Ergoterapist Selahattin Sarıca'nın Sorumsuzluğu
Selahaddin Bey'in derslerine 2 aydır geliyorduk. Odaların kapısında olması gereken gibi izleme penceresi yok, içeride kamera da yok, içerideyken çocuğunuzu izleyemiyorsunuz ama sözleriyle güven telkin ettiği için 2 yaşındaki çocuğumuzu kendisine götürmeye karar vermiştik.
Dün nasıl ders yaptıklarını merak ettiğim için kapı deliğinden içeriyi izlemeye başladım. İçeride Selahaddin bey yere uzanmış bir şekilde telefonla mesajlaşıyor, oğlum da bir köşede duruyordu. Tam yarım saat boyu bu şekilde devam etti. Oğlum sıkılıp dışarıya çıkmak istediğinde yerde top olmamasına rağmen haydi topu at, topu tut şeklinde dışarıdan duyulmasını hedefleyerek bağırarak komutlar vermeye başladı. Dayanamayıp sert bir şekilde çaldım, elinde oyuncaklarla kapıyı açıp "uykusunu alamamış galiba, hiç durmadı" şeklinde yalanlar söylemeye başladı. Ben de dayanamayıp "elinizdeki telefonu bırakıp çocukla ilgilenseydiniz çocuk sıkılmazdı, çocuğum konuşamıyor, kendisini ifade edemiyor diye dersi bu şekilde geçiremezsiniz! " diyerek oyununu bozdum.
Not: Elimde özür mesajları ve ses kayıtları mevcut, dileyen kişilere iletebilirim.


