Hayal Kırıklığıyla Başlayan Tatil Ve Yaşanan Talihsiz Kaza


Otele giriş yaptık, bize bir oda verdiler. Çıktığımızda tek yataklı, görsellerle alakası olmayan bir odaya aldılar. Sonra aşağı inip durumu ilettik, yaklaşık 3 saat bekledik ve 2 yataklı bir odaya geçtik. Odalar o kadar dardı ki, yan yana iki kişi geçemiyorduk. Aslında başka bir otele gidecektik ama görselleri çok güzeldi, eşim 140 bin TL ödeyerek 7 günlük bir tatil için bu oteli tercih etti. Sonrasında üzerimizi değiştirip havuz başına indik. Havuza girmemizle çıkmamız bir oldu; bildiğiniz termal havuz, o kadar sıcaktı ki içinde duramadık. Tek esprisi, içecekleri patenli garsonlarla getirmeleriydi, onu da 3-4 kez söyleyince ancak getiriyorlardı. Sonra sahile indik, biraz olsun serinledik. Akşam yemeği için odamıza gittik; zaten bir tek odada ve içeride yemek yerken serinleyebildik. Onun dışında hiçbir yerde serinlemek veya bir şey yiyip içmek mümkün değil; hiçbir yerde klima ya da vantilatör yok. Yemeğimizi yedikten sonra otel adeta ruhlar alemine dönüştü. Hiçbir şekilde eğlenceye dair bir şey görmedik. Görsellerde ve tanıtımlarda otel çok büyük ve eğlenceli görünüyordu, biz de öyle zannettik. Ama daha ilk gecemizi bile geçirmeden sıcaktan ve sıkıntıdan bunaldık. Bir şeyler içmek için sahildeki bara oturduk, bırakın bir bardak su içmeyi oturamıyorsunuz bile. Bir tane vantilatör koymuşlar, o da bara bakıyor; onun dışında serinletme amaçlı hiçbir şey yok. Barmene bu durumu sordum, neden yetersiz olduğunu söyledim. 'Yönetime söyleyin' diye cevap aldım. Sonra asıl olay başladı. O kadar bunalmıştık ki eşimle sahile inelim dedik. Sadece denizin duş alma bölümündeki ayak yıkama çeşmesini açtım, ayağımı ıslattım. Daha sonra çeşmeyi kapatmak isterken ayağımın ucuyla altındaki metal delikli mazgala bastım ve ayağım içine düştü. Çok canım yandı, elimle ittim ve parmağımdan kanlar yere akıyordu. Eşim şoktaydı, oradaki vatandaşlar başıma toplandı ve yetkilinin gelmesini bekledik. Yaklaşık 10 dakika, belki daha fazla sürdü. Bunun daha önce de iletildiğini ama hiçbir şey yapılmadığını öğrendim. Daha sonra bir hemşire ve yanında bir bey geldi. Beni tekerlekli sandalyeye oturttular. Ayağımdan kan akarken ve parmağım morarmışken, yanımdaki beyin rahat tavırları ve 'Aracınız var mı? Evet ama eşim alkol aldı. Ne kadar aldı? Miktarı önemli mi? O zaman taksiyle gidersiniz.' demesi çok can sıkıcıydı.
Gelişme
26 Temmuz akşamı saat 19:30 civarında Arycanda Kirman Premium Otel’de deniz kenarında, ayak kıyama demirlerinin sağlam olmaması nedeniyle ayağımın başparmağını kırdım. Olay anında ve sonrasında otel yönetimi ve personeli tarafından hiçbir şekilde ilgilenilmedik. Eşimle birlikte yarım saat boyunca otel önünde bekletildik, kendi çabamızla hastaneye gitmemiz istendi. Israrla ilgilenilmediğimizi belirtmem üzerine ancak bir araç ayarlandı ve bir otel çalışanı eşliğinde, 1,5 saat uzaklıktaki devlet hastanesine gitmek zorunda kaldık. Hastane masrafları için ek bir ödeme yapmadık fakat yol masraflarımız tamamen bize ait oldu.
Olaydan sonra da otel yönetimi veya herhangi bir yetkili bizimle iletişime geçmedi, herhangi bir özür ya da çözüm sunulmadı. Ayağım kırıldığı için 10 gündür yatmak zorunda kaldım, iş ve sağlık kaybım oldu, hala ayağımın üstüne basamıyorum. Otelden çıkışımız sırasında da bir gece daha kalmak istedik, eşim çok yorgun ve uykusuzdu, fakat bu talebimiz de dikkate alınmadı ve neredeyse otelden kovulduk. Genel müdürlerine ulaşmaya çalıştık ancak başarılı olamadık, sürekli farklı kişilere derdimizi anlatmak zorunda kaldık ve kimse yardımcı olmadı.
Bu süreçte yaşadığım mağduriyetin giderilmesini, sağlık ve yol masraflarımın karşılanmasını ve otel yönetiminden resmi bir özür bekliyorum. Benim ve ailemin yaşadığı bu ciddi mağduriyetin dikkate alınmasını talep ediyorum.










