mesleki itibarını sınırsız biçimde zedeleme veya tek taraflı iddiaları kesinleşmiş gerçekler gibi sunma hakkı vermez. Konuya ilişkin elimizde bulunan kayıtlar nedeniyle, gerekli görülmesi durumunda sürecin yetkili merciler önünde tüm ayrıntılarıyla açıklanmasından hiçbir çekincemiz bulunmamaktadır.






