26 Mart tarihinde Atakule’de bulunan Nakia Restoran’ı arayıp cumartesi günü doğum günümü orada kutlamak için rezervasyon yaptırmak istedik. Eşim telefonda bir hanımefendiyle görüştü ve kendisine, restoranda iki oturum olduğunu, ya 18.30 gibi gidip 20.30’da kalkmak zorunda olduğumuzu ya da 21.00’de gidip 23.30 gibi kalkmak zorunda olduğumuzu söylemişler. Fine dining iddiası olan, yemekleri ve içecekleri zaten oldukça pahalı bir mekanda, para ödeyen müşteriye bu şekilde süre şartı koşulmasını hayatımda duymadım.
Ben o kadar para ödeyeceğim, yemek yiyeceğim, içecek alacağım, belki alkol alacağım ama buna rağmen “2–2,5 saat kalıp kalkmak zorundasınız” deniyor. Bir işletmenin açılış ve kapanış saati olur, buna saygı duyarım, ancak oturacağım masaya saat sınırı koymak bana son derece para gözlü, basit ve bayağı bir işletme anlayışı olarak geliyor. Bu tavır yüzünden çok sinirlendim ve gerçekten hevesim kursağımda kaldı; doğum günümü orada geçirmek istemiştim ama bu saçma politikayı duyunca anında vazgeçtim.
Ayrıca telefonda, ana yemek söylemek zorunda olduğumuz, sadece sushi gibi ürünler tercih edersek bunun kabul edilmeyeceği de belirtilmiş. Örneğin menüdeki sushilerden iki tabak söylemek istesem (bir tabakta 8 parça var ve fiyatları da 1.350–1.400 TL civarında), buna rağmen mutlaka ana yemek sipariş etmem gerektiği söyleniyor. Bu kadar yüksek fiyatlı bir yerde, müşterinin ne yiyeceğine bile şart koşan bir yaklaşımın kabul edilebilir olmadığını düşünüyorum.
Nakia gibi konumlu ve iddialı bir mekanda böyle bir işletme politikası olduğunu görmek beni gerçekten üzdü, Atakule gibi bir yere böyle bir anlayışın yakışmadığını düşünüyorum. Bu şikayetimi, bu politikaların gözden geçirilmesi, özellikle oturum-süre ve zorunlu ana yemek şartlarının kaldırılması ve yaşattıkları hayal kırıklığı için tarafıma özür borçlarını yerine getirmeleri için yazıyorum. Gerekirse yaşadığım bu deneyimi başka platformlara da taşıyacağımı belirtmek istiyorum.
Yorumlar