Mobilya Sorunları ve Tüketici Hakları




Çok mu iyi niyetliyim bilmiyorum. İnsanlara olan güvenimi kaybetmemek için aşırı çaba harcıyorum. Fakat karşımdakiler beni sükut-u hayale uğratmak için daha fazla çaba harcıyorlar. Uşak ceylan mobilya dan Salon için koltuk takımı aldık. Berjeri yanlış renkte geldi. Neyse onu değiştirdiler. Yurt dışında olduğumuz ve dönüşümüz yaza denk geldiğinden, yazın salon pek kullanılmıyor. Kışında aşırı kalabalık misafir olunca kullanılıyor. 4 lü koltukların arka kısmı kendiliğinden atıyor. O zaman ki ustaları S******* usta birkaç defa geldi. Çekiçle vurdu ama ne hikmetse bir türlü olmadı. Her oturulduğunda, tam oturuluyor, tak atıyor. Baştada dediğim gibi çok iyi niyetliyim ya, sen git bu defa Oturma odası için koltuk takımı al. Müdür S***** bey bize allem etti, gallem etti teşhirdeki takımı sattı. Hanım tabi endişeli. "Yenge, hiç endişe etme, bir sorun olursa ben sana yenisini yaptırırım". Peki bu sözün geçerlilik süresi ne kadar? Siz satın alıp parayı ödeyene kadar! Koltuklar geldi. Yine Berjerlerde problem. Götürdüler güya tamir ettiler, olmadı. Bir daha derken bana denildi ki, sen niye Müdürle, ustayla uğraşıyorsun. Direkt sahibi E**** beyle irtibata geç. O güya daha dürüsttür, müşteri hassasiyetlidir vs. Onunla irtibata geçtik. Berjeri güya tekrar aldılar, fabrikaya gönderdiler. Kendilerine aynı Berjeri tekrar görmek istemediğimi söylememe rağmen aynısını tamir edilmiş olarak geri getirdiler. Üçlü koltuklardada problemler vardı. Bir de bunlar yeni mobilya ve garanti kapsamında. Vidaları, yeniden söküp sıkarak çözüm üretmeye çalıştılar. Oturma odasındaki 4 lülerin altına çözüm olarak yedek ayak takıldı. Peki çözüm oldu mu? Hayır! Dahası, oturma odasındaki 3 lülerin kısa zamanda süngeri çöktü. Dikişleri attı. Berjerler problemli, Salondaki 4 lülerin arka kısımları tutmuyor! Üstelik her iki takımdada fatura tahsisi yapılmadı! Aslında niyetim bu işi Tüketici Hakları ve hukuki olarak gittiği yere kadar götürmekti. Ama bir noktadan sonra lanet olsun dedim ve E**** beye WhatsApp dan resimleri attım, durumu tekrar izah ettim. Mücadelen dünyevi boyutta vazgeçtiğimi, uhrevi boyutta hakkımı helal etmediğimi yazdım. Tabii ki bunu yazarken, azda olsa içimdeki insanlara olan güvenimin, insanların kul hakkı konusunda azda olsa hassasiyetleri, azda olsa müşteri memnuniyeti duygusunun olabileceği ümidim vardı. Gördüm ki, insanların ne kul hakkı, ne de müşteri memnuniyeti gibi bir dertleri yokmuş. Şimdi tavsiyem; sakın ola Mobilya alacaksanız ceylan mobilya nın önünden bile geçmeyin!











