Ablamın Çatalca Geri Gönderme Merkezindeki Kötü Hijyen, Yetersiz Sağlık Ve İnsan Hakları İhlali
İran vatandaşı olan ablam, yaklaşık iki hafta önce çalışma izni ve evi olmasına rağmen, haksız ve savunmasız bir şekilde Çatalca Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldü. Aile olarak çok sarsıldık; masum bir insanın bu kadar ağır şartlarda tutulması sebebiyle artık Türk adaletine olan güvenimi büyük ölçüde kaybettim.
Ablam Çatalca Geri Gönderme Merkezi’nde yaklaşık iki hafta kaldı ve bu süre boyunca anlattıklarına göre hijyen koşulları neredeyse yok denecek kadar kötüydü. Yaklaşık 200 kişinin kaldığı yerde sadece iki ve bir tane olmak üzere toplam üç duştan bahsetti, odaların böceklerle dolu olduğunu, bunu görevlilere söylediklerinde ise ciddiye alınmadıklarını aktardı. Verilen yemeklerin çok kötü olduğunu, sadece bir iki kez yiyebildiğini ve sonrasında hastalandığını, kadın hastalığına yakalandığını belirtti. Buna rağmen içeride haftada sadece bir gün doktor olduğunu ve sağlık hizmetinin son derece yetersiz kaldığını öğrendik.
Merkezde küçük bebekler ve çocukların da çok kötü koşullarda tutulduğunu, insan haklarına tamamen aykırı bir tabloyla karşılaştığımızı söylemek zorundayım. Ablamın mahkeme ve itiraz süreci hâlâ devam ediyor. Sağlık sorunları ve tüm aile bağlarının Türkiye’de olması nedeniyle hem avukatı dilekçeyle beyanda bulundu, hem de kendisi Ağrı’ya sevk edilmemesi için dilekçe yazdı; buna rağmen bugün ablamı Ağrı’ya gönderdiler.
Ben; ablamın bu şartlardan bir an önce çıkarılmasını, sağlık durumunun dikkate alınmasını, aile bağları ve hukuki süreci göz önünde bulundurarak daha insani koşullarda tutulmasını ve mümkünse serbest bırakılmasını talep ediyorum. Ayrıca Çatalca Geri Gönderme Merkezi başta olmak üzere bu tür merkezlerdeki hijyen, yemek, sağlık ve çocukların kaldığı ortamlar hakkında kapsamlı bir denetim yapılmasını, insan hakları ihlali niteliğindeki bu uygulamaların araştırılmasını ve sorumlular hakkında gereken işlemlerin yapılmasını istiyorum.
Umarım bu şikayet, aynı durumda olan diğer insanlar için de bir farkındalık yaratır ve yetkili kurumlar bu tabloya kayıtsız kalmaz.


















