Mersin Şehir Hastanesi'nde bir yakınım için refakatçi olarak kalıyorum. Bugün günlerden cuma. Ama biz salı günü acilden yatış yaptık. Kırık için geldik, yakınım ağrıdan duramıyor. Ağrısını geçtim, 5 aylık bebeği var emzirdiği, bebek annesini arıyor sürekli. Kız günlerdir bekliyor ameliyat için, sürekli doktorlar erteliyor, bahaneleri hep hazır: nöbetçi doktor değiliz falan filan. Ama dün yani Perşembe günü bir kadının yatışı yapıldı. Bugün de ameliyata alınacaktı ancak sabah görevli bir hemşire, 'Grip olduğunuz için ameliyatınızı ertelememiz gerek,' dedi. Kadın da, 'Nasıl olur? Kabul etmiyorum,' dedi. Tanıdık kim varsa araya koydu, meğer hanımefendinin tanıdığı varmış, hemen doktor geldi. Hemşireye bağırdı, 'Sana ne,' falan dedi. 'Grip değil,' dedi, oysa kadın ağır grip, geceden beri biz çekiyoruz onu. Neyse, hanımefendiye özel muamele yapıldı. Birkaç kişi geldi gitti, halini hatırını sordu. Bu kişiler hastanede çalışan alt kademe kişiler, geldiler hanımefendinin eşiyle de konuştular, 'Vay efendim yengeyi gönderir miyiz, o bize emanet zaten ameliyattan sonra tek kişilik odaya aldıracağım,' dediler. Biz günlerdir oradayız, ne gelen var ne giden, sadece ağrı kesici serum takmak için geliniyor, bir şey sorunca da ters ters cevap veriliyor. 'Ama sizde haklısınız, bizim tanıdığımız yok hastanede, kusura bakmayın.' Uzun lafın kısası, ülkenin geldiği son durum: hastanede de olsan, ağır hasta da olsan tanıdığın yoksa ameliyat bile hayaldir senin için.
Yorumlar