31 Ocak 2026 tarihinde arkadaşlarımla birlikte Holly Stone Performance Hall Ankara’daki bir konsere katılmak için, biletlerimizi çok önceden alarak mekana geldik. Toplam 6 kişiydik (1 kadın, 5 erkek). Kapıda hiçbir taşkınlık ya da uygunsuzluk yokken, görevli tarafından “1 kadına 5 erkek içeri alamayız, iptal edin” denilerek içeri girişimiz engellenmek istendi. Etkinlik saati çok yaklaştığı için fiilen bilet iptali de mümkün değildi.
Kapı görevlileri bu uygulamayı “bilette yazar, giriş hakkı işletmeye aittir” diyerek gerekçelendirdi. Ancak böyle bir ibarenin, işletmeye biletli müşteriyi sınırsız ve keyfi biçimde çevirmeye otomatik bir yetki vermediği açıktır. Uygulanan “oran” kuralı, pratikte cinsiyete göre eleme şeklinde işledi ve bu tür kısıtlamalar, tihek kararlarında da görülebileceği üzere ayrımcılık kapsamında değerlendirilebilmektedir. Biz de kapıda bu gerekçelerle, hukuken sorunlu ve cinsiyetçi bir muameleye maruz bırakıldık.
Buna ek olarak, girişte önceden açıkça belirtilmeyen kişi başı 250 TL zorunlu içecek bedeli talep edildi ve bu tutarı ödemediğiniz sürece içeri giremeyeceğimiz söylendi. Ne bilet alırken ne de konser öncesinde bu zorunlu harcama şartı açık ve şeffaf biçimde paylaşılmamıştı.
Tüm bu yaşananlar nedeniyle kendimizi rahat ve güvende hissetmedik, uzun süre konsere odaklanamadık ve paramızla adeta rezil olduk. Mekanların “giriş hakkı işletmeye aittir” gibi ibareleri kullanarak, keyfi ve cinsiyetçi uygulamaları “damsız alınmaz” mantığıyla normalleştirmesinden son derece rahatsızım. Holly Stone Performance Hall Ankara’ya bu olaydan sonra bir daha gelmeyi düşünmüyorum ve bu ayrımcı yaklaşımın başkalarının da başına gelmemesi için yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum.
Yorumlar