Marmara Park English Home Mağazasında Çalışanın İlgisiz Ve Kaba Tavrı Alışverişi İptal Ettirdi
7 Ekim 2026 saat 20.35 civarında kız arkadaşımla Marmara Park AVM’deki English Home mağazasına alışveriş yapmak için girdik. İki tepsi, şamdan, saklama kapları ve başka ürünler seçtik. Ürünler elimizde, ödeme yapmak üzere kasaya kadar geldik. Ancak bir çalışanın ilgisiz, isteksiz, üstten ve rahatsız edici tavırları yüzünden bütün ürünleri kasada bırakarak mağazadan çıktık. Alışveriş yapmak için girdiğimiz mağazada kendimizi böylesine değersiz hissetmek inciticiydi.
Olay, beğendiğimiz şamdanın altın renginin bulunup bulunmadığını sormamızla başladı. Çalışan o sırada kulağında bir kulaklıkla bir şeyleri katlıyor ya da düzenliyordu. Bulunduğu yerden hiç istifini bozmadan, yanımıza gelmeden, daha ilk sorumuzda “Bu ürünün altın rengi yok, bu eski ürün, devamı gelmiyor” dedi. Tavrını ilgisiz ve yardımcı olmaktan uzak bulduk.
Sonrasında başka bir soru sormak için yeniden seslendik. İlk seslenmemize dönüp bakmadı. Ancak üçüncü veya dördüncü kez seslendiğimizde bize döndü. Bir mağazada basit bir soru sorabilmek için bile tekrar tekrar seslenmek zorunda kalmak, orada müşteri olarak görülmediğimiz hissini yarattı. İlgi ve yardım beklerken kendimizi görmezden gelinmiş hissettik.
Mağazayı gezmeye devam ederken, altın renginin bulunmadığı söylenen şamdanı rafta, üzerinde fiyat etiketiyle gördük. Satın almak istediğimiz diğer ürünlerle birlikte kasaya gittik ve durumu sorduk. Bu kez bize “Teşhirdeki ürün satılmıyor” denildi.
Bunun üzerine, satılmayan bir ürünün üzerinde neden fiyat etiketi bulunduğunu sorduk. Kasadaki diğer çalışan stok kontrolü yapmayı teklif etti ve kontrolün ardından ürünün satışta olduğunu bildirdi. Önce bulunmadığı, sonra teşhirde olduğu için satılmadığı söylenen ürünün aslında satışta olduğunu öğrendik. Doğru bilgiye ulaşmak için ürünü kendimiz bulmak, verilen yanıtları sorgulamak ve başka bir çalışanın kontrolünü beklemek zorunda kaldık.
Başlangıçta ürünleri düzenlerken gördüğümüz ilk çalışan daha sonra kasaya geçmişti. Burada bana “Bu benim görevim değil” ve “Siz benim görevimin ne olduğunu biliyor musunuz? ” dedi. Üzerinde adını veya görevini belirten bir yaka kartı göremedim. Müşterinin mağazadaki görev dağılımını bilmesi nasıl beklenebilir? Konu görev alanı dışındaysa uygun kişiye nazikçe yönlendirmesi yeterli olurdu.
Çalışanın ilgisizliği, alakasızlığı ve yardımcı olma konusundaki isteksizliği bizi son derece rahatsız etti. Üstten konuşma tarzını ve tersleyici tavırlarını küçültücü buldum. Sanki soru sormamız, bilgi istememiz ve alışveriş yapmak için orada bulunmamız kendisine yük oluyormuş gibi hissettik. Basit bir alışveriş sırasında kendimizi bu kadar huzursuz ve istenmeyen kişiler gibi hissetmemeliydik.
Kız arkadaşımla yaşadığımız memnuniyetsizliği kendi aramızda konuşurken aynı çalışan, çevredeki müşterilere aldırış etmeden araya girerek “Biliyorum, benim hakkımda konuşuyorsunuz. Benim hakkımda konuşamazsınız” dedi. Kendi aramızdaki konuşmaya dahi bu şekilde müdahale edilmesi rahatsızlığımızı daha da artırdı. Başka müşterilerin bulunduğu ortamda bu sözlere ve tavra maruz kalmak, kendimizi küçümsenmiş ve hesap vermek zorundaymışız gibi hissettirdi. Yaşadığımız deneyimi kendi aramızda değerlendirmemize bile bu şekilde karşılık verilmesini kabul edilemez buluyorum.
Ürünler elimizdeydi ve alışverişi tamamlamaya hazırdık. Üstelik şamdanın satışta olduğu da anlaşılmıştı. Buna rağmen özellikle kasadaki konuşmalar ve çalışanın tavrı nedeniyle artık orada alışveriş yapmak istemedik. İki tepsi, şamdan, saklama kapları ve seçtiğimiz diğer ürünlerin tamamını bırakıp çıktık. Kasaya kadar gelmiş bir müşterinin bütün alışverişinden vazgeçmesi, karşılaştığı tutumdan ne ölçüde rahatsız olduğunun açık göstergesidir.
Önceki cumartesi Aqua Florya English Home mağazasında da alışveriş yapmıştık. Mağaza kalabalık olmasına rağmen çalışanlar ilgili, nazik ve yardımcıydı; oradan memnun ayrılmıştık. Aynı markanın Marmara Park mağazasında böylesine farklı bir deneyim yaşamak hayal kırıklığımızı büyüttü. Aqua Florya’da gördüğümüz özeni Marmara Park’ta da beklememiz son derece doğaldı.
Otomotiv sektöründe 26 yıllık deneyime sahip, Opel, Citroen, Peugeot ve Hyundai markalarının bulunduğu bir şirkette uzun yıllar genel müdürlük yapmış bir müşteriyim. Doğru bilgi vermenin, müşteriyi dinlemenin ve çözüm sunmanın önemini mesleki deneyimimle de biliyorum. Her müşteri, mesleği veya alışveriş tutarı ne olursa olsun, saygılı ve özenli bir iletişimi hak eder.
Eklediğim fotoğrafta, söz konusu iki altın renkli şamdanın fiyat ve barkod etiketleri görülüyor. Fotoğraf ürünlerin mağazada etiketleriyle bulunduğunu gösteriyor; yaşadığımız asıl hayal kırıklığı ise bu ürünleri satın almak isterken karşılaştığımız tavırdır.
Mağazadan canımız sıkılmış, kendimizi değersiz hissetmiş ve markaya güvenimiz zedelenmiş olarak çıktık. Bir çalışanın müşteriyle kurduğu iletişim, kasaya kadar gelmiş bir alışverişi ve markaya duyulan güveni bu kadar kolay kaybettirmemelidir. Bu yaklaşımı English Home markasına hiç yakıştıramadım.
Merhaba Değerli Müşterimiz, Şikayet ve taleplerinizi aşağıda yer alan iletişim kanallarımızdan tarafımıza iletebilirsiniz. Saygılarımızla, English Home Müşteri Hizmetleri.














