Ekol Veteriner Kliniği | Tuzla Şikayeti
Berlin isimli erkek kedim 25.01.2026 tarihinde Ekol Veteriner Tuzla’da kısırlaştırılmıştır. Ameliyat öncesi yapılan hemogram ve biyokimya sonuçlarında wbc: 4.17 ve nötrofil (Neu#) : 1.69 ile referans altı değerler bulunmasına rağmen, bağışıklık baskılanmasını düşündüren bu tabloya karşın acil bir gerekçe olmaksızın aynı gün elektif operasyon uygulanmıştır.
Ameliyat sonrası süreç olağan seyretmemiştir. Teslim sırasında kesi yeri görüntüsü normal postoperatif görünüme benzememekteydi ve bu anlara ait görseller tarafımda mevcuttur. Eve geldiğimizde avuç içi boyutunda kanama/sızıntı gözlemlenmiş, kliniğe bildirildiğinde “aktif kanama yok” denilerek süreç hafife alınmıştır. Buna rağmen 12 gün boyunca geçmeyen sızıntı ve enfeksiyon bulguları ortaya çıkmıştır.
Operasyon sırasında kanama olduğu tarafımıza sözlü olarak iletilmiş olmasına karşın, bu durum epikriz raporunda yer almamaktadır. Bu kadar önemli bir intraoperatif kanamanın kayıtlara yansımamış olması ciddi bir çelişki yaratmaktadır. Ayrıca testislerin gösterilmesi talep edildiği halde gösterilmemesi ve sonrasında skrotumda gelişen sertlik, kliniğe olan güvenimi daha da zedelemiştir. Berlin bölgeyi yalamadığı halde zımbalar düşmüş, beklenen iyileşme süreci yaşanmamıştır.
Bu nedenle başka bir veteriner kliniğine başvurmak zorunda kaldım. Orada dört veteriner hekimin ortak değerlendirmesinde, ameliyatın kusurlu olduğu, atardamar yırtılmasına bağlı kanamanın durdurulamadığı, buna bağlı enfeksiyon geliştiği ve yaşananların sıradan bir komplikasyon olarak değerlendirilemeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Bu, uzman değerlendirmesidir ve ikinci kliniğin adını özellikle burada belirtmiyorum.
Ameliyat kayıtlarında tek hekim görünmesine rağmen, süreç boyunca fiilen muhatap olduğum personelin ameliyata dahil olup olmadığı belirsizdir. Berlin’in durumunun kötüleştiği defalarca bildirilmesine rağmen, klinik bir noktadan sonra iletişimi kesmiş ve mesajlara yanıt vermemiştir. Tüm bu hatalı süreçlerin sonuçları için tedavi ücreti alınmış, ancak tepki göstermem üzerine bu uygulamadan sonradan vazgeçilmiştir. Berlin bu süreçte kilo kaybederek 4,3 kiloya düşmüştür.
Tüm tahlil sonuçları, görseller ve yazışmalar elimdedir. Amacım hiçbir şekilde karalama değil; şeffaflık sağlanması, sorumluluğun alınması ve başka canların benzer bir süreç yaşamamasıdır. Bu nedenle özellikle Ekol Veteriner Tuzla kliniği hakkında yetkili merciler tarafından gerekli denetimin yapılmasını ve sürecin titizlikle incelenmesini talep ediyorum.
Bu ek açıklamayı yazma sebebim; yaşadığımız sürecin yalnızca tıbbi hatalarla sınırlı olmadığını, sonrasında sergilenen tutumun da en az yapılan hatalar kadar sorunlu olduğunu kamuoyuna açık şekilde ortaya koymaktır. Google puanlama sistemi üzerinden yapılan olumsuz yorumların, klinik tarafından organize şekilde kendileri ve tanıdıkları aracılığıyla şikayet edilip kaldırttırıldığına dair ciddi bir kanaat oluşmuştur. Benim çevremdeki kişiler, yaşanan durumu ve yorumların kaldırıldığını ekran görüntüleriyle kayıt altına almıştır. İnsanların büyük çoğunluğu veteriner seçimini puanlamalara bakarak yapmaktadır. Bu şekilde olumsuz geri bildirimlerin sistematik biçimde bastırılması haksız rekabet niteliği taşımaktadır. Bugün gelinen noktada, kedim hatalı bir operasyon nedeniyle ikinci bir ameliyat ihtimaliyle karşı karşıya kalabilir. Basit ve rutin kabul edilen bir kısırlaştırma operasyonunda damara (atardamara) zarar verilmesi, kanamanın durdurulamaması ve sonrasında enfeksiyon gelişmesi kabul edilebilir değildir. Elbette her operasyonda komplikasyon olabilir; insanlar dahi hatalı operasyonlar nedeniyle hayatını kaybedebilmektedir. Ancak burada asıl problem, hata ihtimalinden sonra sergilenen tutumdur. Yaşananları kabul etmek yerine; Olanları gizleme çabası, Ameliyat sırasında birden fazla kişinin sürece dahil olduğu halde evrakta yalnızca tek ismin yer alması, Ameliyat sırasında olduğu söylenen kanamanın epikriz raporuna yazılmaması, Sorulara net cevap verilmemesi güveni tamamen ortadan kaldırmıştır. Gerçekten çok fazla şey var. Yazması bile insanın canını yakıyor. Ah, canımız gitti. 16 gündür bu süreci yaşıyoruz. Hayatımda hiç kimseye karşı bu kadar kötü hisler beslediğimi hatırlamıyorum. Bugün itibarıyla 16 gün geçti ve yavrum ciddi şekilde kilo kaybetti. Bir canlının bu kadar kısa sürede bu hale gelmesi kabul edilemez. Bu nedenle şikayetlerimi CİMER, Veteriner Hekimler Odası ve Tüketici Hakem Heyeti nezdinde ilettim. Ayrıca suç duyurusunda bulunma aşamasındayım. Bir can bu kadar kıymetsiz olamaz. Burada özellikle altını çizmek isterim: Yazdıklarımda hakaret, iftira veya karalama yoktur. Buna rağmen Google üzerinden puanlama yapmam fiilen engellenmektedir. Ekte ilettiğim ekran görüntüsü, bunun somut kanıtıdır.
Sevgili şikayet var ekibi; 3. Görselde veteriner hekimin (h) ismini yazdığım için KVKK olabilir. Kamuoyuna açılmadan önce 3. Görselin Silinmesini arz ederim. (Enfeksiyon ile ilgili olan)
Bugün operasyonun üzerinden 19 gün geçti. Berlin hâlâ ameliyat sırasında oluşan hatalı kesi ve damar kaynaklı problem nedeniyle yakalıkla yaşamaya devam ediyor. Normal şartlarda çoktan tamamlanması gereken iyileşme süreci, ilk müdahalenin ardından ne yazık ki toparlanma yerine kötüleşme şeklinde ilerlemişti. Daha sonra başvurduğumuz ikinci veteriner kliniğinde uygulanan tedaviyle Berlin nihayet toparlanma belirtileri göstermeye başladı. Burada sürece ticari bir işlem gibi değil, gerçekten bir canın sağlığı gibi yaklaşılması sayesinde düzenli, dikkatli ve özenli bir tedavi uygulanıyor. Bu müdahaleler sonrası başlangıçta ceviz büyüklüğüne ulaşan sertlik şu an fındık büyüklüğüne kadar gerilemiş durumda. Ancak yaşanan bu hatalı süreç Berlin’i fiziksel olarak çok yıprattı. Eski hareketliliği yok, iştahı belirgin şekilde azaldı ve çoğu zaman yataktan çıkmak istemiyor. Uzun süren komplikasyon ve enfeksiyon süreci nedeniyle ciddi kilo kaybı yaşadı. Buna rağmen hayatta kalması ve toparlanma göstermesi tamamen direncinin yüksek olması ve sonradan uygulanan doğru tedavi sayesinde mümkün oldu. Basit bir kısırlaştırma operasyonunun bu noktaya gelmiş olması hem hayvan sağlığı hem de mesleki sorumluluk açısından sorgulanması gereken bir durumdur. Sürecin başından itibaren yaşananların kayıt altına alınması ve gerekli incelemelerin yapılması talebim devam etmektedir. Berlin’i ameliyat için kliniğe teslim ettiğimizde operasyonu başlatan veteriner farklı bir kişiydi. Kedimizi bizzat o hekime teslim ettik. Ancak operasyon sonrasında kliniğe geldiğimizde bizimle görüşen kişi kliniğin sahibi olan başka bir veteriner hekimdi. Tarafımıza, damarların çok sertleştiği, testislerin büyük olduğu, operasyon sırasında kanama yaşandığı ancak sonrasında kontrol altına alındığı bilgisi verildi. Yaşanan sürecin gelişimine bakıldığında, ameliyatı başlatan hekimin yaptığı bir müdahale sonrası kanamanın oluştuğu, daha sonra operasyona dahil olan diğer hekimin kanamayı durdurduğu; ancak bu sırada oluşan doku hasarı ve komplikasyonların Berlin’de kalıcı iyileşme problemlerine yol açtığı yönünde ciddi bir şüphe oluşmuştur. Bu bir itham veya kesin hüküm değil, yaşananların kronolojik akışına dayanan bir değerlendirmedir. Konunun doğruluğu klinikte mevcut olması gereken ameliyathane/kamera kayıtları, operasyon notları ve personel görev dağılımları incelenerek kolaylıkla ortaya konulabilir.







