2011 yılında Facebook’a kaydoldum. O zamandan beri e-posta adresim hiç değişmedi (o*******@hotmail.com). 2017 yılında bir telefon numarası ekledim ve o da hiç değişmedi. Çiçek yetiştiriyorum ve sadece çiçek fotoğrafları paylaştım. Facebook’ta yaklaşık 6.000, Instagram’da ise yaklaşık 10.000 takipçim vardı.
1 Nisan 2026 sabahı Messenger’da mesajlaşırken, “hesapta şüpheli etkinlik” olduğunu ve gerçek bir kişi olduğumu doğrulamamı isteyen bir bildirim geldi. Bunu kabul ettim ve video selfie işlemini tamamladıktan sonra hesabım askıya alındı. Olanlara inanamadım; bunun bir 1 Nisan şakası olabileceğini düşündüm. Ama değildi. Bana şu e-posta geldi: “Facebook hesabınız askıya alındı. Bunun nedeni, hesabınızın veya hesabınızdaki hareketlerin Hesap Bütünlüğü ile ilgili Topluluk Standartlarımıza uymamasıdır. Eğer hesabınızın yanlışlıkla askıya alındığını düşünüyorsanız kararımıza itiraz etmek için 180 gününüz var. Bu süreyi kaçırırsanız hesabınız kalıcı olarak kapatılacaktır.”
İtiraz butonuna tıkladım ve sistem benden kimlik belgesi istedi. Kimliğimi gönderdim. Ve o andan sonra hesaplarım için süreç fiilen sona erdi. Facebook askıya alındı ve ardından Instagram hesabım da hiçbir neden olmadan askıya alındı, çünkü Hesap Merkezi üzerinden birbirine bağlıydılar. Artık itiraz butonu da yok. Destek ekibine birkaç kez talep gönderdim ama hiçbir yanıt alamadım.
Yapay zeka hataları yüzünden sosyal medyada 14 yıllık bir hayatı silmek gerçekten mümkün mü? Arkadaşlarıma, müşterilerime ve anılarıma erişimi kaybettim. 14 yıllık hayatımı kaybettim.
Hiçbir ön uyarı olmadan.
Hiçbir açıklama yapılmadan.
Gerçek bir itiraz mekanizmasına ulaşamadan.
Bu tekil bir durum değil.
Bu, yaygın ve sistematik bir arızadır.
İşletmem yok oldu.
Geçim kaynağım zarar gördü.
Yılların anıları, ilişkileri ve yazışmaları kayboldu.
Otomatik sistemlerin içinde sıkışıp kaldım; gerçek bir destek ekibine ulaşamıyorum.
Otomatik karar sistemleri, yeterli insan denetimi ve adil süreçler olmadan insanların hayatını doğrudan etkileyen sonuçlar üretiyor.
Bu sadece teknik bir sorun değildir.
Bu, dijital haklar, yönetim politikaları ve giderek büyüyen bir kriz meselesidir.
Yorumlar