Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde son dönemde, özellikle uygulama notlarının verilme süreci ve Dekan Yardımcısı’nın tutumlarıyla ilgili ciddi adaletsizlik iddiaları gündeme gelmektedir. Öğrencilerden alınan bilgilere göre, uygulama notlarının dağıtımında şeffaf ve eşit bir yaklaşım benimsenmemekte, notlar öğrenciden öğrenciye farklılık göstermektedir. Objektif kriterlere dayanması gereken bu süreçte, bazı öğrencilerin hak ettikleri notları alamadığı, kimilerinin ise haksız yere yüksek notlarla ödüllendirildiği öne sürülmektedir.
Daha da vahimi, Dekan Yardımcısı’nın öğrenciler arasında ayrımcı bir tutum sergilediği iddialarıdır. Öğrencilerin ifadelerine göre, Dekan Yardımcısı bazı öğrencilere karşı olumlu ve destekleyici bir yaklaşım sergilerken, diğerlerine karşı soğuk, mesafeli ve hatta küçümseyici bir tavır takınmaktadır. Bu farklı muamelenin, öğrencilerin maddi durumları ve aile geçmişleriyle bağlantılı olduğu iddia edilmektedir. Özellikle ailesi maddi açıdan güçlü olmayan öğrencilerin, fikirlerini ifade etmelerine izin verilmediği, söz haklarının kısıtlandığı ve haksız muameleyle karşılaştığı belirtilmektedir.
Bu durum, öğrenciler arasında ciddi bir huzursuzluk yaratmış, fakültede adalet ve eşitlik ilkelerine olan güveni sarsmıştır. Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin, bu iddiaları ciddiyetle ele alması, notlandırma süreçlerinde şeffaflığı sağlaması ve tüm öğrencilerin eşit muamele görmesini garanti altına alacak adımlar atması gerektiği açıktır. Eğitimde adalet, sadece bir ilke değil, aynı zamanda geleceğin hekimlerini yetiştiren bir kurumun temel sorumluluğudur.
Yorumlar