16 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Emaar alışveriş merkezinin Playland'ın üst katındaki oyun alanına 3 çocuğu 90 dakikalık süre ile bıraktık. Çocuklar içeri girdikten 35-40 dakika sonra susamışlar. Arayıp durumu söylediler. Çocuklara sularını götürdüm. Herhangi bir sorun görünmüyordu. Süremizin dolmasına 4 dakika kala aradılar. Son 4 dakikanız diye. O sırada biz zaten çocukları almak üzere yoldaydık. Gittiğimde çocuğumun ağladığını söylediler. Bir baktım ki çocuğun dudağı patlamış, ağlıyor. Neden arayıp haber vermediniz, dedim. Muhatap kız (Adını bilmiyorum. Yaka kartı yoktu. Sormak aklıma gelmedi o sırada.) gözlerini devirerek, "Hanımefendi, çocuklarınız bıraktığınızdan beri kavga ediyorlar. Onları idare etmekle uğraştık. Buna mı kızdınız? " gibi şeyler söyledi.
Madem çocuklar sorun çıkardı, neden arayıp haber vermediniz, dedim. Yine gözlerini devirip kafasını sağa sola çevirerek, Çocuklarınızın huyunu biliyorsunuz. Kavga edeceklerini tahmin etmişsinizdir. Aramamıza ne gerek var, diye yanıt gerdi. Çocuklara su getirdiğimde bir sorun görünmüyordu, o zaman da iletebilirdiniz. Üstelik bunlar çocuk ve oyun oynuyorlar. Öngörülemez durumlar olabilir. Telefon numarasını boşuna mı alıyorsunuz, sadece kalan dakikayı mı takip ediyorsunuz, son dört dakika kaldı diye aramayı biliyorsunuz da çocuğun dudağı patlamış neden aramadınız, dedim. Kaşını gözünü ayrı oynatıp, gözlerini devirmekten başka bir şey yapmadı hanımefendi. Bu ne laubalilik, bu ne saygısızlık. Mimiklerinize dikkat edin lütfen deyip çocukla ilgilenmeye devam ettim. O sırada diğer arkadaşının yanına gidip beni kast ederek, git şu kadına açıklama yap, anlayışı mı kıttır aptal mıdır nedir sabahtan beri söylüyorum anlamıyor, demiş. Kardeşim duymuş bunu. Bana o anda bir şey demedi, sonrasında dedi. Sonra diğer çalışan gelip daha da içler acısı, daha da beter bir açıklama yaptı: Zaten geliyorsunuz, yoldasınız diye aramadık!
Yorumlar